Dha Yurt Bülteni 6
1 - Otomobil, uçuruma yuvarlandı; Özlem öğretmen ile babası öldüMALATYA'nın Hekimkhan ilçesinde 70 metrelik uçuruma yuvarlanan otomobildeki Mehmet Kılıç ile öğretmen kızı Özlem Kılıç (23) öldü, oğlu Oğuzhan Kılıç (19) ise ağır yaralandı.
1 - Otomobil, uçuruma yuvarlandı; Özlem öğretmen ile babası öldü
MALATYA'nın Hekimkhan ilçesinde 70 metrelik uçuruma yuvarlanan otomobildeki Mehmet Kılıç ile öğretmen kızı Özlem Kılıç (23) öldü, oğlu Oğuzhan Kılıç (19) ise ağır yaralandı. Özlem Kılıç'ın, babası ve kardeşiyle birlikte yeni tayin olduğu Kuluncak ilçesine ev bakmaya gittikleri, dönüşte de kazanın meydana geldiği ifade edildi.
Kaza, sabaha karşı Hekimhan- Kuluncak karayolunun 24'üncü kilometresindeki Kızılyarma mevkiinde meydana geldi. Öğretmen Özlem Kılıç, babası Mehmet ve kardeşi Oğuzhan Kılıç ile birlikte otomobille, dün akşam oturdukları Hekimhan ilçesinden, tayin edildiği Kuluncak ilçesine ev bakmaya gitti. Eşi, Mehmet Kılıç ve çocukları eve dönmeyince, telefonla da ulaşamayınca jandarmaya haber verdi. Bölgede arama çalışması başlatan jandarma ekipleri, Mehmet Kılıç'ın telefon sinyalinin geldiği yeri saptadı. Bölgeye giden ekipler, 70 metrelik uçurumdan yuvarlanan Mehmet Kılıç'a ait 44 BS 432 plakalı otomobili buldu. Olay yerine sevk edilen AFAD ekipleri, Mehmet Kılıç'ın cansız bedenine ulaştı. Kılıç'ın oğlu Oğuzhan Kılıç da ağır yaralı olarak kaza yeri yakınlarında bulundu. Oğuzhan Kılıç, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Özlem Kılıç'ın cesedi de yaklaşık 1,5 saat sonra bulundu.
Yapılan incelemenin ardından baba ve kızının cesetleri, otopsi için Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Tedavisi süren Oğuzhan Kılıç'ın da durumunun ağır olduğu bildirildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------------
Devrilen otomobil
- Kaza yerinden görüntüler
Haber: Taha AYHAN-Kamera: MALATYA-
21 MB
================
2 - Engelli otomobili kundaklanan çiftin gözyaşları
ADANA'da, 25 yıllık emeklilik tazminatıyla vergi indiriminden faydalanarak, satın aldığı engelli plakalı otomobili kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce benzin dökülerek, yakılan Celal Seba (52), aracın başında eşiyle birlikte gözyaşı döktü. Tekerlekli sandalyeye bağlı yaşayan Seba, otomobili yakan kişi ya da kişilerin bulunması için yardım istedi.
Olay, önceki gün gece saatlerinde, Yüreğir ilçesine bağlı Atakent Mahallesi'nde meydana geldi. Celal Seba, henüz 1 yaşındayken, geçirdiği çocuk felci nedeniyle tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamaya başladı. Seba'nın 5 yıl önce vergi indiriminden faydalanarak, satın aldığı 01 CEC 75 engelli plakalı otomobili, oturduğu apartmanın önünde park halindeyken kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce benzin dökülerek, yakıldı. Alevler, komşuların yardımıyla söndürülürken, otomobilin ön ve arka tarafında hasar meydana geldi.
'ELİM AYAĞIM ARABAMDI'
Çimento fabrikasında 25 yıllık çalışması sonucu hak ettiği emekli tazminatıyla otomobili satın aldığını belirten Celal Seba, aracın kaskosunun olmadığını söyledi. Seba, "Gece otoparkta bağrış çağrış oldu. Bir pazarcı söyledi, komşular yardım etti söndürürken. Dostum, düşmanım yok. Arabamın kaskosu olmadığı için hiçbir haktan faydalanamıyorum. 15 bin lira civarında masraf çıkıyor. Maaşımı çekmeye, düğüne, cenazeye ve hastaneye gidiyordum. Elim ayağım arabamdı. 5 tane çocuğum var. Açık kalp ameliyatı oldum. Arabamın yapılması için devlet büyüklerinden yardım istiyorum. Aracım LPG'li. Söndürülmese tüm arabalar havaya uçardı" diye konuştu.
Otomobilinin başında üzüntüyle bekleyen Celal Seba, uzun süre araca bakarak, gözyaşı döktü.
'30 SENE SAKAT AYAĞIYLA ÇALIŞTI'
Celal Seba'nın eşi Leyla Seba ise "Yakan kimse, lütfen bulsunlar. Beyim sakat. Hastaneye gidiyordu. 30 sene sakat ayağıyla çalıştı. Ekmeğimizden, boğazımızdan ettik o parayı" dedi.
Öte yandan Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca otomobilin yakılmasıyla ilgili soruşturma başlatıldı.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Yanan araçtan genel ve detay görüntü
Araç sahibi engellinin konuşması
Aracın yanma anı
Engelli vatandaş ile röp.
Araçtan detaylar
Eşinin konuşması
Engelli vatandaşın aracının yanında görüntüleri
Haber: Nuri PİR-Kamera: Akif ÖZDEMİR/ADANA,
SÜRE: 03'38" BOYUT: 222 MB
==============
3 - Ege'nin iki yakasını buluşturan pazar
BALIKESİR'in Ayvalık ilçesinin tarihi sokaklarına kurulan Perşembe Pazarı, ucuz fiyat ve ürün çeşitliliği açısından sadece ilçe halkının değil, Ege'nin karşı yakasındaki Yunanistan'ın Lesvos Adası'nın Midilli kentinde yaşayanların da uğrak yeri. Pazarın müdavimleri Yunan vatandaşları, sadece alışveriş yapmakla kalmıyor, ilçe halkıyla yeni dostluklar da kuruyor.
Balıkesir'in, 24 adası ile Türkiye'nin en büyük Tabiat Parkına sahip Ayvalık ilçesi, 200 yıllık tarihi evleri, uzun kumsalları, zeytin ve zeytinyağı kadar, yaklaşık bir asırdan bu yana haftada bir kez kurulan Perşembe Pazarı ile de öne çıkıyor. Hamdibey, Vehbibey-Fevzipaşa ile Hayrettin Paşa mahallelerinde kurulan ve adını kurulduğu günden alan Perşembe Pazarı, Arnavut kaldırımlı tarihi sokaklar ile bütünleşiyor. İlçe halkının büyük rağbet gösterdiği pazarda, fiyat indirimi için pazarlıklar yapılıyor, tezgahlardan esnafın sesi yükseliyor.
İlçenin tarihi sokaklarına kurulan pazara, Yunanistan'ın Lesvos Adası'nın Midilli kentinde yaşayanlar da rağbet gösteriyor. Midilli'den Ayvalık'a gemi gelince, pazarda adım atacak yer kalmıyor. Sabahın erken saatlerinde ilçeye gelen Midilli halkı, yiyecekten içeceğe, giyecekten aksesuara tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Dar sokaklardaki tezgahların başında, Yunan vatandaşlarıyla esnaf arasında sıkı pazarlıklar yapılıyor. Yunan vatandaşları, yanlarında getirdikleri boş valizleri doldurup geldikleri gibi yine gemiyle evlerine dönüyor. Midilli halkının yaptığı alışveriş, esnafı memnun ediyor.
PERŞEMBE PAZARI İKİ KÜLTÜRÜ KAYNAŞTIRIYOR
Yunan halkının Perşembe Pazarı için ilçeye gelmesi, yeni dostluklar, yeni tanışıklar da ortaya çıkarıyor. Pazarın, 1923-24 yıllarında gerçekleşen mübadele sonrası ilçeye yerleşenlerce başlatıldığı ve o tarihlerden bugüne kesintisiz sürdüğü biliniyor. Edremit Körfezinin en büyük pazarı unvanını hala koruyan Perşembe Pazarı, 1990'lı yıllardan sonra her geçen gün gelişen olanak ve çeşidiyle 4 bin metre karelik alanda hizmet veriyor.
ESNAF HEM ALIŞVERİŞTEN, HEM DE DOSTLUKLARDAN MEMNUN
Pazar esnafından Naibe Çelebi, Midilli'den gelen Yunan vatandaşlarının sadece alışveriş yapmadıklarını, aynı zamanda Ege'nin iki kıyısında yaşayan insanlar arasında da köprü oluşturduklarını söyledi. Çelebi, "Yunanlar geliyor Midilli'den, bolca alışveriş yapıyorlar, bizi ihya ediyorlar. En çok giyim ve hediyelik eşya alıyorlar. Daha çok buradan toptan alıp orada satıyorlar. Birkaç boş valizle gelip, alışveriş yapıyorlar. Bunun ötesinde beyaz eşya, koltuk takımları alıyorlar. Burada daha çok seçenek sunulduğu ve orada pazar olmadığı için seviyor ve tercih ediyorlar. Bizi sevindiriyorlar, güzel dostluklar kuruyoruz" dedi.
Esnaf Şaban Çalışkan ise, Yunan vatandaşlarının alışverişe gelmelerinin kendilerini mutlu ettiğini belirterek, "Son dönemde biraz eksikliklerini hissediyoruz, ama onların buradan vazgeçmeleri zor. Çünkü bizim onları sevdiğimiz gibi, onlar da Türk halkını seviyor. Biz onlardan memnunuz. Onlar olmadı mı da zor gelir bize. Çünkü kendilerini her hafta görmeye alıştık. İyi dostluklarımız oluştu" diye konuştu.
Pazara gelen midilli halkı da iki halkın kültürünün birbirine çok yakın olduğunu ifade ederek, hem alışveriş yapmaktan, hem de dostluklardan memnun olduklarını kaydetti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Pazardan genel ve detay görüntüler.
Yunanlıların esnafla pazarlık yapması.
Yunanlı müşteriler ile röpler.
Esnaf Şaban Çalışkan ile röp.
Esnaf Naibe Çelebi ile röp.
Haber-Kamera: Kadri KAYA/AYVALIK (Balıkesir),
============
4 - Pascal Nouma: Dünya Kupası'nı takip etmiyorum
PASCAL Nouma, futbolu bıraktıktan sonra müziğe başladığını ve DJ performansı sunduğunu belirterek, "Dünya Kupası'nı takip etmiyorum. Çok işim var. Fransa'yı destekliyorum" dedi.
Beşiktaş'ın eski futbolcusu Pascal Nouma, Antalya'nın Manavgat ilçesindeki bir otelde yerli ve yabancı tatilcilere DJ performansı sergiledi. "Pascal Nouma'yla 4 mevsim parti" adlı etkinlikte çaldığı birbirinden hareketli parçalarla tatilcileri coşturan Nouma, tatilcilerin uzattığı cep telefonlarıyla sıkça özçekim yaptı. Pascal Nouma'nın 90 dakika süren şovu sırasında tatilcilerin üzerine yapay kar yağdırıldı.
'ÇOK FAZLA DJ PERFORMANSI İŞİM VAR'
Etkinlikten önce gazetecilere açıklamalarda bulunan Pascal Nouma, bir soru üzerine yaz mevsiminin başladığını hatırlatarak, "Dünya Kupası'nı takip etmiyorum. Takımların durumunu gerçekten bilmiyorum. Çok işim var şimdi. Yaz başladı, benim çok fazla DJ performansı işim var. O yüzden Dünya Kupası'nı takip etmiyorum. Tabii ki ben Fransız'ım. Türkiye de Dünya Kupası'na katılmıyor. Fransa'yı destekliyorum" dedi.
'MÜZİK FUTBOLA GÖRE DAHA KOLAY'
Futbolu bıraktıktan sonra kariyerine müzikle devam ettiğini kaydeden Pascal Nouma, "Benim için şu anda müzik futboldan daha önemli. 32- 33 yaşında futbolu bıraktığımdan bu yana uzun zamandır müziğin içindeyim. Müziği çok seviyorum. Neden bilmiyorum ama öyle. Eğlenceli DJ performans yapıyorum. Futbol benim için genetik gibi. Babam eski futbolcu, ben futbolcuyum, şimdi de oğlum futbola başlıyor. Ama müzik futbola göre daha kolay" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
Sahneden görüntü
Pascal Nouma'nın açıklaması
Etkinlikten detay görüntüler
HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/MANAVGAT (Antalya),
448 MB /// 04.00"
=====================
5 - 80 yıldır bakır tepside tel kadayıf üretiyorlar
VAN'ın Erciş ilçesinde yaşayan Yakup Nalçakar (50), babasından öğrendiği bakır tepside tel kadayıf üretimini sürdürüyor. Aile olarak 80 yıldır geleneksel yöntemlerle tel kadayıf üretmeye devam ettiklerini anlatan Nalçakar, teknoljiye direndiklerini ve sonraki nesillere de bu mesleği öğrettiğini söyledi.
Erciş'in Özdemirhanoğlu Caddesi üzerinde bulunan tek katlı toprak damlı dükkanda 80 yıldır bakır tepside tel kadayıf üretiliyor. 81 yaşındaki babası ve kardeşi ile birlikte geleneksel yöntemlerle üretim yapan Nalçakar, ilçede ve bölgede biliniyor. Çevre ilerden de yüzlerce müşterisi bulunuyor. Mesleği babasından öğrendiğini belirten Nalçakar, çocuklarına da bakır tepside kadayıf yapmayı öğretmeye çalıştığını ve teknolojiye direndiklerini anlattı.
Geleneksel yöntemlerle bakır tepside yapılan kadayıfın daha sağlıklı olduğunu anlatan Nalçakar, "Geleneksel yöntem olunca insanlar daha çok tercih ediyor ve siparişleri yetiştirmekte sıkıntı yaşıyoruz. Bu yöntemle üretilen kadayıf daha sağlıklı oluyor. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz ve fabrikanın aksine daha yavaş dönen malzeme, tam kıvamında kadayıfa dönüşüyor. Dedemden, babamdan öğrendiğim mesleğimi sürdürmeye de kararlıyım" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Bakır Tepsiye kadayıf dökülmesi
-Nalçakar'ın konuşması
-Müşteri konuşması
-Kadayıf almaya gelenlerden detaylar
Barbaros KUL/ERCİŞ (Van),
==================



















