Oruç Kimlere Farzdır? Kimlere Değildir?

İslam dininin mensubu olmak için beş şart gereklidir. Bu şartlardan birisi de oruç tutmaktır. Bir kimseye Ramazan orucunun farz olması için bazı şartlar gereklidir. Peki bu şartlar nelerdir? Oruç kimlere farzdır? Kimler oruç tutmayabilir? Hangi durumlarda oruç tutulamaz?
Ramazan ayının gelmesiyle internette oruç ile ilgili bazı konularda araştırma yapılmaya başlandı. Oruç kimlere farzdır? Kimler oruç tutamaz? Hangi durumlarda oruç tutulmayabilir? Bu tür soruların cevabı aşağıda yazan maddelerin içinde…
ORUÇ KİMLERE FARZDIR, KİMLERE FARZ DEĞİLDİR?
İslam dini beş şart üzerine kurulmuştur. Müslüman bir kişinin mutlaka bilmesi ve yapması gereken durumlar vardır. Bu şartlardan birisi de oruç tutmaktır.Peki oruç kimlere farzdır, kimlere değildir?
1-Müslüman olmak
Bir kimseye orucun farz olması için, o kişinin Müslüman olması gerekir. Müslüman olmayan kimseler İslam'ın emir ve yasaklarıyla sorumlu (mükellef) değildir.
Sonradan İslam'a girince geçmiş yıllara ait namaz ve oruç gibi ibadetleri kaza etmeleri de gerekmez. Örneğin Ramazan ayında Müslüman olan bir kimse, geride kalan günlerin orucunu tutar ama geçmiş günlerin orucundan sorumlu değildir. Böylesi bir kimsenin geçmiş yıllara ait günahları da affedilir.
2-Ergenlik çağında ve akıllı olmak
Oruç ve ibadetlerin farz olması için o kimsenin ergenlik (buluğ) çağında ve aynı zamanda akıllı olması gerekir. Zira ergenlik çağına gelmemiş kimseler İslam'la mükellef (sorumlu) kabul edilmemiştir. Bu anlamda çocuklar ve ergenlik yaşına ulaştığı halde akıldan mahrum olanlar, bu ibadetten muaf tutulmuştur. Bu konuda Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyuruyor: "Üç kişiden sorumluluk (mükellefiyetlik) kaldırılmıştır; buluğ çağına erinceye kadar çocuktan, aklı yerine gelinceye kadar deliden, uyanıncaya kadar uyuyandan." (Buhari, hudut 22)
Kızlar, adet görmeye başlayınca, erkeklerde ihtilam olmaya (rüyalarında boşalmaya) başlayınca buluğa ermiş olur. Bunlar 15 yaşını tamamlayıncaya kadar böyle bir duruma gelmemiş ise hükmen buluğa ermiş sayılır. Artık oruç ve bütün ibadetleri yerine getirmekle sorumludur.
3-Hasta-engel mazereti olmamak ve yolcu olmamak
Oruç ibadetinin farz olması için kişinin sağlıklı olması ve yolcu olmaması gerekir. Ancak yolcu olan kimselere oruç farz olmamakla birlikte tutarlarsa kendileri için daha hayırlı olur.
Yine çok fazla yaşlı olanlar da oruç tutmayabilir. Onlara da farz değildir. Allah'u Teala Kur'an-ı Kerim'de: "Sayılı günlerde sizden kim hasta veya yolcu olursa, o günler sayısınca diğer günlerde oruç tutsun. Oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir." (Bakara 184)
Hayız ve nifas halindeki kadınlara yine kendisi veya çocuğu zarar görecek durumdaki hamile veya emzikli hanımlara da farz değildir. Çok yaşlı olanlar tutamadıkları oruçlara karşılık fidye verir, diğerleri de sonradan kaza eder.
ORUÇ HANGİ DURUMLARDA TUTULMAZ?
Mensubu olduğumuz yüce dinimiz kişileri güçleri oranında sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir.
1-Yolculuk:
Yolculuk, Ramazan'da oruç tutmamak için tanınan bir ruhsattır. Yolculuk süresince tutulmayan oruç sayısınca kaza edilir. Kur'an-ı Kerim'de: "Ey iman edenler oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi duyarlı olmanız için size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar." (Bakara 183-184)
Geceden oruca niyetlenip de gündüz yolculuğa çıkan kimse dilerse oruç tutmayabilir ancak orucunu tutması kendisi için daha hayırlıdır. Çünkü ayette; "Sizden kim hasta veya yolculukta olursa, o günler sayısınca diğer günlerde oruç tutsun. Oruç tutmanız için daha hayırlıdır."(Bakara,2/184)
Ancak oruç tuttukları takdirde zor bir durumla karşılaşacaksa bu takdirde oruç tutmamaları gerekir. Çünkü sağlıkta bize verilen bir emanettir. Bu emaneti bize veren Rabbimiz bize izin veriyor tutmayın diye yani tutabileceksek tutmalıyız aksi halde sağlığımız zarar görecekse tutmamalıyız.
2-Hastalık
Oruç tuttuğu takdirde hastalığının artmasından veya uzamasından endişe eden kimse Ramazan'da oruç tutmaz, sonra kaza imkanı bulursa kaza eder. Ama ömür boyu hastalığı kendisiyle arkadaş ise o zaman ömür boyu tutmaz, fidye verir. Fidye vermeye de maddi imkanı yoksa Allah'a dua eder.
Bu konuda inançlı ve mesleğinin uzmanı bir doktor bizi muayene ettikten sonra oruç tutulmaması gerektiğini söylerse hastanın üzerinden yükümlülük kalkar.
3-Hamile ve çocuk emzirme
Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi halinde hamile hanımlar oruçlarını tutmayabilir. Emzikli (bebek emziren) hanımlar da sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği durumlarda oruç tutmayabilir.
4-Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak
Ağır şartlarda çalışan kimseler şayet oruç tuttukları takdirde sağlıklarına bir zarar gelme söz konusu olduğu takdirde oruçlarını bozabilir. Bir kimse aklını kaybedecek derecede zorlanıyorsa orucunu bozabilir, sonradan kaza eder.
5-Yaşlılık
Oruç tutamayacak derecede yaşlı olanlar, oruç tutmaz yerine fidye verirler. Aynı şekilde ömür boyu iyileşme ümidi olmayan hastalar da fidye verirler. Akıl baliğ olmamış çocuğa da oruç farz değildir ama alışması için bünyesi müsaitse tavsiye edilir.
Deliye de oruç farz değildir. Çünkü mükellefiyet (sorumluluk) yoktur. Yetişkin de olsa böyleleri için fidye verip yemek yedirmesi gerekmez.














