İkv Gümrük ve Vize Sıkıntısına Değinmeyen AB Raporunu Eleştirdi
İktisadi Kalkınma Vakfı, Türkiye'nin AB Yolundaki Performansını Değerlendiren AB 2009 İlerleme Raporu'nu, Vize Sıkıntılarından Söz Edilmemesi ve Kota Benzeri Kısıtlamalara Yer Verilmemesi Gerekçesiyle Eleştirdi.
İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), Türkiye'nin AB yolundaki performansını değerlendiren AB 2009 İlerleme Raporu'nu, vize sıkıntılarından söz edilmemesi ve kota benzeri kısıtlamalara yer verilmemesi gerekçesiyle eleştirdi. Bugün açıklanan AB ilerleme raporu üzerine bir açıklama yapan İKV, AB üyelik tarihinin netleşmesini, tarih verilmez ve süreç hızlandırılmaz ise bu tür raporların anlamını yitireceğine dikkat çekti.
Söz konusu raporda Avrupa Komisyonu'nun aşağıdaki konuların önemle üzerinde durduğuna dikkat çeken İKV, öncelikle Devlet Bakanı olarak tam zamanlı yeni bir Baş müzakerecinin atanması ve görevini yerine getirirken gösterdiği çabaların olumlu karşılandığının vurgulandığını belirtti. Bunun yanında ABGS'nin yeniden yapılandırılmasının da raporda olumlu bir gelişme olarak kaydedildiğini vurgulayan İKV, Ergenekon davasının Türkiye'de bir darbe teşebbüsü iddiası ile açılan ilk dava olduğu ve tüm sanıkların yasal haklarının güvence altına alınması konusundaki endişelere karşın, demokratik kurumları ve hukukun üstünlüğüne güveni güçlendirmek için bir fırsat olduğunun ileri sürüldüğünü bildirdi. İKV, raporla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
-"SİYASİ REFORMLAR"-
Siyasi reformlar hususunda, sınırlı ilerleme olduğu ve somut ilerlemelerin beklendiği ifade ediliyor. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, dernek kurma ve toplanma özgürlüğü, cinsiyet eşitliği gibi alanlardaki sorunlara oldukça ılımlı bir üslup ile işaret edilmektedir.
Komisyonun Kıbrıs konusundaki tavrında herhangi bir değişiklik gözlemlenmemektedir. Türkiye'nin Kıbrıs'ta iki taraf arasındaki görüşmelere destek verdiği ancak "Kıbrıs Cumhuriyeti" ile ikili ilişkilerini normalleştirme yönünde adım atmadığı not edilmektedir.
Türkiye'nin bölgesel inisiyatifleri, Irak ve Kuzey Irak yönetimi ile yakınlaşma, Ermenistan ile başlatılan yeni süreç de raporda olumlu bir şekilde ele alınmıştır.
Kıbrıs konusunda, AB özellikle KKTC'nin izolasyonlarının ortadan kaldırılmasına yönelik kendi üzerine düşen sorumluluklara değinmemeyi tercih etmektedir. Topraklarında BM barış gücünün görev yaptığı bir ülkenin AB üyesi olmasının AB'nin temel ilkelerine aykırı düştüğü bir kez daha vurgulanmalıdır.
-EKONOMİK KRİTERLER ALANINDA-
Türkiye'de işleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı teyit edilmiştir. Genel olarak, geçen yıl da belirtildiği üzere "son yıllarda Türkiye ekonomisinin güçlü bir istikrar programı gerçekleştirdiği" ve sağlam ekonominin yapısal reformlarla da desteklendiği belirtilmektedir.
Reel ekonominin finansal krizden ciddi şekilde etkilendiği ancak, geçmişte gerçekleştirilmiş olan düzenleyici ve denetleyici reformların olumlu etkisini gösterdiği ve ülke genelinde derin bir finansal krize girilmesinin önlendiği vurgulanmaktadır.
Devlet yardımları ile ilgili olarak gerekli yasanın çıkarılmaması ve bağımsız bir kurumun hala kurulmamış olması şüphesiz haklı bir eleştiridir. AB tarafından Türkiye'den giden mallara uygulanan anti-damping ve telafi edici vergilerin tümüyle kaldırılmasını sağlayabilecek bir adımın hükümetimiz tarafından hala atılmaması üzücüdür.
Türkiye'nin AB sürecinde önemli bir yol kat ettiğini ancak yine de önümüzde oldukça yüklü bir yapılacaklar listesi olduğunu ortaya koymaktadır.
Tam üyelik için öngörülen hedef tarih 2014 ise Komisyon'un da çalışmalarını yoğunlaştırması ve müzakerelerin etkin bir şekilde devamı için hala sonuçlandıramadığı dosyaları müzakereye hazır hale getirmesi şarttır.
Vize konusunda, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın kesin kararlarına rağmen fevkalade pasif bir tutum benimseyen Komisyonu Antlaşmaların bekçisi sıfatı ile bu alanda hukukun tam olarak uygulanmasını sağlamaya ve görevini layıkıyla yerine getirmeye davet ediyoruz.
Raporda gümrük birliğinden söz edilirken ve Türkiye'nin uygulamakta olduğu bazı kısıtlamalar eleştirilirken, Türk sanayici ve iş adamlarına uygulanan vizenin ortaya çıkardığı büyük sorunları göz ardı eden rapor Türk kamyonlarına getirilmek istenen kota ve benzeri kısıtlamalara yer vermemektedir.
Serbest Ticaret anlaşmaları konusunda da Komisyon'un daha aktif olması şarttır. AB'nin üçüncü ülkelerle akdedeceği bu anlaşmaların Türkiye'nin yapacağı anlaşma ile aynı anda yürürlüğe gireceği hükme bağlanmalıdır.
Daha önceki katılım müzakereleri sırasında aday ülkelere sağlanan mali destek dikkate alındığında tam üyeliğe hazırlık amacıyla ayrılan fonların son derece yetersiz olduğu açıktır.
AB ülkeleri üzerinden Türkiye'ye giren üçüncü ülke menşeli ürünlerde gümrük vergileri AB ülkelerince tahsil edilmekte, henüz tam üye olmadığımız için gümrük gelirleri paylaşımından Türkiye yararlanamamaktadır. Komisyon'un Türkiye'nin mali kaybını da dikkate alacak şekilde, mali konularda genel çerçeveyi göz önünde bulunduran önlemlere ağırlık vermesi şarttır. (ANKA)
(HMD/ÖZK)










