Malatya'daki Yayınevi Cinayetinin Ardından

Malatya'daki Yayınevi Cinayetinin Ardından
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Malatya'daki Yayınevi Cinayetlerinde Öldürülenler Arasında Bulunan Alman Tilmann Ekkehart Geske'nin Eşi Susanne Geske'nin Avukatı İbrahim Kalı, "Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açacağız" Dedi.

Malatya'daki yayınevi cinayetlerinde öldürülenler arasında bulunan Alman Tilmann Ekkehart Geske'nin eşi Susanne Geske'nin avukatı İbrahim Kalı, "Maddi ve manevi tazminat davası açacağız" dedi.

Avukat İbrahim Kalı, Malatya Gazeteciler Cemiyeti'nde bir basın toplantısı düzenledi. Yayınevinde yaşanan olaylarla ilgili maddi ve manevi tazminat davaları açılacağını söyleyen avukat Kalı, "Olayın vahameti nedeniyle manevi tazminat sınırı yok. Büyük bir rakam olacağını tahmin ediyorum" dedi.

Avukat Kalı, öldürülen Alman'ın eşinin Malatya Altın Kayısı Oteli'nde 8 Nisan'da düzenlenen Paskalya törenine tanımadıkları bir kişinin geldiğini söylediğini belirterek, "Bu konuyu da adliyeye bildireceğiz. Fakat Altın Kayısı Oteli'nin kamera sistemi o gün arızalı olduğu için o yabancı kim tespit edilemedi" diye konuştu.

Müvekkilinin bu olaya rağmen Malatya'da kalacağını belirttiğini aktaran İbrahim Kalı, "Bana Malatyalılar'ı çok sevdiğini, kendilerine çok yakın ilgi gösterildiğini anlattı. Müvekkilim, henüz soruşturma aşamasında olan olayla ilgili olarak davaya müdahil olmak istemekte ve olayı gerçekleştiren, azmettiren kişi ve kişilerin bulunarak en ağır şekilde Türk yargısınca cezalandırılmasını istemektedir. Müvekkilim, yaşları 19-20 olan bu zanlı gençlerin mutlaka bir 'ağabeyleri' olduğuna inanmaktadır. Malatya'yı

çok sevmekte ve bu kişilerin Malatyalı olduğuna dair şüphe duymakta olan müvekkilim, olayı yaklaşık 10 yıl önce Almanya'nın Solingen kasabasında Dazlaklar tarafından yakılarak yok edilen Türk ailesinin olayına benzetmektedir. Almanya'da yaşayan Türk ve Almanları ayağa kaldıran bu olay gibi, Malatya'da cereyan eden olay için de Türkiye ve Malatyalılar'ın göstermiş olduğu hassasiyet, müvekkilimin acısını birazcık olsun hafifletmiştir. Bu olay Türk ve İslam tarihine bir kara leke olarak geçmiş olup, din

adına yapıldığı iddia edilen bu olay hoşgörüyü esas alan dinimize yapılan en büyük kötülüktür. Müvekkilim ceza davasına müdahil olarak katıldığı gibi koşullar oluştuğu takdirde, 'devletin hizmet kusuru' nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle yasal başvurularını da yapacaktır" şeklinde konuştu.

(NA-ST-CC-ÖK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı