Gaün'de 'Türk Müziği' Söyleşisi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Gaziantep Üniversitesi Fen-edebiyat Fakültesi'nde 'Türk Müziği' Konulu Söyleşi Gerçekleştirildi

Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nde 'Türk Müziği' konulu söyleşi gerçekleştirildi.

Ömer Asım Aksoy Konferans Salonu'nda yapılan söyleşiye, Etnomüzikolog Prof. Robert Garfies, Kanuni Prof. Ruhi Ayangil, Neyzen Niyazi Sayın ve Tanburi Necdet Yaşar katıldı.

Gaziantep'te olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Tanburi Necdet Yaşar, 'Çok sevdiğim memleketimde böyle efsanevi isimlerle burada olmak benim için bir övünç meselesi oldu. Sanat her zaman bizim idealimiz oldu. İnanmadığım hiçbir şeye evet demedim. Bunu yaptığım için hiçbir zaman da kaybetmedim. Yetenek, çalışmak elbette ki insanı belirli seviyelere getirir. Ama bunların dışında birşeyler yapabilmek insana her zaman artı kazandırır. Burada sevdiğim dostlarla olmak, benim için çok güzel bir duygu' şeklinde konuştu.

Makam musikisi denildiği zaman bunu çerçeveleyen makam sanatını anlatmak gerektiğine dikkat çeken Prof. Ayangil, ses dünyasının, perdelerin bir anlam mantığı içinde sergilenmesi gerektiğini söyledi.

Makam sanatını en iyi icra eden kişilerin dönemin yöneticileri tarafından ödüllendirildiğini belirten Ayangil, son dönemde Türk musikisinin insanlar üzerinde çok güzel etkiler bıraktığını kaydetti.

Ayangil, 'Akordun bir namus olduğunu, konser verme heyecanının insanda nasıl doruklarda olup, adeta bir ibadet hazırlığı yapar gibi hazırlandığını ben üstadımız Necdet Yaşar'da gördüm. Bu konuda da ondan çok şey öğrendim' dedi.

Ülkelerin müzikleri hakkında araştırmalar yaptığını belirten Etnomüzikolog Prof. Robert Garfies, şunları kaydetti:

'Dünya müziğinde çalışmalar yaparak, müziğin her zaman dünyada var olduğunu öğrendim. Bu bize müziğin insanlar için ne kadar önemli bir şey olduğunu gösteriyor. Müzik insanlar için yemek yemek kadar güzel bir şey. Her ülke birbirinden farklı yemekler yiyor. Bu nedenle insanlar farklı farklı müzikler dinliyorlar. Kültür, insanların yaşadığı sürece neyin iyi olduğuna karar verip çocuklarına aktardıkları şeylerdir. Zamanla yaşanılanlar değiştiği için kültürde değişebilir.'

Tanburi Necdet Yaşar ile olan dostluklarını çok eskiye dayandığını ifade eden Neyzen Niyazi Sayın da, şunları söyledi:

'Necdet Yaşar benim kardeşimdir. Bedenen kardeş olmasak ta biz onunla ruhi bir bağ ile bağlıyız. Biz onunla ezelden bir melodinin içine sıkışmış durumdayız. Ben Necdet'in sanatı hakkında bir şey söyleme gücüne sahip değilim. Musiki ruhun gıdasıdır derler ama ben böyle düşünmüyorum. Bence ruh müziğin gıdasıdır. Çünkü o ruhun içeriği çok önemlidir. Bugün musikimiz biraz sallantı durumunda. İnşallah bu zelzeleyi en kısa zamanda atlatırız.'

Programın sonunda konuşan Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, 'Olağanüstü güzel bir zaman dilimi geçirdik. Beynin coştuğu, gönlün titrediği güzel şeyler işittik. Buradaki üstatlara yürekten teşekkür ediyorum. Üstatlarımız hakikaten konuşurken tevazu ile örgülü güzel şeyler söylediler. Bu toplantıya ev sahipliği yapmaktan dolayı çok mutluyuz' şeklinde konuştu.

Birbirinden değerli üstatları üniversitede ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ruhi Ersoy, 'Türk musikisinin yaşayan üstatlarından Necdet Yaşar'a onur gecesi vesilesiyle burada bulunan onun bir ömür yol arkadaşı olan dostları Gaziantep Üniversitesini teşriflendirdiler. Bu süreçte sanat, musiki, kültür, estetik denildiğinde tüm yüreğiyle yanımızda olan başta Rektörümüz başta olmak üzere bu programın sizlerle buluşmasına katkıda bulunan değerli katılımcılara çok teşekkür ediyoruz' diye konuştu.

(MRT-YLZ) - GAZİANTEP

Kaynak: AA