Haber Tarihi: 21 Aralık 2011 Çarşamba Saat 17:20
Anadolu Ajansı  [3207057]

Gümüşhane'de "Küreselleşmenin Sosyal Yapısı"Konferansı Düzenlendi


Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Kurulu Başkanı Yrd.Doç.Dr."Kendi bahçesinde bir kuru dalı bile olmayan Fransa, başkasının bahçesinde ağaç olmaya çalışmaktadır" dedi.

Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hilmi Yayla,

"Kendi bahçesinde bir kuru dalı bile olmayan Fransa, başkasının bahçesinde ağaç olmaya çalışmaktadır" dedi.

Yayla, Gümüşhane Üniversitesi'nin, Sağlık Yüksekokulu Çok Amaçlı Salonunda düzenlediği "Küreselleşmenin Sosyal Yapısı" konferansında konuştu. Fransa'nın sömürgeci bir ülke olduğunu, sömürebildiği ülkeleri sömürdüğünü, sömüremediği ülkeler üzerinde ise Oyunlar oynadığını belirten Yayla, şunları söyledi:

"Fransa, Ermeni Soy Kıyımını sürekli gündeme getirerek milletler arasındaki uyuşmazlıkları daha fazla açmaya çalışmaktadır. Kendi menfaati uğruna milletler arasındaki anlaşmazlıkları kullanarak, dünyaya hükmetmeye çalışanlara artık yanlış yolda olduklarını ifade etmek gerekir. Toplumların arasını açmasını sağlayıp daha sonra toplumlara hükmetmenin modası geçmiştir. 19 yüzyıldan kalma iktidar Oyunları ile ne avro bölgesinin ekonomik sorunları çözülebilir ne Afrika'daki açlık engellenebilir, ne de milyarlarca insanın yoksulluk mücadelesine çözüm sağlanabilir. Yeni yüzyılda ve yeni dünya düzeninde bölgesel ve küresel aktör olabilmek ve küresel anlamda hükmedebilmek için dünya toplumlarının kalkındırılmasına, dünyadaki sorunun çözümüne ve dünya toplumlarının ekonomik ve sosyal hedeflerinin sağlanmasına katkı koymak gerekmektedir."

Kendi bahçesinde bir kuru dalı bile olmayan Fransa'nın, başkasının bahçesinde ağaç olmaya çalıştığını ifade eden Yayla, şöyle konuştu:

"Dünya coğrafyasının yarısından fazlasını sömürgeleştirmiş olan Fransa, acaba bu coğrafyalarda refahın artışına katkı sağlamış mıdır. Bu coğrafyalardaki toplumların zenginleşmesine katkı sağlamış mıdır. Yoksa bu coğrafyalarda zorla kendi dilini, zorla kendi kültürünü kabul ettirerek o toplumların yerel kültürlerinin yok olmasına tanık olmuş ve diğer yandan da bu ülkelerin kaynaklarını kendi ülkesine taşımıştır. Sömürgeciliğini kaybetmek istemeyen Fransa, bağımsızlık mücadelesi veren Cezayir ve Vietnam gibi ülkelerde bin yıllardır dost olarak yaşayan iki kavim Türkler ve Ermeniler'in arasının açılmasına çaba sarf etmektedir. Türkler ve Ermeniler arasına kalıcı uyuşmazlık tohumları ekerek menfaat sağlamaya çalışan Fransız Parlamentosuna sömürgecilerin korkulu rüyası Mustafa Kemal Atatürk'ün 'yurtta barış, dünyada barış' sözlerini hatırlatmak istiyorum."

- Gümüşhane

5/10 (1 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12