Huzurevi Sakininin 'Koleksiyon' Merakı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Emekli Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Berdan Baykal, Eski Aşk Mektuplarını da Biriktiriyor

Dilek Akın - Volkan Kaşık - Her çocuğun hayalini süsleyen oyuncaklardan antika eşyalara kadar ilginç koleksiyonlarıyla Adana Huzurevi'nde kaldığı odayı müzeye dönüştüren emekli Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Berdan Baykal, eski aşk mektuplarını da biriktiriyor.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) bağlı Adana Huzurevinde, her gün öğleye kadar koleksiyonlarıyla ilgilenen, öğleden sonra da antikacıları gezen Berdan Baykal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'İçkim yok, sigaram yok. Emekli maaşımı bunlara harcıyorum' dedi.

Aslen Amasya'lı olduğunu, Ankara Üniversitesi İktisadi Ticari Bilimleri Akademisini bitirdikten sonra 30 yıllık memuriyet yaşamında son olarak Adana Sanayi ve Ticaret İl Müdürü olarak görev yaptığını belirten Berdan Baykal, 'Eşimi geçen yıl kaybettim. Biri kız, diğeri erkek iki çocuğum da evli. İki çocuğumdan iki tane torunum var. Huzurevindeki odamda, koleksiyonlarımla uğraşmak beni adeta yaşama bağlıyor' diye konuştu.

Her gün düzenli olarak kent merkezindeki antika pazarına gittiğini anlatan Berdan Baykal, şunları söyledi:

'Eskiye olan merakım beni koleksiyonculuğa yönlendirdi. Eskiye dokunmak beni sanki o yıllara götürüyor. Mesela koleksiyonumdaki oyuncakları izlerken kendi çocukluğuma gidiyorum. O yıllarda böyle oyuncaklar yoktu. Koleksiyon merakı öyle bir şey ki bir mektup zarfı, bir adet pul alabilmek için Adana'dan kalkıp İstanbul'a gidip geldiğimi bilirim. Kendimce büyük paralar verdiğim o zarfı ya da pulu alır, Adana'ya dönünceye kadar elimde tutar ve adeta gözümü kırpmadan izlerdim.'

- AŞK MEKTUPLARI-

Binden fazla oyuncak, yüzlerce pul, mektup zarfı, telefon kartı ve bakır eşyanın büyük bir bölümünü antikacılardan temin ettiğini anlatan Berdan Baykal, 'Ama bunca koleksiyonumun içinde beni en fazla etkileyen yıllanmış aşk mektupları oldu' dedi.

Baykal, üzerinde 1930 yılına ait damga ve pul bulunan mektubun, İstanbul'da yaşayan bir kadından Adana'da, Yeni Cami civarındaki Pamukçuzade Abdi Bey Malikhanesi sakinlerinden H. Bey'e yazıldığını belirtti.

'Hayırsız H'ye' diye başlayan mektupta, İstanbullu kadın, 'Bu mektubumla birlikte 3 mektup gönderdim ama hiçbirine cevap vermediniz. Beni pek fazla sıkıyor ve üzüyorsunuz. Buna sebep nedir acaba? Ben 10 gün kadar oldu İstanbul'a geleli 10 gün 10 sene gibi geliyor. Bursa'da köşkün önünde söylediğiniz sözler hep beni orada aldatmak içinmiş. Ah ne diyeyim beni çok fazla sarstın. Gittin gideli yedi kilo eksilmişim. Teyzemin yanında bu kadar yazabildim. Eğer mektubuma cevap alırsam. Mufassal (detaylı) yazabilirim. Senin için hayatını tehlikeye koyan B.'

Aşk mektuplarının yanı sıra bir Ermeni'nin 1901'de Ermenice yazdığı mektubu da özenle saklayan Baykal, 'Buna sahip olmak için kendimce çok para verdim' dediği iki sayfalık mektuptaki yazının tercümesini yapacak bir kişiye ulaşmaya çalışıyor.

- TORUNA MİRAS-

Berdan Baykal, oluşturduğu koleksiyonunun kendisinden sonra erkek torununa bırakacağını belirterek, 'Eskilerin bir sözü vardır 'dedeler toplar, çocuklar satar torunlar tekrar toplar' derler. Bu yüzden ben oğlumu atlıyor, yıllarca topladığım bu eserleri torunuma miras olarak bırakmak istiyorum. Dilerim o da bunların kıymetini bilir' dedi.

(DLK-ERS-OSM) - ADANA

Kaynak: AA / Yerel