BM'nin 80. Yılında Reform Çağrıları ve Başarılar

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Birleşmiş Milletler, 80. kuruluş yılı dolayısıyla yaptığı toplantıda, BM Güvenlik Konseyi üyeleri, BM'nin geçmiş başarıları ve başarısızlıklarını değerlendirirken, reform ihtiyaçlarını vurguladılar. Rusya ve İngiltere'nin temsilcileri arasındaki tartışmalar dikkat çekti.

BİRLEŞMİŞ Birleşmiş Milletlerin (BM) 80. kuruluş yılı dolayısıyla BM Güvenlik Konseyi (BMGK) oturumunda üye ülkelerin birçoğu, Konseyin reformu çağrılarını yinelerken, BM'nin 80 yıllık sürecinde başarı ve başarısızlıklarını da masaya yatırdı.

BMGK, BM'nin kuruluşunun 80. yılında "BM: Geleceğe Bakış" başlığı altında toplandı.

BMGK dönem başkanı olarak ilk sözü alan Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, BM'nin, hiçbir devletin "hakimiyetine" öncelik vermeden, eşitlik ve adalet temeli üzerine kurulduğunu belirterek, "BM, son 80 yılda hem başarılara hem de başarısızlıklara hem inişlere hem de çıkışlara tanık oldu." dedi.

Nebenzia, "Bize göre en büyük hayal kırıklığı, BM gündemindeki belki de en eski sorun olan Filistin meselesidir. Tüm çabalara rağmen bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını, Filistinli mültecilerin geri dönmesini ve uzun süredir acı çekilen bu topraklarda barışın sağlanmasını henüz başaramadık." ifadesini kullandı.

Batı'nın dünyayı "biz ve onlar, demokrasiler ve otokrasiler, seçilmişler ve dayattıkları düzeni ihlal edenler" olarak ikiye böldüğünü savunan Nebenzia, "Sonuç olarak ne yazık ki BM Şartı'nda yer alan ilkelerin çoğu yalnızca kağıt üzerinde kaldı. Batı, yeni çatışmalara ve istikrarsızlığa yol açan bu yaklaşımlardan bugüne kadar vazgeçmedi." dedi.

Nebenzia, BM Şartı'nın ve diğer uluslararası hukuk normlarının ihlallerinin BM'nin rolünü doğrudan etkilediğine, otoritesi ve meşruiyetinin defalarca sınandığına işaret ederek, "Uluslararası durumun daha da kötüleşmesini önlemek ortak sorumluluğumuzdur." diye konuştu.

İngiltere : Hem daimi hem de geçici üyelik reformunu destekliyoruz

İngiltere'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı James Kariuki, Rusya'nın "kendisini BM Şartı'nın savunucusu olarak konumlandırmasının ikiyüzlülük" olduğunu belirterek, "Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve çok çeşitli devletleri hedef alan kötü niyetli faaliyetleri, bugün kutlamaya çalıştığı tüzüğe bağlılığı konusunda ciddi endişeler uyandırıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Rusya'nın, devletlerin egemen eşitliği ilkelerine saygısızlık etme ve başka bir devletin toprak bütünlüğüne karşı güç kullanma yasağını açıkça ihlal ettiği eleştirisinde bulunan Kariuki, uluslararası barış ve güvenliği savunan BMGK platformuyla da alay ettiğini öne sürdü.

Kariuki, BMGK'nin bugünün dünyasını daha iyi temsil edecek şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğine inandıklarını belirterek, "Hem daimi hem de geçici üyelik reformunu destekliyoruz. Bu, Afrika için daimi üyeliğin yanı sıra Almanya, Japonya, Hindistan ve Brezilya için de daimi üyelikleri içeriyor." dedi.

Çin'in BM Büyükelçisi Fu Cong, BM'nin "kararlı şekilde" kendini dönüştürmesi, modası geçmiş uygulamaları kaldırarak yerleşik sorunları ele alması ve zamanın ihtiyaçlarına uyum sağlaması gerektiğini söyledi.

Cong, "Çin, BM'nin yüce ideallerini desteklemek için tüm ülkelerle birlikte çalışmaya hazırdır. BM'nin merkezde olduğu uluslararası sistemi korumak ve uluslararası hukuka dayalı uluslararası düzeni sürdürmek için kararlı şekilde duralım." çağrısında bulundu.

"Veto nedeniyle yaşanan büyük acıları hafifletmek için çoğu zaman harekete geçemedik"

BMGK'nin geçici üyelerinden Danimarka'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Sandra Jensen Landi, son yıllarda kurumun amaç ve ilkelerinin "daha önce hiç olmadığı kadar kökten sarsıldığını" belirterek, özellikle kitlesel zulüm dönemlerinde veto kullanımının kısıtlanması gerektiğini vurguladı.

Landi, "Vetolar nedeniyle yaşanan büyük acıları hafifletmek için çoğu zaman harekete geçemedik. Vetonun, zulüm suçlarını önlemek ve sona erdirmek için atılan adımların önünde asla engel olmamasını sağlamalıyız." diye konuştu.

Gazze, Ukrayna ve Sudan'da devam eden çatışmaları "insanlığın lekesi" olarak nitelendiren Landi, Konseyin bu tür acıları durduramamasını "yetki alanına yönelik ağır bir suçlama" olarak nitelendirdi.

Guyana BM Daimi Temsilcisi Carolyn Rodrigues-Birkett de Konseyin "uluslararası barış ve güvenliği koruma konusundaki kutsal sorumluluğunda giderek daha fazla başarısızlığa uğradığı" değerlendirmesinde bulundu.

Rodrigues-Birkett, ülkesinin Afrika, Latin Amerika ve Karayipler bölgesi için daimi temsilcilik de dahil olmak üzere "hem daimi hem de daimi olmayan üyelik kategorilerinde" genişlemeye verdiği desteği yineledi.

Cezayir'in BM Temsilcisi Amar Bendjama da BM'nin "evrensel ve kapsayıcı" bir platform olarak kalması gerektiğine işaret ederek, "Cezayir, Konseyin hem yapısı hem de çalışma yöntemleri açısından daha fazla temsiliyet, şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlamak için reform yapılması gerektiğine kesinlikle inanıyor." dedi.

Kaynak: AA / Islam Doğru