Halk Oylamasına Doğru
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, '(bu AK Parti İşi O Kadar Planlı, Projeli Yapıyor Ki Şimdi de Oylamayı Bayramın Sonuna Denk Getirdi) Diyorlar
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, '(Bu AK Parti işi o kadar planlı, projeli yapıyor ki şimdi de oylamayı bayramın sonuna denk getirdi) diyorlar. Bunun bizimle bir alakası yok, tamamen yasayla ilgili bir durum. Kamuoyunda bunlar hesaplı kitaplı yapılmış gibi algılanıyor' dedi. İstanbul Üniversitesi (İÜ) ile Hukukçular Derneğince düzenlenen 'Referandum Sürecinde Yeni Anayasa Metnine İlişkin Program'da konuşan Kuzu, anayasa metni hazırlandığı zaman muhalefet partilerine, sivil toplum örgütlerine, işçi sendikalarına gidildiğini hatırlattı. Kuzu, 'Siyasi partilerden Meclis'te olanlarla da konuşuldu. Ana muhalefet dedi ki; 'Biz metnin kapağını, yüzünü bile açmayız'. MHP de 'Bir çay içip giderler' dedi. Dolayısıyla bu defter de kapandı' diye konuştu. Anayasa Komisyonunda yapılan görüşmelerde muhalefet partilerini çalışmalara çekmek için çok uğraştıklarını ifade eden Kuzu, ancak başarılı olamadıklarını kaydetti. Bazı şeyleri anlamakta zorlandıklarını dile getiren Kuzu, şöyle devam etti:
'Mesela siyasi parti kapatmalar Türkiye'nin kangren olmuş meselesi. Dünya artık bu işlerin dışında kalmış. Onlarda 50 yılda 3 parti kapatılmış, bizde aynı sürede 26 parti kapatılmış. Şimdi getiriyorsunuz bu metni, ama BDP gibi bir siyasi parti, Türkiye'yi gidiyor şikayet ediyor yurt dışına, 'Partim kapatılıyor' diyor. Türkiye de mahkum ediliyor. Ama 'Gel kardeşim, biz beraber şu değişikliği yapalım' denildiğinde oy kullanmaya dahi gelemiyor. Bir tanesi oy kullanabildi. İkinci oylamada 'Aman hocam ben gelemeyeceğim, tehditler alıyorum' dedi. Dolayısıyla arka plan pek dışardan göründüğü gibi değil. Farklı bir yapı var orada. Böyle olunca da biz anayasa metni için yeterli sayıyı bulamadık ve bu sıcak zamanda vatandaşı sandık başına götürmek durumunda kaldık. Muhalefet de diyor ki gittikleri yerlerde 'Yok muydu başka zaman da, bu sıcak günlere getirdiniz'. Ancak biz referandum süresini 60 güne indirmiştik. Haziranın ortalarında bu iş bitecekti. Ama maalesef YSK'nın bir yıllık süredeki yanlış yorumu yüzünden bu süre 120 gün olarak uygulandı. Bu yüzden oylamalar sıcağa denk geldi. 'Bu AK Parti işi o kadar planlı, projeli yapıyor ki şimdi de oylamayı bayramın sonuna denk getirdi' diyorlar. Bunun bizimle bir alakası yok, tamamen yasayla ilgili bir durum. Kamuoyunda bunlar hesaplı kitaplı yapılmış gibi algılanıyor.' Anayasa metni hazırlandığı zaman çok büyük eleştiriler de aldıklarını kaydeden Kuzu, 'Denildi ki 'Bu Meclis anayasa yapamaz'. Peki kim yapar? ya yeni bir devlet kuracaksın, o da olmayacağına göre ya da darbe olacak. Bunun başka bir çaresi yok. İki tane seçenek var, birinden birini beğen' dedi.
Kuzu, anayasa metnindeki ilk 3 değişmez maddeye hiç dokunmadıklarını belirterek, 'Biz de bu paketi hazırlayabildik. Değişik kurumlardan gelen eleştirilerden en çok yapılan husus, 'Dünyada Anayasa Mahkemesine bu kadar Parlamentodan üye varken siz neden 3 üye ile yetindiniz?' Bu doğru bir eleştiridir. İşte Meclisi bu işin dışında tutup cüzamlı gibi görmek de çok yanlış bir şeydir. Türkiye bunun sıkıntısını çekmektedir' diye konuştu.
- İÜ REKTÖRÜ SÖYLET-
İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet de üniversitelerinin Türkiye'de yaşanan tartışma ve sorunlarla daima ilgili olduğunu, çoğu zaman ilgiyi de aşan bir ölçüde bazı tartışmaların önlenmesinde öncü rolünü daha belirgin bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti.
Söylet, Türkiye'nin gündeminde anayasa değişikliği referandumunun bulunduğunu ifade ederek, '1982 Anayasası, kabul edildiği günden bu yana sürekli tartışmaların odağı olmuştur. 21. yüzyılda, yüzünü uygarlığa dönmüş, daha demokratik, daha özgürlükçü ve hukukun üstünlüğüne inanmış bir Türkiye için artık yeni bir anayasa yapılması gerektiği, uzun yıllardır yine çok farklı görüşe sahip kesimden insanlarca ortaya konulmaktadır' diye konuştu. İÜ Hukuk Fakültesi Dekan Vekili Halil Akkanat da anayasaların istikrar belgesi olduğunu belirterek, 'Bunların istikrar belgesi olması, ebedi olduğu anlamına gelmez. İhtiyaçlar ortaya çıktığında, koşullar gerektirdiğinde anayasaların da değiştirilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaç olarak toplum gündemine gelir. Mesele bu açıdan değerlendirildiğinde ülkemizin de böyle bir ihtiyaç içerisinde olduğuna tereddüt yoktur' şeklinde konuştu.
(HUŞ-HTC-TUR-ECN) - İSTANBUL










