İhracatçının Liman Sıkıntısı

Türkiye'nin En Büyük İhracat Limanı Olan İzmir Alsancak Limanı'nın İhtiyaca Cevap Veremez Hale Geldiği Belirtiliyor.
Türkiye'nin en büyük ihracat limanı olan İzmir Alsancak Limanı'nın ihtiyaca cevap veremez hale geldiği belirtiliyor. Acil yapılması gereken yatırımlar ise limanın özelleştirme süreci tamamlanamadığı için yapılamıyor. Yatırım yapılmadığı için son 4 yılda 350 milyon dolar sıkışıklık zammı ödeyen ihracatçılar, İzmir Limanı'nın sahipliğinin bir an önce belirlenmesini ve yeni sahibinin gerekli yatırımları bir an önce gerçekleştirmesini istiyor.
İzmir Limanı'nın özelleştirme sürecinin yılan hikayesine döndüğünü belirten Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu Başkanı Mustafa Türkmenoğlu, sıkışıklık zammı adı altında ödenen 350 milyon doları kastederek, "Bu paranın 75 milyon dolarlık kısmı İzmir Limanı'na harcansaydı İzmir Limanı'nın kapasitesi en az iki katına çıkardı. Bu para ile orta halli bir liman inşa edilebilirdi ya da onlarca işletme ve firma kurulup binlerce insana istihdam sağlanabilirdi" dedi.
Boşu boşuna 350 milyon dolar ödediklerini anlatan Türkmenoğlu, şöyle konuştu: "Rekabetin her geçen gün daha da çetinleştiği ortamda bu paraları kazanmak hiç de kolay değil, parayı kazanmanın çok zor olduğu bir dönemde adeta havaya 350 milyon dolar vermiş olmak ve bunun daha sürüyor olması zorumuza gidiyor. Bu rakam sadece ihracatçının cebinden çıkmadı, Ege ekonomisinden çıktı." İzmir Limanı'nda son günlerde oluşan sıkışıklığın giderilmesi için İzmir Valiliği, İzmir Liman Başkanlığı, Deniz Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, Deniz Nakliyecileri Derneği olarak yoğun bir mesai yürüttüklerini anlatan Türkmenoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bölgemiz ihracat sektörlerinin başta tarım ve doğaltaş ürünleri olmak üzere yerli girdi kullanımı yüksek olanları zaten düşük kur nedeniyle ihracat yapamaz halde iken, son zamanlarda İzmir Limanı'nda artan sıkışıklık nedeniyle artan gemi bekleme süreleri çerçevesinde hat işletmecilerinin sıkışıklık primi miktarlarını yükseltmeyi telaffuz etmeleri kabul edilemez. Limanın özelleştirilmesi bir an önce tamamlanarak ilgili konsorsiyuma devri sağlanmalıdır. İhracatçılarımızın yeni bedel ödemeye gücü kalmamıştır." Türkiye'nin dış ticarette en önemli çıkış kapısı olan İzmir Limanı'nın toplam yük elleçle kapasitesinin yılda 6 milyon 419 bin ton, toplam rıhtım kapasitesinin yılda 11 milyon 100 bin ton olduğuna işaret eden Türkmenoğlu, İzmir Limanı'nda sıkışıklık primi uygulamasının başladığı 2004 yılından bu yana elleçlenen konteyner sayısı 561 binlerden 627 bin adet seviyesine; limanda elleçlenen yük miktarının ise kapasitesinin çok üzerinde, yıllık 12 bin - 12 bin 500 ton seviyelerinde gerçekleştiğini bildirdi.
TCDD tarafından işletilmekte olan İzmir Limanı'nın yükleme-boşaltma ekipmanı başta olmak üzere bölgenin giderek artan dış ticaret hacmine cevap verecek teknik ekipman ve donanım, bilgisayar altyapısı ve rıhtım-liman sahası genişliğine sahip olmadığını anlatan Türkmenoğlu, şöyle konuştu: "Sıkışıklık zammının gündeme geldiği 2004 yılında Türkiye'nin ihracatı 63 milyar dolar iken bugün 115 milyar doları geçti. Ege Bölgesi'nin ihracatı ise 8 milyar dolar seviyesinde iken bugün 15 milyar dolara dayandı. Aynı artışlar ithalat rakamlarımız içinde geçerli. Bu rakamların artması demek limana olan ihtiyacın o oranda artması demek. Ancak bu süreçte İzmir Limanı'nın 22 ay özelleştirmeye çıkması beklendi, ihalenin üzerinden 11 ay geçti yargı süreci tamamlanamadı, limanın sahipliğinin bir an önce belirlenmesini gerektiren bir aciliyet sözkonusu. Aksi takdirde Türkiye döviz birikimlerini kaybetmeye devam edecek." AVANTAJIMIZI KAYBEDİYORUZ İzmir Limanı'ndaki sıkışıklık nedeniye Türk ihracatçısı, Avrupa ve ABD'ye yakınlığını, mal tesliminde süre avantajını Uzakdoğulu rakiplerine karşı kullanamaz hale gelme tehlikesiyle karşı karşıya. İzmir Limanı'na düzenli sefer yapan konteyner gemilerinin demirde bekleme sürelerinin son zamanlarda 3 gün gibi kabul edilemez seviyelere çıktığını anlatan Türkmenoğlu, şöyle konuştu: "Bazı gemiler demirleyip beklemenin uzun zaman alacağını öğrendikleri için İzmir Limanı'na uğramalarını iptal ettiler. Bizim için en önemli kayıp bu olacaktır. İzmir Limanı sıkışıklık gerekçesiyle gemilerin güzergahlarından çıktığı takdirde bunun sonuçları Türk dış ticaret sektörü için daha ağır olur." DÖRT ACİL TEDBİRİ DESTEKLİYORUZ İzmir Valisi Mustafa Cahit Kıraç başkanlığında yapılan ve acilen hayata geçirilecek 4 maddelik eylem planını desteklediklerini belirten Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu Başkanı Mustafa Türkmenoğlu; sözlerini şöyle tamamladı: "Sayın Valimiz adeta masaya yumruğunu vurmuş ve sorunun çözümü için kamunun en üst düzey yöneticisi olarak üzerine düşeni yapmıştır. Limana yeni bir giriş kapısı açılması, 2 adet yeni vinç temin edilmesi, ilave personel takviyesi ve limanda asfaltlı olmayan alanların asfaltlanması konusunda mutabakata vardık. Bu konularda hızlı hareket edilmesini ve ilave bir sıkışıklık zammı gelmeden çözüm üretilmesini istiyoruz." (YK-HO-Y)













