Halk Oylamasına Doğru
CHP Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Süheyl Batum, 12 Eylülde Halk Oyuna Sunulacak Anayasa Değişikliği Paketiyle Yüksek Yargının İktidar Çoğunluğuna Bağlanmak İstendiğini, Böyle Bir Düzenlemenin Ancak Diktatörlükle Yönetilen Ülkelerde Mümkün Olabileceğini Söyledi
CHP Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Süheyl Batum, 12 Eylülde halk oyuna sunulacak anayasa değişikliği paketiyle yüksek yargının iktidar çoğunluğuna bağlanmak istendiğini, böyle bir düzenlemenin ancak diktatörlükle yönetilen ülkelerde mümkün olabileceğini söyledi.
Süheyl Batum, Antalya'da Atatürkçü Düşünce Derneği ve Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen panelde yaptığı konuşmada, anayasa değişikliği paketini eleştirdi ve hükümetin yalanlarla kamuoyunu kandırdığını söyledi.
12 Eylülde yapılacak oylamanın bir anayasa değişikliğinden öte Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin ortadan kaldırılmasına ya da kalmasına yönelik bir oylama olacağını ileri süren Batum, 'İktidar ve medya tarafından izin verilseydi ve halka bu değişikliğin içeriği doğru bir şekilde anlatılabilseydi AK Parti'ye genel seçimlerde oy vermiş vatandaşların en az yarısı bu oylamada hayır oyu kullanırdı' dedi. Batum, anayasaların hazırlanırken toplumsal ve siyasal bir uzlaşma sağlanarak ve 'neden', 'nasıl' ve 'ne içerikte' sorularına açık yanıtlar verecek şekilde oluşturulduğunu, son 40 yılda yeni anayasa yapan bütün ülkelerde böyle yapıldığını belirtti. Batum, bu açıdan bakıldığında, Türkiye'de hazırlandığı şekilde bir anayasa değişikliğinin örneğinin dünyada bulunmadığını söyledi.
Hükümetin değişiklik paketi üzerine 'korkunç bir yalan kampanyası' yürüttüğünü savunan Batum, bu kampanya ile doğru bilinen bütün değerlerin ve kuralların alt üst edildiğini, halkın neye hayır ya da evet diyeceğini bilemediğini anlattı. Başbakanın kampanyada yaptığı konuşmalardan örnekler veren Batum, Başbakan Erdoğan'ın yargıda, diğer sendika ve öteki toplumsal örgütlenmelerde tek tip dernek ya da kuruluş istediğini, bunun da faşist rejimlerde olabileceğini kaydetti.
'Bu değişikliklerle 12 Eylül 1980 rejiminin vesayetini kaldırıyoruz' şeklindeki bütün çıkışların yalan olduğunu savunan Batum, 12 Eylül'ün siyasal sistemi cendere altına alan YÖK, cumhurbaşkanının yetkilerini artıran ve denetim dışına çıkaran, siyasal partilerde oy barajını yüzde 10'da tutan ve öteki benzeri düzenlemelere hiç dokunulmadığını, AK partinin esasında 12 Eylül askeri rejiminin yetkilerini güçlendirerek sivil darbe yapmak istediğini söyledi.
Batum, anayasal düzenlemelerin toplumdaki farklı ekonomik, siyasi, etnik, kültürel grupların haklarını güvence altına alan metinler olduğuna işaret etti. Batum, bu açıdan da getirilmek istenen değişikliklerin bu grupların haklarını güvenceye almadığını, yapılmak istenenin anayasa değil, 'bana yasa' olduğunu dile getirdi.
Hükümetin esas olarak yüksek yargıyı kendisine bağlamak istediğini öne süren Batum, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Yargıyı iki maddeyle iktidar çoğunluğuna bağlamak istiyorlar. Bunun adı diktatörlüktür. Anayasa Mahkemesinin 17 üyesinin 17'sini de iktidar çoğunluğu atayacak. Bu değişiklik ileride kim iktidara gelirsen gelsin kötüdür. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun da bugünkü olumsuz şeklini daha da pekiştiriyorlar. Aslında iktidar bugün yaptıklarını ve yaşadıklarını anayasaya taşıyor.' CHP Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Süheyl Batum, panelden önce CHP'ye katılan bazı üyelere düzenlenen törenle parti rozeti taktı.
Batum, daha sonra Antalya İş Kadınları Derneği'nin (ANTİKAD) iftar yemeğine katıldı ve burada da referandumla ilgili kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.
(YB-DE-ŞP) - ANTALYA









