TÜRK-İŞ asgari ücret teklifi 2026! TÜRK-İŞ'in son asgari ücret açıklaması nedir?

TÜRK-İŞ asgari ücret teklifi! Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yeni dönem çalışmaları bugün ilk toplantıyla başladı. Yaklaşık 7 milyon çalışanı doğrudan, toplumun tamamını ise dolaylı olarak ilgilendiren süreçte, Türk-İş'in toplantıya katılmama kararı dikkat çekti. TÜRK-İŞ asgari ücret teklifi, merak edildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen ilk toplantıda işçi, işveren ve hükümet temsilcileri bir araya geldi. Türk-İş ise komisyon yapısında değişiklik yapılmadığı gerekçesiyle toplantıda yer almadı.
TÜRK-İŞ ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI
Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, komisyonun ilk toplantı günü Bakanlık önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun mevcut yapısının işçilerin taleplerini karşılamaktan uzak olduğu vurgulandı. Ağar, komisyon kararlarının hükümet ve işveren temsilcilerinin oylarıyla alındığını, bu nedenle işçi kesiminin iradesinin masaya tam anlamıyla yansımadığını söyledi. Türk-İş'in 1974 yılından bu yana işçileri temsil ettiğini hatırlatan Ağar, bu yapının değişmemesi halinde toplantılara katılmayacaklarını daha önce kamuoyuyla paylaştıklarını dile getirdi.
Basın toplantısında ekonomik koşullara da geniş yer verildi. Elektrik, doğal gaz ve su başta olmak üzere temel tüketim kalemlerine yapılan zamların işçi bütçesi üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi. İşçi ailelerinin gıda, kira, eğitim, ulaşım ve fatura giderleri karşısında ciddi bir geçim mücadelesi verdiği aktarıldı. Ağar, zengin ile fakir arasındaki farkın giderek açıldığını, bir kesimin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.
Türk-İş'in komisyona katılmama kararının Bakanlığa yazılı olarak da iletildiği açıklandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a verilen mektupta, komisyon yapısının değiştirilmesi talep edildi. Bu düzenlemenin yapılmaması nedeniyle asgari ücret çalışmalarına katılmayacakları bildirildi. Sendika, mevcut koşullar altında alınacak kararların işçi kesiminin yaşadığı kayıpları telafi etmeyeceği görüşünü paylaştı.
Açıklamada asgari ücret artışlarının enflasyon ve istihdamla ilişkilendirilmesine de değinildi. Asgari ücret artışlarının enflasyonu artıracağı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Enflasyonun yalnızca ücret artışlarına bağlanmasının ekonomik sorunların çok boyutlu yapısını göz ardı ettiği kaydedildi. İstihdamın azalacağı yönündeki söylemlerin de doğru olmadığı, sendikal örgütlenmenin zayıf olduğu alanlarda işçilerin ağır çalışma koşulları altında görev yaptığı ifade edildi.
TÜRK-İŞ ASGARİ ÜCRET TEKLİFİ 2026
Türk-İş, asgari ücrete ilişkin mali taleplerini de ayrıntılı şekilde açıkladı. Buna göre, geçen yıl enflasyonun yüzde 44,38 olmasına karşın asgari ücrete yüzde 30 zam yapıldığı hatırlatıldı. Bu nedenle ortaya çıkan yüzde 14,38'lik enflasyon kaybının tam olarak telafi edilmesi gerektiği belirtildi. Sendika, bu kaybın işçilerin alım gücünde ciddi bir düşüşe yol açtığını bildirdi.
Açıklamada, temel ihtiyaç ürünlerinde süren fiyat artışlarının işçi bütçesini zorladığına dikkat çekildi. Gıda, kira, eğitim, ulaşım ve fatura kalemlerinde yaşanan artışlar nedeniyle gerçekleşen enflasyonun yol açtığı tüm kayıpların eksiksiz karşılanması talep edildi. Türk-İş, bu kalemlerde yaşanan artışların geçici olmadığını ve asgari ücret belirlenirken dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Sendika, ekonomik büyüme verilerine de atıf yaptı. Türkiye ekonomisindeki büyüme, Gayri Safi Milli Hasıla artışı ve kişi başına düşen gelirdeki yükselişin işçilere yansıtılması gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda, yalnızca enflasyon farkının değil, refah payını içeren ilave bir artışın zorunlu olduğu belirtildi.
Mali talepler şöyle özetlendi:
"Geçen yıl enflasyon yüzd e 44,38 oranının altında yüzde 30 zam yapıldığı için karşılanmayan yüzde 14,38'lik enflasyon kaybı tam olarak telafi edilmeli.
Temel ihtiyaç ürünlerinde hız kesmeden devam eden fiyat artışları (gıda, kira, eğitim, ulaşım ve fatura kalemleri) ile gerçekleşen enflasyonun yol açtığı kayıplar eksiksiz biçimde karşılanmalı.
Türkiye ekonomisindeki büyüme, Gayri Safi Milli Hasıla artışı ve kişi başına düşen gelir yükselişinin oluşturduğu refahın işçiye yansıtılmasını sağlayacak ilave bir artış yapılmalı."












