Genel Kurulda Gerginlik
AK Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik, Demokratik Açılımın Terörle Mücadeleden Vazgeçmek Anlamına Gelmediğini İfade Ederek, 'Terör Var Olduğu Sürece Devletin Silah Bırakması, Operasyonları Durdurması ya da Terörle Mücadeleden Vazgeçmesi Mümkün Değildir' Dedi.
AK Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik, demokratik açılımın terörle mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmediğini ifade ederek, ''Terör var olduğu sürece devletin silah bırakması, operasyonları durdurması ya da terörle mücadeleden vazgeçmesi mümkün değildir'' dedi.
Çelik, BDP'nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde, AK Parti Grubu adına söz aldı.
BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın başına üzücü bir olay geldiğini belirten Çelik, ''geçmiş olsun'' dileğinde bulundu. BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın ''Bir ay geçti. Yeni özür diliyorsunuz'' sözleri üzerine Çelik, özür dilemediğini ifade etti. Çelik, olayın tüm boyutlarıyla açığa çıkmasını temenni ettiklerini kaydetti.
Demokratik açılımın terörle mücadele etmekten vazgeçmek anlamına gelmediğini belirten Çelik, ''Terör var olduğu sürece devletin silah bırakması, operasyonları durdurması ya da terörle mücadeleden vazgeçmesi mümkün değildir'' görüşünü dile getirdi.
Çelik, demokratik açılımın iki esasa dayandığını, birinin Kürt vatandaşların demokratik taleplerinden demokratik ifadelerinin yerine getirilmesi, ikincisinin de terör örgütünün silahsızlandırılması olduğunu kaydetti. Çelik, ''Eğer bunun karşılığında terör örgütü devletin bütünlüğüne karşı silahlı girişimde bulunursa, devlet buna silahlı güçleriyle en sert karşılık verecektir. Bunda hiçbir kuşku yoktur'' dedi.
Çelik, şunları kaydetti:
''Kürt vatandaşlarımızın meşru taleplerini dile getiriyoruz gibi yaparak kendi siyasi organizasyonlarına çıkar sağlamaya çalışanları tabii ki inkar ediyoruz. İnkar edilen şey bu ülkenin vatandaşlarının demokratik talepleri değildir. Kürt vatandaşlarımızın demokratik bir toplumda kültürel açıdan, sosyal açıdan eşitlik taleplerini kendi siyasi organizasyonları için imtiyaza çevirmeye çalışanları tabii ki inkar ediyoruz. Madem demokrasi var o zaman terörle mücadele olmasın diyen bir yapı kesinlikle siyasi parti sıfatını hak edemez. BDP, bir siyasi parti olarak terörle arasına mesafe koymadıkça, terör örgütünün yumuşak gücü gibi davrandığı sürece, bu inkar siyasetinin parçası ve muhatabı olacaktır.''
-''VUVUZELA''-
BDP sıralarından laf atmalar üzerine Çelik, ''Sayın Başkan benim bildiğim kadarıyla vuvuzela denen çalgı Güney Afrika'da var. Bu çalgıya benzer seslerle kürsüye müdahale ediliyor. Lütfen müdahale edin'' dedi.
KCK operasyonlarının ''seçilmiş siyasetçilere karşı yapıldığının'' söylendiğini ifade eden Çelik, ''KCK'nın kendisini bir örgüt olarak konumlandırıp, kendi iradesi ve kararını seçilmiş siyasetçiler üzerinde bir dayatma unsuru olarak kullanmasına ne diyorsunuz? Terör örgütü adına alternatif bir yargı, alternatif bir güvenlik sistemine sahip olan sözde paralel bir devlet gibi davranırken, bunun demokratik meşruiyet içinde yeri var mıdır?'' diye konuştu.
Çelik'in ''Seçilmiş siyasetçilerin tutuklanmasını demokratikleşmeye aykırı buluyoruz diyorsunuz da seçilmiş siyasetçilerin KCK üyeleri önünde esas duruşta ifade vermesine ne diyorsunuz'' sözleri üzerine de BDP sıralarından yoğun tepki gösterildi.
-''TERÖRİST BAŞININ TALİMATI...''-
Anayasa oylamasından 7 gün önce terörist başının anayasa oylamasına katılmayın talimatı verdiğini belirten Çelik, ''Demokratikleşme ve demokratik açılım vatandaşlarımız için yapılmaktadır. Bu yoldan çıkarıp kendisine siyasi imtiyaz elde etmek isteyenlerin hepsine kapalıdır'' diyerek sözlerini tamamladı.
-GERGİNLİK-
Sataşma gerekçesiyle söz alan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, KCK iddianamesinin savcılık tarafından daha yeni mahkemeye verildiğini ve belediye başkanlarının yargılanmadığını belirterek, ''Sen kim oluyorsun da yargıç ve savcı yerine geçiyorsun ve karar veriyorsun. Siz kimsiniz? Yalan söylüyorsunuz. Hatip diyor ki inkarcısınız. Asıl inkarcılık nedir biliyor musunuz: Olmayanları söylemektir. İşiniz gücünüz yalan, dalavere'' diye konuştu.
Kaplan, ''Eğer sizde namus, haysiyet, şeref olsaydı...'' şeklinde konuşmasını sürdürürken Başkanvekili Güldal Mumcu, mikrofonu kapattı.
Bu sırada AK Parti sıralarında yoğun protestolar yükseldi.
Mumcu, konuşmaya devam eden Kaplan'ı yerine davet etti. Kaplan'ın konuşmaya devam etmesi üzerine Mumcu, idare amirlerini göreve davet etti.
TBMM İdare Amiri ve BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Kaplan'ı kürsüden uzaklaştırdı.
-''MECLİS'TEN ÖZÜR DİLİYORUM''-
Mumcu, kürsüden, kimsenin şeref ve haysiyetine laf edilemeyeceğini belirtti. Mumcu, kürsüye çıkan milletvekillerinin, sözcüklerini, düzgün ve temiz bir dille ifade etmesi gerektiğini kaydetti.
''Böyle sahnelerle karşılaştığımız için çok sıkıldım, üzüldüm'' diyen Mumcu, Kaplan'ı özür dilemeye davet etti.
Hasip Kaplan ise doğru bilgi ve dezenformasyon yapılmaması konusunda dürüstlüğe çağırmanın, her milletvekilinin hakkı olduğunu söyledi. Kaplan, ''Sizin milletvekilleriniz dalgıç kıyafetiyle resim çektiriyor, yoksul askerler sınırda ölürken, bize şerefsiz diyor. O şerefsizlere karşı da Sayın Başkan, sizin ve partinizin tavır alması lazım. Yüce Meclisten özür diliyorum. Dezenformasyan yapan hiç kimseden asla özür dilemiyorum'' diye konuştu.
-''ŞEREF, HAYSİYET ÖLÇÜSÜNE VURDUĞUMUZDA...''-
Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan Ömer Çelik, herkesin şahsının, grubunun saygıdeğer olduğunu belirterek, ''Namus, şeref, haysiyet kavramlarını terazinin bu kefesine, bu ülkenin şehitlerine rahmet dilemeyenleri, ettiği yemine sadık olmayanları, terör örgütünün yan organizasyonu gibi davrananları, terör örgütünü kınamaktan imtina edenleri öbür kefeye koyduğunuzda ve şeref, haysiyet ile namus ölçüsüne vurduğumuzda sonucun ne olacağını millete arz ediyorum'' diye konuştu.
-''MİLLETVEKİLİ SAYINIZLA ÇARPIP, İADE EDİYORUM''-
''Sataşma'' gerekçesiyle kürsüye gelen BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız da böyle bir gerginlik yaşanmasından dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
AK Parti'li sıralarından atılan laflara, ''Çeneni kapat'' diye karşılık veren Yıldız, sarf edilmemesi gereken sözlerinin kullanıldığını belirtti.
Yıldız, vatan, millet, Sakarya edebiyatıyla bu toplumun artık yönetilemeyeceğini ifade ederek, ''Partinize mensup bir milletvekili, eski bakanınız, partimize, şahsımıza yönelik sürekli hakaretlerde bulunuyor. Bu hakaretleri, sizin milletvekili sayınızla çarpıp, bütün yetkili organlarınıza iade ediyorum'' görüşünü savundu.
-''MİLLETVEKİLİ OLDUĞUNU ZANNEDEN BİRİLERİ''-
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ise, ''milletvekili olduğunu zanneden birilerinin, küfürler yağdırdığını'' ifade ederek, ''Millete örnek olması gerekenlerin üslubu bu mu?'' diye sordu.
Bozdağ, ''Grup başkanvekiliyim, bu üsluplara nasıl cevap vereceğim diye düşünüyorum, ahlakıma, insanlığıma, terbiyeme, haysiyetime bakıyorum, bu laflara cevap bulamıyorum. Başkanlık Divanının, bu kürsüye gelip milleti aydınlatmak yerine, bu kürsüyü kirletenlere izin vermemesi lazım. Temiz insanlar da burada konuşuyor'' görüşünü dile getirdi.
Kaplan, ayağa kalkarak, Bozdağ'dan özür dilemesini istedi.














