TBMM Darbeleri Araştırma Alt Komisyonu
TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesinde oluşturulan 27 Mayıs 1960 ve 12 Mart 1971 Askeri Müdahaleleri Araştırmaya Yönelik Alt Komisyon, Milli Birlik Komitesi üyesi 90 yaşındaki Mehmet Kadri Kaplan'ı dinledi."O zaman demokrasi"...
TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesinde oluşturulan 27 Mayıs 1960 ve 12 Mart 1971 Askeri Müdahaleleri Araştırmaya Yönelik Alt Komisyon, Milli Birlik Komitesi üyesi 90 yaşındaki Mehmet Kadri Kaplan'ı dinledi.
Kaplan, askeri müdahalelerin köküne kadar inilmesi gerektiğini belirterek,
"O zaman demokrasi kendi yatağında, coşkun bir şekilde hedefine ulaşabilir" dedi.
27 Mayıs 1960'da yapılan askeri müdahaleye toplumun tüm kesimlerinin büyük desteği olduğunu öne süren Kaplan, "1961 Anayasası'nı ortaya çıkararak müdahalemizi kanaatimize göre bir devrime dönüştürdük. O dönemde ordudan öncülük beklendi. Bu müdahale aslında toplumun büyük kesiminin müdahalesidir. Ordu, müdahale yönünde mecburiyete doğru götürülmüştür. Böyle bir tazyik vardır. Geleceğe yönelik planları kaleme alınmış, hazırlanmış bir hareket değildir" diye konuştu.
Askeri müdahale öncesinde toplum içerisinde dönemin koşullarına yönelik olarak, "Nasıl çıkarız bu badireden" düşüncesinin egemen olduğunu ileri süren Kaplan, dönemin iktidar partisinin içerisinde bile bu şekilde düşünenlerin olduğunu bildiğini söyledi.
12 Eylül askeri müdahalesinde de sürecin bu şekilde işlediğini savunan Kaplan, "Darbenin geleceğini herkes biliyordu. 'Biri gelsin bizi kurtarsın' diyorlardı. İşte 27 Mayıs da 'Ne olacak bu durum' sorusunun yanıtıdır. Belki o dönemin liderleri inat etmeyip oturup konuşsalardı 27 Mayıs hiç olmayabilirdi ama dönemin iktidarı inadına gitti, kendilerine uygun askerler aradılar" dedi.
Halkın, müdahale öncesinde birbirinden ayrıştığını ileri süren Kaplan, şöyle devam etti:
"Çeşmeler, mezarlıklar ayrılmıştı birbirinden. Evlenmeler bile sorun oluyordu. Olaylar böyle devam ederken beklemek mümkün değildi. Şunu da söyleyeyim hemen, 1946-1950 arasında Halk Partisi'nin mütehakkim olmasından da rahatsızdık. Müdahaleler neden olsun ki- Şimdi de olmasını istemem. Açık rejim, demokrasiden yanayız.
Müdahalenin ardından yapılan 61 Anayasası yolunda gidebilseydi bugün geniş kapsamlı ve coşturulmuş bir demokrasinin kapısı ardına kadar açılmıştı. İnanın 27 Mayıs birçok kötü olayın yaşanmasını engelledi."
-"Hep birşey beklendi"-
Kaplan, milletvekillerinin, "dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve bakanların asılmasından üzüntü duyup duymadığı" sorularına, "Elbette üzgünüz. Olmasaydı keşke. Sanırım şöyle demek daha doğru olur; keşke öldürülmeseydi" yanıtını verdi.
Sorular üzerine, CHP'nin 27 Mayıs askeri müdahalesinin içinde bulunmadığını belirten Kaplan, İsmet İnönü'nün de müdahalenin hiçbir noktasında yer almadığını hatta Menderes ve arkadaşlarının idam edilmemesi için Milli Birlik Komitesi'ne mektup yazdığına dair duyumları olduğunu ifade etti.
Ordunun hiçbir zaman müdahale yanlısı olmadığını vurgulayan Kaplan, "Hep bir şey beklendi, istendi. İstene istene böyle oldu işte" dedi.
27 Mayıs askeri müdahalesinin, "Atatürkçü ve Kemalist" bir nitelikte olduğuna dikkati çeken Kaplan, "Bu hareket sol bir nitelik taşımaz. Ayrıca, ABD'nin de haberi falan yoktu. Onlar bile şaştı bu işe. Askeri müdahaleyi hiçbir zaman istememek lazım. Yanlış. Buna kapı açmamak lazım" şeklinde konuştu.
Muhabir: Özgür Çoban
Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM








