Mustafa Balbay, ’İzmirli gazeteciler’den sayılır.
Dostumuzdur. O ’saygın, bilgili, çalışkan ve dürüst’ sıfatlarının ötesinde karalanamaz. Adliyeden Cumhuriyet’in binasına geldiğinde okurları bekliyorlardı. Sorguda kendisine ne sorulabilirdı ki, yazıları ve gazetecilik çercevesinde konuşmalarından başka... Öyle de olmuş. İlhan Selçuk, odasında kuçaklaştığı Balbay’a "Küpeli polisi gördün mü?" diye sordu. Balbay da "Evet gördüm abi, size selam söyledi" deyince herkes gülüştü. Selçuk, Balbay’a "Bak şu işe, ikimiz de aynı örgüttenmişiz!" diye takıldı. Beş gün içinde 400 sayfa kitap okuduğunu, tez çalışması yapan bazı polislerin kendisine kitaplarını verdiklerini söyleyen Balbay, hemen bugünkü yazısını yazdı; ’Terör Yaralısıyım’ diye... Özetle "Hepinize yürekten merhaba... Sana da, Ankara’nın en kara gündemi... İç barışımız, siyasal gerilimlerimiz, yeni arayışlarımız... Hepinize merhaba... Sözümüz bitmedi... Söyleyecek daha çok sömüz var" dedi Balbay... Daha sonra karayolundan Ankara’ya döndü.