Hacel Obasını Engin mi Sandın türküsünün hikayesi nedir?

Hacel Obasını Engin mi Sandın türküsünün hikayesi nedir?
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Hacel Obasını Engin mi Sandın, Türk halk müziği repertuarının en sevilen eserlerinden biridir. Ancak bu türkünün hikayesi herkes tarafından bilinmez. Hikayesi, bir aşk acısını ve bu acının sonucunda yaşanan trajediyi anlatır. Hacel Obasını Engin mi Sandın türküsünün hikayesi nedir?

Hacel Obasını Engin mi Sandın, Anadolu'nun derinliklerinde yatan bir aşk hikayesini anlatan bir türküdür. Bu hikaye, Hacel ve sevdiği adam arasında geçer. Hacel, sevdiği adamın başkasıyla evlenmesi üzerine büyük bir üzüntüye kapılır ve hayatını kaybeder. Bu türkü, Hacel'in hüzünlü hikayesini ve aşk acısını dile getirir. Türkü, aynı zamanda Anadolu'nun folklorik mirasının önemli bir parçasıdır.

AŞKIN DOĞUŞU

Rivayete göre hikâye, üç kardeşin Sivas'ın Şarkışla ilçesindeki Gedik Ovası'na yerleşip kendi obalarını kurmasıyla başlar. Zamanla Hacel Obası adını alan bu yerde, varlıklı bir ailenin kızı olarak doğan ve güzelliği dilden dile yayılan Ayşe büyür.

Hacel Obası'nın dillere destan güzeli Ayşe'ye, obanın yiğit delikanlılarından Mustafa gönlünü kaptırır. Mustafa'nın sevgisi karşılıksız değildir; Ayşe de aynı duyguları taşır. Böylece iki genç, ailelerinden habersiz gizli buluşmalarla sevdalarını büyütür.

ARAYA GİREN GÖLGE: TEĞMEN NAZIM

Ancak ikilinin sessiz sedasız ilerleyen bu aşkı, Şarkışla'ya okumuş, görgülü bir asker olan Teğmen Nazım'ın gelmesiyle sarsılır. Bölgedeki insanların hayranlıkla bahsettiği bu yeni misafir, Ayşe'yi görür görmez ailesinden ister ve tüm dengeler değişir.

"MEMUR KARISI OLUR VEZİR OLURUM" SÖZLERİ

Teğmen Nazım'ın talebi, Ayşe'nin ve bazı anlatımlara göre özellikle annesinin aklını çeler. Ayşe'nin, "Mustafa'ya varıp da ineğin dananın içinde rezil olacağıma memur karısı olur vezir olurum," dediği rivayet edilir. Yeni elbiseler, takılar ve statü hayali Ayşe'nin dünyasını altüst eder.

"AYAKLARINDA POTİNİ VAR ZENGİN Mİ SANDIN?"

Ayşe artık Mustafa'yı gördüğünde utanç ve tedirginlikle yüzünü çevirir. Genç kızın bu ani değişimi Mustafa'yı kahreder. Sevdiği tarafından terk edilmenin acısını yüreğinde taşıyan Mustafa, içindeki sızıyı Sivas'ın en dokunaklı türkülerinden birine dökmeye başlar:

"Hacel obasını engin mi sandın?

Ayağında potini var zengin mi sandın?

Her olur olmazı dengin mi sandın?

Ay da doldu göremedim yar seni…"

VERİLEN SÖZLERİN UNUTULMASI

Türkünün her dizesi Mustafa'nın sitemiyle yoğrulmuştur. "Merdivenden tıkır mıkır inişin, çığırdaşır altın ile gümüşün, önce söz verişin sonra dönüşün" diyerek Ayşe'nin sözünden dönmesini ve yeni hayatına kapılışını dile getirir.

AİLENİN BASKISI VE YÜZYILLARA UZANAN MİRAS

Mustafa, "Söylerim söylemez tatlı dili var" sözleriyle Ayşe'yi hâlâ özlemle anar; ancak "Zalım anan duyar sana herslenir" mısrasıyla da bu ayrılığın ardındaki aile baskısını işaret eder.

Böylece Şarkışla'da yaşanan bu hüzünlü aşk hikâyesi, kuşaktan kuşağa aktarılan Hacel Obası Türküsü ile günümüze kadar ulaşan ölümsüz bir mirasa dönüşür.

Osman DEMİR
Haberler.com - Gündem