Geçmişle Hesaplaşma Konferansı Başladı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Bürosu Temsilcisi Ulrike Dufner, Demokratik ve Hukuk Düzenine Dayalı Bir Dünya Düzeni Kurabilmek İçin Taraflar Arasında Bir Güven İlişkisi Geliştirilmesi Gerektiğini Belirterek, Tarihin Kara Sayfalarıyla Hesaplaşmadan Demokrasiye Geçmenin Mümkün Olmadığını Söyledi.

-Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Bürosu Temsilcisi Ulrike Dufner, demokratik ve hukuk düzenine dayalı bir dünya düzeni kurabilmek için taraflar arasında bir güven ilişkisi geliştirilmesi gerektiğini belirterek, tarihin kara sayfalarıyla hesaplaşmadan demokrasiye geçmenin mümkün olmadığını söyledi.

-Dufner, derin devlet tartışmalarına değinirken, "Yani devlet yapısının içinde yasalara uymayanlar, Ogün Samast gibi katiller 'kahraman' olarak gösteriliyor. Ancak bir hukuk devleti varsa, hukuki yollarla mücadele etmek gerekir. Bu olaylar devletin kontrolünden çıkarsa, bu mekanizmalar yeterince gelişmemişse veya var olan mekanizmaları uygulamıyorsa, o zaman bir boşluk ortaya çıkar ve hukuk devleti iflas etmeye başlar" diye konuştu.

İSTANBUL (ANKA)–"Geçmişin Yükünden Toplumsal Barış ve Demokrasiye-Uluslararası Geçmişle Hesaplaşma" konulu konferans Bilgi Üniversitesi'nde başladı.

Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Bürosu Temsilcisi Ulrike Dufner, demokratik ve hukuk düzenine dayalı bir dünya düzeni kurabilmek için taraflar arasında bir güven ilişkisi geliştirilmesi gerektiğini belirterek, tarihin kara sayfalarıyla hesaplaşmadan demokrasiye geçmenin mümkün olmadığını söyledi.

Heinrich Böll Stiftung Derneği ve Ankara Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen "Geçmişin Yükünden Toplumsal Barış ve Demokrasiye-Uluslararası Geçmişle Hesaplaşma" konulu konferans, Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu'nda başladı. Konferansa, aralarında Tarık Ziya Ekinci, İHD Genel Başkanı Yusuf Alataş, Yazar Murat Belge, Asrın Hukuk Bürosu Avukatlarından İrfan Dündar, Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yüksel Genç, Yücel Seyman, Sosyolog Pınar Selek, Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, TESEV Yönetim Kurulu Üyesi Osman Kavala'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda yerli ve yabancı konuk katıldı.

"TARİHLE HESAPLAŞMADAN DEMOKRASİYE GEÇMEK MÜMKÜN DEĞİL"

Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Bürosu Temsilcisi Ulrike Dufner, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, tarihle yüzleşme ve hesaplaşmanın sadece Türkiye'nin gündeminde olan bir konu olmadığını belirterek, konunun tüm dünyada gittikçe önem kazandığına dikkat çekti. Dufner, küreselleşmenin ivme kazandığı bir durumda demokratikleşmeyi yerel ve ulusal olarak görmenin mümkün olamayacağını vurgulayarak, 1990'lı yıllarla birlikte küresel değişimle birlikte tarihin de yeni bir boyut kazandığına ifade etti. Demokratik uluslararası ilişkileri geliştirerek kurabilmek için, sömürgeciliğin sonuçları üzerinde durulması gerektiğine dikkat çeken Dufner, "Geçmişte sömürge olanlar, şiddete ve haksızlıklara uğrayanlara yönelik, maddi manevi anlamda nasıl bir tazminat, adalet mekanizması önerilebilir. Bazı ülkelerde tarihte yaşanan zalimce olaylar üzerine konuşmamak tercih edilir. Bu tercihlerin, bazı sebepleri vardır. Eski dramatik olayları bir daha yaşatmamak için bu olaylardan bahsedilmek istenmez. Ya da bu olayların sorumluğu taşınmak istenmediği için bu olaylardan bahsedilmek istenmez. Tarihin karanlık sayfalarının kapatılıp onları unutturmak ve yeni beyaz sayfalara geçilmek istenir" dedi. Demokratik ve hukuk düzenine dayalı bir dünya düzeni kurabilmek için taraflar arasında bir güven ilişkisi geliştirilmesinin önemine işaret eden Dufner, şöyle konuştu:

"Hem militarist zihniyetten kurtulmak için hem de bu ülkede yaşayan insanlar arasında bir güven ve hoşgörü iklimi yaratmak için bu olaylarla hesaplaşmak önem taşımaktadır. Tarihle yüzleşmek hem ülkelerarası hem de ülkeler içinde demokrasi ve hukuka da yardım edebileceği için vazgeçilmez bir unsurdur. Tarihin kara sayfalarıyla hesaplaşmadan demokrasiye geçmek mümkün değildir. Gerçekten tarihle yüzleşmek istiyorsak her iki tarafın uyguladığı insanlık dışı olaylara ve insan haklarına bakmak gerekir. Savaş dönemlerinde militarist zihniyet ön plana çıktığında her iki tarafında da somut insan hakları ihlali yapma tehlikesi vardır. Böylesi bir militarist iklimden kurtulabilmek için demokrat, çoğulcu ve çok kültürlü bir hukuk düzeni için, insanlar arası diyalog ve hoşgörü güven geliştirmek için, her türlü insan hakları ihlalleriyle yüzleşmek gerekir."

DERİN DEVLET

Dufner konuşmasında "derin devlet" tartışmalarını hatırlatarak, bu konuya ilişkinde şu görüşlerini dile getirdi:

"Geçtiğimiz haftalarda derin devlet tartışmaları oldu. Derin devletin hukuk dışı tartışmalardan kaynaklandığı söylendi. Yani devlet yapısının içinde yasalara uymayanlar, Ogün Samast gibi katiller kahraman olarak gösteriliyor. Ancak bir hukuk devleti varsa, hukuki yollarla mücadele etmek gerekir. Bu olaylar devletin kontrolünden çıkarsa, bu mekanizmalar yeterince gelişmemişse veya var olan mekanizmaları uygulamıyorsa, o zaman bir boşluk ortaya çıkar ve hukuk devleti iflas etmeye başlar. O zaman da hukuk devleti yerine özel hukuk devleti anlayışıyla hareket eden duygular ortaya çıkar. Bu nedenle sorumluluğu hukuk devletinin bir temeli olarak belirtmek gerekir. Bu sorumluluk yoksa hukuk devletinin tam olarak gelişmediğini söyleyebiliriz. Örneğin, hukuken işkence yasaksa buna rağmen bir polis merkezinde işkence işleniyorsa ve devlet bu yapılan işkencelerden dolayı sorumluluk kabul etmiyorsa; o zaman devletin hukuk temeli bozulmaya başlamış olur."

Açılış konuşmasının ardından yapılan "Hafıza Konjonktürü: Ulusaldan Toplumsala, Yerelden Küresele" başlıklı oturum başkanı Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Murat Belge, "Daha iyi bir gelecek kurmak istiyorsak bunu kurmanın yolu geçmişle hesaplaşmaktan geçiyor" dedi. (ANKA)

Kaynak: ANKA