HSYK'nın, Savcı Sarıkaya Hakkında Soruşturma Başlatması
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, MİT mensuplarını ifadeye çağırmasının ardından görevinden alınan Savcı Sadrettin Sarıkaya hakkında HSYK'nın inceleme başlatmasıyla ilgili olarak, "Hangi davada iktidar sahiplerini rahatsız edecek iş,"...
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, MİT mensuplarını ifadeye çağırmasının ardından görevinden alınan Savcı Sadrettin Sarıkaya hakkında HSYK'nın inceleme başlatmasıyla ilgili olarak, "Hangi davada iktidar sahiplerini rahatsız edecek iş, eylem ve tutum içinde olan hakim ve savcı varsa mutlaka kısa sürede diğerlerine de örnek olması bakımından bir soruşturma sürecine tabi tutulmaktadırlar. Bunu Deniz Feneri'nde de gördük, bunu MİT sürecinde gördük, başka davalarda da göreceğiz" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın ve CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka Meclis'te Gazi Yerleşkesi'nin birinci derece sit alanı olmaktan çıkartılarak, üçüncü derece yerleşmeye açık arazi haline dönüştürülmesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Nazlıaka ve Günaydın, Gazi Yerleşkesi'ne bu düzenlemenin ardından ne yapılacağı ve basında yer aldığı gibi Başbakanlık Kampusuna dönüştürülüp dönüştürülmeyeceği konusunda, hükümetten net bir yanıt alamadıklarını söyledi. Günaydın, Mustafa Kemal
Atatürk'ün mirasına yönelik saldırıların olduğu da savunarak, "Geçmişte Ankara halkı bu saldırıları bir araya gelerek nasıl savuşturduysa, Gazi yerleşkesine yönelik de bu saldırıyı sonlandırmak için ve bu girişimi engellemek için Ankara halkı kısa sürede bir araya gelecektir. Çünkü orada bir tarih, kültür ve gelenek yatmaktadır" dedi.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Günaydın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı ifadeye çağıran ve daha sonra görevinden el çektirilen Savcı Sadrettin Sarıkaya ile ilgili HSYK'nın inceleme başlatmasıyla ilgili şunları söyledi:
"Bunlar artık Türkiye'de sürpriz karşılanmayan olaylardır. HSYK'nın yeniden yapılandırılmasına yönelik referandum sürecinde CHP bunun altını özelikle çizmişti. Türkiye'de artık yargı bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir. Hangi davada iktidar sahiplerini rahatsız edecek iş, eylem ve tutum içinde olan hakim ve savcı varsa mutlaka kısa sürede diğerlerine de örnek olması bakımından bir soruşturma sürecine tabi tutulmaktadırlar. Bunu Deniz Feneri'nde de gördük, bunu MİT sürecinde gördük, başka davalarda
da göreceğiz. Artık tuzun koktuğu yerdir. 'Türkiye'de yargı bağımsızdır sözlerine ilkokuldaki çocukları bile inanmıyor." - ANKARA






