Gülen Gül, Somurtan Gül
Yeni Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Gül'e Basın Nedense Değerli Eşinin Türbanı Boyutundan Bakmayı Tercih Etti.
Yeni cumhurbaşkanı adayımız Sayın Gül'e basın nedense değerli eşinin türbanı boyutundan bakmayı tercih etti.
Sayın Bayan Gül'ün türbanlı olması önemli bir sembol ve üstünde tartışmaya değer, ama rasyonel yatırımcı açısından ilk tartışmaya açılacak konu bu değil. Piyasalarda risk primini belirlemek için en önemli konu Sn. Gül'ün cumhurbaşkanının açık ve zımni görevlerini layikiyle icra edip etmeyeceği. Açık görevini hepimiz biliyoruz, veto, atama vesaire. Ama bir de "zımni" görevi var, o da atanmışlarla seçişmişler arasında denge kurmak. Sayın Gül'ün 2 yüzü var. Birincisi bu görevi fevkalade ifa etmeye elverişli. Gülen Gül bu. Bir de somurtan Gül var çok yakından tanımadığımız, o karşımıza çıkarsa Türkiye'nin önümüzdeki 7 yılda işi biraz daha zor olacak.
Yeni cumhurbaşkanımızın eşi türbanlı, önemli mi? Semboller daima önemlidir. Bir şeylerin değiştiğini ifade ederler. Mesela, Avrupa Birliği açısından üye yapmaktan kaçındığı, ama ortaklık anlaşmaları ile kendine bağlamaya çalıştığı Ürdün, Suriye ve Fas gibi ülkelerin birinci bayanı başörtüsüz ve sonuna kadar laikken, üye adayı Ankara'da niye türbanlı bir bayanın oturduğu önemlidir. Türkiye'yi üye yapmamak için bir sebeptir, ama açıkça söylenmez. Ehh, açıkça söylenmediği için piyasaları etkilemediğini, zaten genel seçimlere kadar AB ile ilişkilere yatırımcının prim vermediğini varsayarak bu konuyu es geçelim.
Türkiye'de cumhurbaşkanının iki işlevi var. İlki lise Yurttaşlık Bilgisi kitaplarında öğretilen atama temsil etme, vs yetkisi. İkincisi hiç bir yerde yazılmayan, ama hepimizin bildiği atanmışlarla seçilmişler arasında dengeyi kurmak. Sosyolojik olarak Türkiye'nin değiştiğini, artık atanmışların seçilmişlere hükmetme ya da itiraz etme gücünün kalmadığını yüzünüz kızarıp boğazınız şişene kadar iddia edebilirsiniz. Ama o gücün var olduğu bir piyasa donesidir, piyasa bilir ve sorar. İşte bu noktada karşımıza Gülen Gül ve Somurtan Gül çıkıyor. Gülen Gül, hem birinci hem de ikinci işlevi son derece başarıyla götürebilecek bir devlet adamı. Yumuşak karakterli, dinlemeyi seven, uzlaşmacı; çalıştığı tüm kişi ve kurumlara kendini beğendirmiş bir kişi. Somurtan Gül'ü daha az tanıyoruz. Ama, hatırlayalım: Refah Partisi döneminde Türkiye'nin Afganistan'a asker göndermesine karşı çıkan konuşmayı yapan milletvekili. Başbakanlığı döneminde ABD tezkeresi geçmeyen kişi. Çok değerli eşi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde türban yüzünden yüksek öğretim hakkının elinden alındığını iddia eden kişi. Kimilerine göre Dışişleri Bakanlığı'nda laik diplomatların tasfiyesini emreden kişi.
Gülen Gül Türkiye için gerçek bir kazanç olur. Önümüzdeki zor günlerde kurumlar arası kavgayı bitirir. Somurtan Gül ise gerçek bir ayak bağı olur Türkiye'ye... Zaten gittikçe azalan enerjimizin dış tehditlere değil birbirimizle uğraşmaya sarf edilmesine sebep olur. Hele bir de AKP yeniden tek başına iktidar olursa, Somurtan Gül sorunları iyice ağırlaştırabilir. Hangi Gül'ün cumhurbaşkanlığının öne çıkacağı hemen belli olacak. Yüksek mahkeme atamaları, Yüksek Askeri Şura kararlarına verilen tepki ilk sınavlar arasında. Biliyorum, piyasalar şu anda tamamen Wall Street'e hülyalanmış, bu konuları pek kafaya takmıyor, ama bu gelişmekte olan piyasalar rallisi rekor olacak bir dördüncü yılını doldurmak üzere. Sayın Gül ise 7 yıl bizimle olacak.









