Büyük Önder Atatürk'ü Anıyoruz

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Gazi Mustafa Kemal'in düşünce sisteminin, idealleri ve ortaya koyduğu ilkeler, ayrıştırıcı bağnaz ve ideolojik çerçeve içine hapsedilmediği sürece bugün de ülkemizin ve milletimizin karşı karşıya kaldığı"...
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Gazi Mustafa Kemal'in düşünce sisteminin, idealleri ve ortaya koyduğu ilkeler, ayrıştırıcı bağnaz ve ideolojik çerçeve içine hapsedilmediği sürece bugün de ülkemizin ve milletimizin karşı karşıya kaldığı sorunların halledilmesinde bizlere ciddi anlamda yol gösterici olacaktır" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Atatürk'ün ölüm yıl dönümü dolayısıyla hükümet adına konuşma yapan Arınç, konuşmasının başında Siirt'teki helikopter kazasına ilişkin bilgi verdi.
Siirt Pervari kırsalında askeri helikopterin, birkaç gündür yağan yoğun yağmurun ardından yoğun sisin içinde dağa çarptığını anımsatan Arınç, acı olayda 3 subay, 4 astsubay, bir uzman çavuş ve 9 uzman erbaşın şehit olduğunu belirtti.
Arınç, kazanın tamamen teknik ve hava şartlarından kaynaklandığını ifade ederek, olayın artık netleştiğini söyledi. Bülent Arınç, şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diledi.
Büyük Atatürk'ü vefatının 74. yıl dönümünde minnet ve şükran duygularıyla andıklarını dile getiren Arınç, bağımsızlık savaşında Atatürk ile birlikte mücadele vererek, toprağa düşen tüm şehitlere rahmet diledi. Arınç, gaziler ve hayatta kalanlara şükranlarını sunarak, sağlık ve afiyet de diledi.
Bülent Arınç; Atatürk'ün, kararlılığı, sahip olduğu sağlam irade gücü ve yenilikçi kişiliğiyle Türk ve dünya tarihinde yer alan müstesna bir lider olduğunun altını çizdi.
-"Milletine güveni tamdır"-
Atatürk'ün, Birinci Dünya ve Kurtuluş savaşlarında gösterdiği askeri yetenekleriyle büyük bir komutan, Birinci Dünya Savaşı sonrasında dağılmanın eşiğindeki bir milleti, tam bağımsızlık ve kardeşlik duygularıyla yeniden bir araya getirmeyi başaran siyasi dehaya sahip devlet adamı olduğunu belirten Arınç, şunları söyledi:
"Kurtuluş Savaşı'nın sıkıntılı günlerinde, savaşların yorgun düşürdüğü bir milleti, her taraftan işgal edilmiş bir vatanı, dağıtılan bir orduyu toplamış, bağımsızlık mücadelesini Anadolu'da başlatmıştır. Atatürk'ün başarılarında, taşıdığı bu müstesna özelliklerinin yanında Türk milletine olan güven ve inancı da büyük rol oynamıştır. Onun milletine güveni tamdır. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak bastığında elinde hiçbir maddi kuvvet bulunmuyordu. Kendi ifadeleriyle, yalnız yüksek ve manevi kuvvet vardı, o kuvvet milletin ta kendisiydi.
Gazi Mustafa Kemal, bağımsızlık aşkıyla, dağılan cihanşümul bir devletin yerine kuvvetini milletinden alan yeni bir devlet kurdu. Bu yıl 89. kuruluş yıl dönümünü kutladığımız cumhuriyetimiz, elbette onun millete armağan ettiği en büyük eseridir.
Her fani gibi o da ebedi aleme intikal etmiştir. Atatürk; 'Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız' sözüyle, bizlere millet olarak, en büyük eseri Cumhuriyet'e sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor."
-Atatürk'ün bilim ve akla verdiği önem-
Arınç, Atatürk'ün en belirgin özelliklerinden birinin de fikir adamı olma niteliği olduğuna işaret ederek, Atatürk'ün fikirlerinin özünü oluşturan temel felsefenin, her türlü dogmatik unsurdan arınmış akılcı dünya görüşü olduğunu söyledi.
Atatürk'ün, bilim ve akla verdiği önemi sıklıkla belirttiğini, problemler karşısında ilmin ışığında çözüm yolları aramayı tavsiye ettiğini anlatan Arınç, şunları kaydetti:
"Ülke gerçeklerinden kaynaklanan sorunlar karşısında aklın ve ilmin rehberliğini kabul eden bu çağdaş görüş, milletimizi daima iyiye, doğruya ve yararlıya yöneltmiştir. Yeni sınırlarımız içinde millet egemenliğine dayalı bağımsız bir devlet olarak varlığımızı sürdürebilmemiz, ülkenin milletiyle bölünmez bütünlüğü sağlanarak, birlik ve beraberlik içinde çalışmakla mümkündür. Atatürk'ün ilke ve düşünce yapısının temeli, millet iradesinin egemen olmasına dayalıdır. Sözde değil, özde demokrasiyi yerleştirmek ve yaşatmak, Cumhuriyetin temel hedefidir. Demokrasi devlet hayatında egemen olmadıkça hukukun üstünlüğünden bahsetmek de mümkün değildir."
Bağımsızlığın, devletin dünya milletleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlayacağını vurgulayan Arınç, kendi ayakları üzerinde durmayı başarabilen devletlerin, ancak bağımsızlıklarını sürdürebileceğini söyledi. Arınç, bunun da üreten, insanlığa emeğiyle katkı sağlayan insanların yetişmesiyle mümkün olacağını belirtti.
"Bilgi güçtür" diyen Arınç, bir milletin, bildiği bilgi oranında güç sahibi olduğunu ifade etti. Bir ülkenin uluslararası arenada sözünün dinlenebilir ve dünya siyasetine yön verebilir olmasının bu güce bağlı olduğunu dile getiren Arınç, bu gücün aynı zamanda sosyal barışın ve iç istikrarın sigortası olduğunu söyledi.
-"Geleceğin teminatı nesiller..."-
Tarihin bilgi üreten, ürettiği bilgiyi hayata aktaran milletlerin büyük medeniyetler kurduğuna tanıklık ettiğini ifade eden Arınç, şöyle devam etti:
"Atatürk Osmanlı devletinin yıkılışına tanıklık eden bir lider olarak, yeni Türkiye devletinin temellerini atmıştır. İlerlemek için toplumun her kesiminin aynı hedefe yönelmesi gerektiğini görmüştür. Gazi Mustafa Kemal'in düşünce sisteminin, idealleri ve ortaya koyduğu ilkeler, ayrıştırıcı bağnaz ve ideolojik çerçeve içine hapsedilmediği sürece bugün de ülkemizin ve milletimizin karşı karşıya kaldığı sorunların halledilmesinde bizlere ciddi anlamda yol gösterici olacaktır.
İlkelerinin belirlediği reçeteye bakarsak Gazi Mustafa Kemal'in asıl hareket noktasının birey olduğunu görürüz. İnsana yapılan yatırım geleceği garanti eder. Dünyayı takip edebilen, olayları doğru okuyan, çağın modern teknikleriyle yetişen, milli ve manevi değerlerimize bağlı nesiller, ancak geleceğimizin teminatı olabilir.
Bütün gayret ve amacımız, Atatürk'ün eserlerine ve aziz hatırasına sahip çıkmaktır. Bizler, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar kalmasının azmi ve gayreti içindeyiz. Cumhuriyetimiz'in değerleri, aynı zamanda milletimizin değerleridir. Elde ettiğimiz kazanımlarla devlet ve millet olarak parlak bir geleceğe gururla bakıyoruz. Ülkemizin milletler topluluğu içinde kazandığı itibar ve onurlu yer, bu kazanımların açık göstergesidir.
Bilimde, sanatta, siyasette, kültürde, ekonomide ülkemizin elde ettiği başarılar ve edecekleriyle Atatürk'ün hayal ettiği hedeflere ulaşacağız. Kurumlarımız ve bir bütün halinde devletimiz, yürütmekte oldukları hizmet ve faaliyetleri bu doğrultuda artırıp geliştirerek sürdürmektedir ve bundan sonra da sürdürecektir."
Muhabir: Ali Hakan Der
Yayıncı: Kudret Topçu - TBMM
















