ABD Karayipler'de Uyuşturucu Operasyonları Kapsamında Saldırı Düzenledi
ABD'nin Karayipler'de uyuşturucu taşıdığı iddiasıyla bir tekneye düzenlediği saldırının ardından hayatta kalanlar yakalandı. Saldırıda kurtulanların hukuki durumu belirsizliğini koruyor. Operasyon, Başkan Trump'ın talimatıyla devam eden uyuşturucu kartellerine yönelik mücadelenin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
ABD'nin, Karayipler'de uyuşturucu taşıdığı iddiasıyla bir tekneye düzenlediği saldırının ardından hayatta kalanları yakaladığı bildirildi.
AP'ye konuşan ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, uluslararası sularda hedef alınan tekneden kurtulan kişilerin güvenlik güçlerince yakalandığını açıkladı.
Yetkili, Başkan Donald Trump döneminde ağustostan bu yana bölgede düzenlenen ölümcül operasyonlarda ilk kez bir saldırıdan kurtulanların yakalandığını ifade etti.
Yetkili ayrıca, ABD'nin bu son saldırıyla Karayipler bölgesindeki tekneleri altıncı kez hedef aldığını ve bu operasyonlarda en az 28 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
ABD medyasında yer alan yorumlarda ise ordunun havaya uçurduğu tekneden kurtulan kişilerin belirsiz bir hukuki durumla karşı karşıya oldukları belirtildi.
Kurtulanların savaş esiri mi yoksa ceza davası sanığı olarak mı değerlendirileceğinin henüz netleşmediğine dikkati çekildi.
Karayipler'deki hareketlilik
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce imzaladığı kararnameyle Latin Amerika kökenli uyuşturucu kartelleriyle yerinde mücadele gerekçesiyle ordunun daha fazla ve etkin kullanılması talimatını vermişti.
ABD, bu bağlamda ağustos sonlarında Venezuela açıklarına bir denizaltı ile savaş gemilerinden oluşan bir deniz gücü göndermiş, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de ABD ordusunun, Venezuela'da rejim değişikliği dahil operasyonlara hazır olduğunu söylemişti.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, buna karşılık ülkede 4,5 milyon milis gücünü seferber ettiğini ve herhangi bir saldırıyı püskürtmeye hazır olduğunu açıklamıştı.
Öte yandan, ABD'nin Venezuela açıklarında bazı tekneleri "uyuşturucu kaçakçılığı" gerekçesiyle hedef almaya devam etmesi hem Venezuela yönetimi hem de uluslararası kamuoyunda eleştirilere neden olmuş, yapılan saldırıların "uluslararası hukuka aykırı olduğu" ifade edilmişti.






