Türkiye'nin 2008 Haziran ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 34,88 artışla 12 milyar 74 milyon 26 dolara yükseldi.
TİM Başkanı Oğuz Satıcı, TİM kayıtlarına göre, Haziran ayı ihracat rakamlarını Mersin'in Tarsus ilçesindeki Berdan Tekstil'de düzenlediği toplantıda açıkladı.
Satıcı, Haziran ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 34,88 artışla, 12 milyar 74 milyon dolara; 2008 yılının ilk altı ayındaki ihracatın yüzde 36,07 artışla 67 milyar 138 milyon dolara ve geriye dönük 12 aylık ihracatın ise yüzde 29,93 artışla 123 milyar 762 milyon doları geride bıraktığını söyledi.
Türkiye'nin dışa açılan en önemli kapılarından birisi olan Mersin'in, önümüzdeki yıllarda Türkiye ihracatına çok daha büyük katkılarda bulunacağını bildiklerini belirten Satıcı, Mersin'in kültürel zenginliği ölçüsünde, ticari zenginliğe kavuşacağını düşündüklerini, bunun için de var güçleriyle çalıştıklarını kaydetti. Satıcı, "Kültürel zenginlik, çok farklı kültürlerin, çok farklı düşüncelerin ve bakış açılarının bir arada dostça var olabilmesini öngören bir özelliktir. Bu özellik, demokrasinin de bel kemiğidir. İşte bugün Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu ortam bu demokrasi ortamıdır. Zihinlerin ve fikirlerin özgür bırakılmasıyla, yaratıcılığın ve insanca yaşama ortamının her yerde bir sıçrayış gerçekleştirdiğini görüyoruz. Tüm tarihe bakın, demokrasisiz zenginlik bir korku rejimiyken, zenginliksiz demokrasi de çabucak yıkılmaya mahkum bir ütopyadır. Atatürk'ün bize ışık tutan hedefi, Türkiye'yi muasır devletler arasında görmek, Türkiye'nin demokratikleşmesi ve zenginleşmesiyle mümkündür. Biz de bugün bu hedefe ulaşmak için başarmamız gereken demokratikleşme ve zenginleşmenin peşindeyiz. TİM olarak demokrasinin öneminin altını vurgulu bir şekilde çiziyoruz" dedi.
Geçtiğimiz ay Credit Suisse'nin, Türkiye'yi gelişmekte olan ülkeler arasında "en kırılgan ekonomi" olarak nitelediğini ve bu kırılganlığa neden olarak da siyasi gerginlik, yüksek enerji faturası ve cari dengeyi gösterdiğini hatırlatan Satıcı, "Yani Türkiye'nin zenginleşmesi için yapılan tespitler açık ve belli. Şimdi önemli olan bu tespitlerin ışığında Türkiye için yeni bir yol haritası çizmek" diye konuştu.
Tartışılması gereken sorunun çok açık bir biçimde "Türkiye nasıl zenginleşir" sorusu olduğunu ifade eden Satıcı, şunları söyledi:
"Demokrasimizi geliştirmemizin ve zenginleşmemizin en önemli unsurlarından birisi AB ile ortaklık sürecimiz bağlamında gerçekleştirdiğimiz reformlar. Bu noktada, genel bir değerlendirme yaparak sürecin neresinde olduğumuza ve neler yapılması gerektiğine bakmakta fayda görüyorum. Ekim 2005'ten bu yana geçen süre içinde, 35 fasıldan sadece 8'inde müzakerelerin açılmış olması, kuşkusuz tatmin edici bir tablo değil. Her ne kadar süreç, bunca engel arasında kendine bir yol bulup ilerliyor olsa da, geldiğimiz noktada hedefe hala oldukça uzak olduğumuz açık. Kuşkusuz sürecin yavaş ilerlememesinde AB'nin de, Türkiye'nin de payı var." AB'den, daha doğrusu bazı AB ülkelerinden kaynaklanan sorunların aşılacağını vurgulayan Satıcı, "Çünkü Türkiye-AB ortaklığı sağlam temellere dayanıyor. Üyelik hedefimiz, AB hukukunun güvencesi altında. Bugün, bazı üye ülkelerin, vizyonu sınırlı liderleri, aksini istiyor diye hedefimizden uzaklaşacak değiliz. Unutmayalım ki, AB homojen bir yapı değil. Bu yapı içinde, Türkiye'nin üyeliğinin AB açısından vazgeçilmez olduğunu bilen ve Türkiye'yi destekleyen ülkeler çoğunlukta. O nedenle biz kendi işimize bakalım. Sürecin, kontrolümüz altında olan tarafına odaklanalım. Siyasi reformlara ve teknik uyum çalışmalarına, müzakerelere başladığımız günkü kararlılığımızla devam edelim. Biz kendi yolumuzda mesafe aldıkça, Türkiye'yi dışlamak isteyenlerin elindeki argümanların birer birer yok olacağından ve karşılarında hem bizim, hem de bizi destekleyen üye ülkelerin daha güçlü duracağından kuşku duymayalım. Bu argümanları ortadan kaldırmanın aynı zamanda Türkiye yi daha müreffeh ve daha demokratik bir ülke yapacağını aklımızdan çıkartmayalım" dedi.
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de, yaptığı konuşmada, bundan 5 yıl önce ihracatın 100 milyar dolar seviyelerine geleceği yönündeki vizyonlarını kamuoyu ile paylaştıklarında bir çok kişinin, bunun bir vizyondan ziyade hayal olduğunu düşündüğünü söyledi. Tüzmen, "Çok zor koşullar altında da olsa, kendimize inandığımız zaman neler yapabileceğimizi herkese gösterdik. Artık daha büyük bir vizyon peşinde yılmadan koşmanın vaktidir" ifadelerini kullandı.
Türkiye'yi dünyanın en rekabetçi ekonomilerinden birisi haline getireceklerini kaydeden Tüzmen, "Sadece 4 yıl sonra 200 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştireceğiz. Nasıl 100 milyar dolar ihracatı böylesine yoğun bir rekabet ortamında omuz omuza mücadele ederek aştıysak, yeni hedeflere de doğru birlikte yol alacağız. Yılı yarıladığımız şu dönemde görüyoruz ki 2008 yılı hedefimiz olan 125 milyar doları yıl sonunda fazlasıyla aşmış olacağız" diye konuştu.
2008 yılının ilk günlerinde 135 milyar dolar hedefini koyarken, bazı kesimlerde oluşan tereddütlerin silindiğini belirten Tüzmen, artık 1989 yılında yapılan ihracatın bir ayda yapıldığını kaydetti. Bu sürecin katlanarak devam edeceğini ve rakamların çok ümit vaat ettiğini söyleyen Tüzmen, şöyle devam etti:
"Bizim ihracatta her yarattığımız mucizeleri değerlendirirken arkasındaki emeği gözardı etmemeliyiz. Bugün nasıl ki Türk Milli Takımı Avrupa Şampiyonası'nda başarıdan başarıya koşarken, o iş sadece sahaya 11 aslan ile yürütülmüyor ise teknik direktörümüz başta olmak üzere malzemecisinden doktoruna çok büyük bir ekip çalışmasıyla ancak bu başarı alınabiliyorsa her ay rekor üstüne rekor kırılan ihracatımız da dünyaya Türkün gücünü göstermesinin yanı sıra bizim dış ticaret ailesi olarak ekip işini doğru bir şekilde öğrendiğimiz göstermektedir. Fatih Terim'in söylediği 'Dünyaya kendimizi hatırlattı'" ibaresi burada büyük önem arzediyor. Bizim dış ticaret ailesi olarak hedefimiz dünyaya kendimizi hatırlatmak değil, herkesin evinde işinde kullandığı ürünleri üretip ihraç ederek akıllarından hiç çıkmamaktır. İşte tüm çabamız dünyada Türk ürünlerinin insanların hayatının bir parçası haline gelmesi ve ülkemizin refaha ulaşmasını sağlamaktır." Türkiye'nin ihracatta dünya sıralamasındaki yeri hak ederek aldığını vurgulayan Tüzmen, "Türkiye'nin gündemi her kadar değiştirilmek istenirse istensin biz çalışarak bu hedefi yükseltmeye devam edeceğiz" dedi.
Toplantının sonunda ihracat yapan bazı firma temsilcilerine plaket takdim edildi.
(MT-AB-RA-Y)