İki Kuşağın Hastalığına Çare Bulunamıyor
Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi Söğütlü Köyü'nde, Doğuştan Ablası, Amcası ile Halasının Hastalığına Tutulan ve Yürüyemeyen 38 Yaşındaki İbrahim Yıldız'ın Derdine Çare Bulunamıyor.
ÇANAKKALE'nin Ayvacık İlçesi Söğütlü Köyü'nde, doğuştan ablası, amcası ile halasının hastalığına tutulan ve yürüyemeyen 38 yaşındaki İbrahim Yıldız'ın derdine çare bulunamıyor.
Fatma ve Salih Yıldız çiftinin 1964 yılında dünyaya gelen tek kızları Hatice Yıldız'ın tıpkı amcası Ahmet Yıldız ve halası Müşerref Yıldız gibi yürüyemeyip sadece emekleyebildiğini gören anne ve babanın çabası onu yaşatmaya yetmedi. Gittikleri hastanelerde hastalığına çare aradıkları Hatice'nin 5 yaşına gelmeden ölebileceğini öğrenen Yıldız çifti, kızlarının ölümü sonrası acısını unutabilmek için yeni bir çocuk dünyaya getirmeye karar verdi. Yıldız çifti, ikinci çocukları İbrahim 1969 yılında doğup 4 aylık olduğunda Hatice'yi kaybetti. Zaman geçtikçe, İbrahim'in de halası Müşerref (65), amcası Ahmet Yıldız (63) ve ölen ablası Hatice Yıldız gibi yürüyemediğini gören Yıldız Ailesi'nin dünyası karardı. İbrahim Yıldız ablası gibi ölmedi ama 38 yaşına geldiği halde bir türlü yürüyemedi. Yıldız çiftinin üçüncü çocukları 31 yaşındaki Zafer Yıldız ise bu hastalığa yakalanmadan büyüdü.
ÇARE BULUNAMADI
Anne Fatma Yıldız (60), ''İlk muayeneye götürdüğüm doktor, İbrahim'in düzeleceğini söylemişti, ama düzelmedi. Biz ölüp gitsek bu çocuğun hali ne olacak bilemiyorum'' dedi. Bu zamana kadar da dertlerine bir çare bulunamadığını anlattı.
Söğütlü Muhtarı Hüseyin Pala da, yürüme problemi olan Ahmet ve Müşerref Yıldız'la yeğenleri İbrahim Yıldız'ın yıllardır eziyet çektiğini söyledi. Muhtar Pala, ''Ben 44 yaşındayım. Bildim bileli Ahmet ve Müşerref Yıldız kardeşler bir yerden bir yere giderken yürümek yerine emeklerler. Yeğenleri İbrahim Yıldız da aynı şekilde. Çaresi olmayan bir hastalık olduğunu düşünmüyorum. Ama hangi kapıyı çaldıysak bir sonuç alamadık'' diye konuştu. Ailede bildikleri kadarıyla akraba evliliğinin de olmadığını söyledi.
GENETİK BOZUKLUK
Daha önce de Antakyalı Ulaş kardeşler gibi 'Dört ayak üzerine yürüyen insanlar' vakasını inceleyen Çukurova Üniversitesi'nden emekli Prof. Dr. Üner Tan DHA muhabirine yaptığı açıklamada, İbrahim'in, halası Müşerref ve amcası Ahmet Yıldız'ın da tıp literatürüne 'Üner Tan Sendromu' olarak geçen genetik bozukluğa sahip olduklarını belirterek, ''Türkiye genelinde bu durumda olan 7 aile var. Hastalığın en önemli nedeni ise akraba evliliği'' dedi.
---- KUTU -------
ÜNER TAN SAENDROMU
Üner Tan Sendromu, tıp literatürüne, 'Hatay'ın Kırıkhan İlçesi'nde yaşayan ailede görülen, akraba evliliği nedeniyle oluşan genetik bir bozukluk sonucu beyinciğin küçük kalmasıyla eller ve ayaklar üzerinde yürüme sorunudur. Kendi aralarında geliştirdikleri ve yalnızca anne-babalarının anlayabildiği, yaklaşık 100 kelimelik bir dili kullanırlar. Kolları, bacakları kadar uzun olduğundan yürüyüş ve oturuşları da şempanze ve orangutanlarınki gibidir. Bu durum sıçrama evrim teorisini destekler. Olgu geriye doğru evrimin tek kanıtı olarak gösterilir' diye geçti.
- KUTU -
İNGİLİZ BASININA KONU OLMUŞTU
Türkiye'de görülen bu hastalık İngiltere'nin The Daily Mail ve The Times gazetelerinde haber olarak yer aldı. BBC2 televizyon kanalında 17 Mart 2006'da yayımlanan bir belgesele de konu oldu. Programda 'Üner Tan Sendromu'yla ilgili olarak İngiliz bilim adamlarının görüşlerine de yer verildi. Haberlerde, 'Ayı emeklemesi' denilen biçimde elleri ve ayakları üzerinde yürüyen kardeşlerin anne ve babasının, yakın akraba olduklarına da değinildi.









