Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Cemil Çiçek, Kıbrıs sorununun her ne pahasına olursa olsun çözümünden yana olmadıklarını belirterek, sorunun ancak iki ayrı toplum, iki ayrı devlet, iki ayrı kesim ve siyasi eşitlik temelinde çözülebileceğini belirtti. Çiçek, "Geçmişte
KKTC'ye ve Türkiye'ye yapılan baskılar Güney'e yapılmış olsaydı bu sorun şimdiye kadar çözülmüş olurdu. Ama maalesef dünyadaki terazi o kadar doğur tartmıyor" dedi.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı yaklaşık 2.5 saat sürdü. Hükümet Sözcüsü Çiçek, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, toplantıda Kıbrıs konusunun ele alındığını belirterek, Güney Kıbrıs'taki seçimlerin ardından yeni temasların başladığını söyledi. 2008 yılının bu temaslar çerçevesinde önem arz ettiğini kaydeden Çiçek, sorunun sürekli olarak uluslararası toplantılarda gündeme getirildiğine işaret etti. Çiçek, yarın yapılacak Terörle Mücadele Yüksek Kurulu toplantısı öncesinde asayiş ve güvenlik konusunun masaya yatırıldığını ve kaçırılan 3 Alman turist konusunda bakanlara bilgi verildiğini açıkladı.
-DTP'YE TERÖRÜN MALİYETİYLE YANIT
Çiçek, DTP'nin dün yapılan kongresinde silahların tamamen bırakılması çağrısının yapıldığının anımsatılarak, bu konuyla ilgili olarak siyasi anlamda bir gelişme olup olmayacağı şeklindeki soru üzerine, "Bu konuşmaların yapıldığı saatlerde, o konuşmadan daha bir iki gün evvel güvenlik görevlilerimiz, askerlerimiz şehit oldu" dedi. Türkiye'nin her sorunun demokratik bir çerçevede ve demokratik usuller içerisinde konuşulmasından yana olduklarını belirten Çiçek, bunun için en doğru yerin de TBMM olduğunu söyledi. Çiçek
PKK terörünün Türkiye'ye 25 yılı aşan bir süre içinde 300 milyar doların üzerinde zararı olduğunu söyleyerek, şöyle dedi:
"GAP'ın maliyeti ise 32 milyar dolar. Kimse başkalarının oyununa bulaşmasaydı, kimse başkalarının değirmenine su taşımasaydı, kendi insanlarının hayatına kastetmeseydi Türkiye 10 defa GAP projesini bitirilmiş olurdu. Türkiye'nin bugün milli geliri ikiye katlanmış olurdu. O bölgede en az 3 milyon 800 bin vatandaş iş bulmuş olurdu. Biliyoruz ki o bölgenin en önemli sorunlarından bir tanesi işsizlik. İşsize iş bulabilmek için yatırım yapılması lazım. Bu proje doğrudan 3 milyon 800 bin kişiye iş sağlıyor durumdaydı. Ayrıca terör olayları orada devam ettiği için özel sektör oralara yatırım yapamadı."
-İRAN'IN NÜKLEER PROGRAMI
Geçen hafta içinde Türkiye'ye önemli konuların gelmesinin anımsatılarak, Türkiye'nin İran'ın nükleer enerji konusunda arabulucu rolüne mi soyunduğunun sorulması üzerine de, Türkiye'nin son bir yılda yaşanılan siyasi tartışmalar olumsuz katkı yapsa da özelikle dış politikası nedeniyle güven verdiğini söyledi. Türkiye'nin mevcut ihtilafların barışçıl yollardan çözülmesi konusunda katkı yapmaya çalıştığını belirten Çiçek, "Türkiye, talep olursa bunu yapmaktadır. Olmadığı takdirde kendi inisiyatifiyle yapabileceği bir şey varsa onları yapmaya çalışmaktadır. Meseleye böyle bakmak lazım. Belli kavramları getirip o işin üzerine yapıştırdığınızda bazen doğru sonuçlar çıkarılmayabilir" dedi.
-"BİZE YAPILAN BASKILAR GÜNEYE YAPILMIŞ OLSAYDI SORUN ÇÖZÜLÜRDÜ"-
Çiçek, bir gazetecinin KKTC Cumhurbaşkanı ile Hristofyas'ın bir araya geleceğini anımsatarak, "Güney Kıbrıs'ın açıklamalarını da dikkate aldığınızda yakın vadede Kıbrıs'ta çözüm gerçekleşebileceğini düşünmüyor musunuz?" sorusuna da özetle şöyle yanıt verdi:
"24 Nisan 2004 tarihine gelinceye kadar Kıbrıs sorununu çözümlememesinin faturası hep bizlere çıkarılmıştır. Bu haksız bir değerlendirmeydi ama maalesef bütün dünya bunu böyle algıladı. Ama 24 Nisan referandumuyla bütün dünyaya gösterdik ki Kıbrıs'ta bir çözüm olmadıysa bunun sorumlusu biz değiliz, güneydeki Rum kesimidir. Onun için bu süreçte biz gerçekten çözümden yana olduğumuzu ifade etmeye çalışıyoruz. Ümit ederiz ki bu sorun daha uzun süre devam etmez. Her ne pahasına olursa olsun bir çözümden yana da hiç kimse olamaz. Türkiye'nin bu noktadaki düşünceleri bellidir, KKTC'nin bu konuda ortaya koyduğu ilkeler bellidir. Bunu en iyi bir şekilde 20 Temmuz konuşmalarıyla Kuzey Kıbrıs'ta herkese ilan edilmiştir. Kalıcı bir çözüm isteniyorsa Kıbrıs'ta iki ayrı toplumun, iki ayrı devletin, iki ayrı kesimin olduğu ve bunun siyasi eşitlik temelinde olması gerektiğidir. Bu çerçevede bir çözüm kalıcı olur. Aksi halde çözülmüş gibi görünen hiçbir sorun çözülmemiş olur. Ümit ederiz bu süreç arzu edilen bir şekilde sonuçlanmış olur. Bizim tek taraflı çabamız yetmez. KKTC'ye ve Türkiye Cumhuriyeti'ne geçmişte yapılan baskılar Güney'e yapılmış olsaydı bu sorun şimdiye kadar çözülmüş olurdu. Ama maalesef dünyadaki terazi o kadar doğur tartmıyor."
-"ALMANYA İLE SADECE BİLGİ PAYLAŞIMI YAPTIK"-
Çiçek, bir soru üzerine kaçırılan Alman dağcılarla ilgili olarak Alman yetkililerle bilgi paylaşımı yaptıklarını ancak, işin adli kısmının tamamen Türkiye tarafından yürütüldüğünü de söyledi. Çiçek, toplantıda Ergenekon soruşturmasının gündeme gelmediğini söyledi.
Çiçek, bir soru üzerine de, AKP hakkında açılan kapatma davasının bir an önce sonuçlanmasını istediklerini belirtti. Çiçek, "Bu bir temennidir, yargının işine karışmak değil. Yargı diyorsa "ben bunu daha sonra bitireceğim' ona bir itirazımız olmaz ama beklentimiz bu işin bir an evvel bitmesidir. Çünkü neticede iktidar partisiyle ilgili bir davadır. Bunun beraberinde getirdiği birçok sorun olduğunu biz söylesek de söylemesek de zaten bilinmektedir. O nedenle bir an evvel sonuçlansın. Bu bir temennidir. Bunları konuşmadık Konuşacağımız yeni durumda söz konusu değil. Zaten parti kapatma işini hükümette konuşmayız. Konuştuğumuz yer partidir" diye konuştu. (ANKA)
(İG/ZG)