Yelda Ataç bildiriyor-Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Nazım Ekren, doğu ve güneydoğu başta olmak üzere uygulanacak kalkınma projelerine ayrılan 2.3 milyar YTL'lik kaynağın 1.1 milyar YTL'sinin sulamaya aktarılacağını açıkladı.
Ekren, bölgesel, sektörel ve katma değeri yüksek projelere uygulanacak üçlü teşvik sisteminin de bu yaz tamamlanacağını bildirdi.
Bayburt, Erzincan ve Erzurum'u kapsayan Ekonomik ve Sosyal Konsey Toplantısı'na katılmak üzere Erzurum'da bulunan Ekren, gazetecilerle düzenlediği sohbet toplantısında, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) başta olmak üzere bölgesel kalkınma projelerine aktarılacak kaynak dağılımını açıkladı. Buna göre, 2008 yılı için GAP'a aktarılacak 1 milyar YTL'nin 400 milyon YTL'sinin sulama projelerine ayrılacak. 250 milyon YTL'si karayolları ve otoyollara ayrılırken, kalan tutar üniversite, eğitim, sağlık ve kültür yatırımlarına aktarılacak. Sosyal faaliyetler için hazırlanan SODES projesine 37 milyon YTL ayrılacak. GAP aktarımı içinden Diyarbakır cazibe merkezine kaynak ayrılırken, artan tutar çok sayıda kuruluşa küçük oranlarda dağıtılacak.
GAP dışındaki bölgesel kalkınma projelerini oluşturan Doğu Anadolu Kalkınma Projesi (DAP), Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP), Konya Ovaları Projesi (KOP) için de 1.3 milyar YTL ayrılacak. Bu kaynak içinde 675 milyon YTL sulama, 175 milyon YTL üniversitelere aktarılacak.
-ÜÇLÜ TEŞVİK SİSTEMİ ÇALIŞMASI SONA GELDİ-
Yatırımcıya az da olsa destek vermenin devletin görevi olduğunun altını çizen Ekren, öncelikle bölgesel sonra sektörel ayrım yapılacağını; ardından belli sektörlerde, belli limitleri aşan, yüksek katma değer yaratan projeleri değerlendireceklerini anlattı. Böylece üç ayaklı teşvik sistemi oluşturacaklarını belirten Ekren, yakında toplanacak olan Daimi Özel İhtisas Komisyonu'nda (DÖİK) teşvik sisteminin görüşüleceğini belirtti. Hazine'nin uluslararası yükümlükler ve AB perspektifi açısından bakıldığında teşvik sisteminin temel parametrelerine ilişkin çalışma sunacağını ifade eden Ekren, Sanayi Bakanlığı'nın sanayi envanteri konusunda ulaştığı son noktayı anlatacağını kaydetti. DÖİK komisyonlarının özel sektörle yaptığı çalışmalardaki sonuçları yansıtacağını ifade eden Ekren, "DÖİK'te belirlenince teşvik sistemimiz budur diye söyleyebileceğiz. Bu son durak olacak. DQT, Hazine ve Maliye Bakanlığı plan olarak değerlendirip Bakanlar Kuruluna sunacak. Bu yaz bitirmek istiyoruz" dedi.
GAP için bir özel sektör kuruluşunun sponsorluk teklif ettiğini belirten Ekren, GAP'ın bütün illerinde projeleri merkezden internetten izleyebilecekleri bir altyapının oluşturulacağını söyledi. Ekren, simülasyon oluşturularak özel şifre ile ilgili kişilerin projeleri izlemesinin sağlanacağını kaydetti.
-MALİ KURALA GEÇİLİYOR-
Ekonomide çıpa olacak mali kural konusundaki çalışmanın da sona geldiğini açıklayan Ekren, bu çerçevede faiz dışı fazla, bütçe açığı ve AB tanımlı borç stokunun milli gelire oranını esas alınacağını bildirdi. Önümüzdeki Ekonomi Koordinasyon Kurulunun gündeminin mali kural olacağını belirten Ekren, "IMF olsa da olmasa da ekonomi yönetimi mali kural konusunda tercihini orta koymuştur. İster mali çıpa deyin, isterseniz ekonomi yönetiminin ulaştığı son nokta deyin, mali kural çok önemli" diye konuştu.
-MEHMET AYIP OLDU, MEHMET BEY BİLİR DİYELİM-
IMF ile yapılacak yeni anlaşmada teknik çalışmaların "muhtemelen bir-iki ay içinde biteceğini" belirten Ekren, izlenecek yeni yola ilişkin olarak, "Van'daki toplantıda "Mehmet bilir' demişim, herkes öyle yazmış. Biraz ayıp olmuş. Mehmet bey bilir, diyelim" diye konuştu.
Türkiye'nin küresel türbülanstan etkilenen ülkeler içinde yer aldığının altını çizen Ekren, "Etkilenmemek mümkün değil. Elbette zor bir süreç geçecek" dedi.
Kapatma davasının ekonomiye etkisini değerlendiren Ekren, belirsizlik ortaya çıktığında hemen reel göstergelere yansımadığını ifade etti. Son sözü reel göstergelerin söyleyeceğini kaydeden Ekren, "Türkiye ekonomisinin harcama yapısı açısından baktığımızda hane halkı yüzde 75 civarında. Belirsizlik, bu kişilerin tüketim harcama davranışlarını etkileyecek demektir. GSYH'nin alt bileşenleri ile bu öncü göstergelerin alt bileşenine baktığınızda; ulusal hesaplar, gelişmeler en azından birinci çeyrek olarak, düşündüğümüzden de iyi bir durumda olduğumuzu gösteriyor" diye konuştu.
Trendin üzerinde seyreden göstergelerin faiz ve enflasyon, altında seyredenin ise büyüme olduğunu ifade eden Ekren, "Türkiye'nin bu türbülanstan çıkmak için kendi sorunlarını yansıtan bir çıkış süreci bulması lazım" dedi.
-YABANCI SERMAYE FORMAT DEĞİŞTİRİYOR-
Yabancı sermayenin bekledikleri kadar gelmediğini ifade eden Ekren, "Hangi formatta duruyorsa oradan çıkıp başka bir formata geçip bekliyor şu anda. Yeni dönemde nasıl bir tablonun izleneceği konusunda ne yapacaklarını görmek lazım. Sadece küresel türbülans değil ekonomide aldığımız kararlarla da ilgili" dedi.
Türkiye eskiye oranla büyüdüğü için bazı kırılganlıkların kaybolduğunu öne süren Ekren, "Türkiye'nin hassas olduğu noktalarda neleri ortaya çıkartmak lazım onları da değerlendiriyoruz" diye konuştu.
Kapatma ve türbülans sonucunda borçlanma maliyetlerinde 20 milyar dolar maliyetin ortaya çıktığını ifade eden Ekren, "Eskiye göre tüm trendlerde iyiyiz. Ama 2002'den itibaren bakarsak altında olduğumuz noktalar var. Siyasi istikrar aldığımız sonuçlar üzerinde daha iyi bir etki eder" dedi. Ekren, kapatma etkisi için, "Siyasi belirsizlik elbette alacağınız kararları etkileyecek bir süreç. Siyasi belirsizlik kalkarsa 2023 hedefine ulaşmak kolaylaşacak, böyle bakmak lazım sadece" dedi. (ANKA)
(YLD/NB/ZG)