Haluk Kırcı İle Kürşat Yılmaz'ın Çete Davası... - Kırcı: ''Ben Şu Anda 1980 Öncesi Olaylar Nedeniyle Siyasi Mahkum Olarak Yatıyorum. Böyle Bir Şeyle Suçlanmam Çok Ağrıma Gidiyor''

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Bir işadamından tehditle 5 milyon dolar istenmesine ilişkin, Haluk Kırcı ve Kürşat Yılmaz'ın da aralarında bulunduğu 25 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Bir işadamından tehditle 5 milyon dolar istenmesine ilişkin, Haluk Kırcı ve Kürşat Yılmaz'ın da aralarında bulunduğu 25 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, başka suçtan tutuklu sanıklar Haluk Kırcı ve Kürşat Yılmaz ile tutuksuz sanıklar Habip Akıncı, Muhammed Bayramçavuş ve Hasan Öztel katıldı.

Duruşmada söz alan sanık Haluk Kırcı, olayla ilgisi bulunmadığını, çetenin yöneticisi olmakla suçlanan Muzaffer Dağdeviren'in eski ''dava arkadaşı'' olduğunu söyledi. Kırcı, ''Ancak Dağdeviren daha sonra radikal İslamcı bir gruba katılmıştı. O nedenle cezaevinde karşılaştığımızda ben ona tavırlıydım. Sadece 1-2 kez selamlaştık. Kendisinin yanına gitmedim'' dedi.

Güvenliği yüksek cezaevine tehditle haraç almak için adam getirilmesi iddialarının asılsız olduğunu söyleyen Kırcı, ''Hayatımın hiçbir döneminde ne mafyacılık yaptım ne de mafyayla ilgilendim. Haksız kazançla ilgim olmadı. Ben şu anda '80 öncesi olaylar nedeniyle siyasi mahkum olarak yatıyorum. Böyle bir şeyle suçlanmam çok ağrıma gidiyor'' diye konuştu.

Kırcı, sanıklardan Kürşat Yılmaz ile de cezaevinde tanıştığını sözlerine ekledi.

Kürşat Yılmaz da, cezaevinde kamera sistemi olduğunu, ilk F Tipi uygulamalarının Eskişehir'de yapıldığını anlatarak, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ve Dağdeviren'i tanımadığını öne sürdü.

Mahkeme, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

-İSTENEN CEZALAR-

Cumhuriyet Savcısı 29 Aralık 2005 tarihindeki duruşmada verdiği mütalaasında, Egebanktan usulsüz bir şekilde kredi aldığını öğrendikleri müşteki Cüneyt Yaşar Kılıç'a Muzaffer Dağdeviren'in talimatıyla ulaşan Metin Bodruk'un, işadamından Eskişehir Cezaevi'nde hükümlü olarak yatan Haluk Kırcı'yı ziyaret etmesini istediğini belirtmişti.

Mütalaada, müştekinin iddiasına göre 2002 yılı Ağustos ayında yapılan bu ziyaret sırasında Haluk Kırcı ve Kürşat Yılmaz'ın 5 milyon dolar isteyerek gaspa teşebbüs ettikleri, bu ödemeyi yapmayan Kılıç'ın damadının İSTOÇ Sanayi Sitesindeki işyerinin silahlı kişilerce basıldığı ve eşyaya zarar verildiği bildirilmişti.

Dağdeviren'in cezaevindeyken bazı sanıklarla telefonla görüşerek çıkar amaçlı suç örgütünü yönettiği ifade edilen mütalaada, ancak sanığın 22 Eylül 2005 tarihinde Fatih'te öldürüldüğü için hakkındaki kamu davasının düşürülmesi istenmişti.

Mütalaada, Kürşat Yılmaz ve Haluk Kırcı'nın da aralarında bulunduğu 13 sanığın ''çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak ve yardım etmek'' suçlarından beraatleri talep edilmişti.

Sanıklardan Muhammet Bayramçavuş'un ''suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak'', ''tehdit'', ''mala zarar verme'', ''nitelikli yağma'', ''sahte kimlik düzenlemek'' ve ''6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etmek'' suçlarından 15 ile 32.5 yıl arasında hapisle cezalandırılması talep edilen mütalaada, 9 sanığın da benzer suçlardan dolayı 6 ay ile 13.5 yıl arasında hapisle cezalandırılmasını istenmişti.

Mütalaada, ifadesi alınamayan Recep Çoban'ın dosyasının ise ayrılmasını talep edilmişti.

Kaynak: AA