Garanti Bankası Genel Müdürü Özen: "Frene Basmanın Zamanı Değil"

Garanti Bankası Genel Müdürü Özen: 'Frene Basmanın Zamanı Değil'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, "Marjlar Düşüyorsa Bankaların Bunu Kompanse Etmesi İçin Hacim Yaratmaya İhtiyacı Yani Büyümeye İhtiyacı Var.

Bankacılıkta kar marjlarının düşme sürecinde olduğunu ve 2011'de bu marjların daha da düşeceğine dikkat çeken Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, "Marjlar düşüyorsa bankaların bunu kompanse etmesi için hacim yaratmaya ihtiyacı yani büyümeye ihtiyacı var. Geçerli olan kural bu. Tüm bankalar 2011'de kar marjlarının daha da düşeceğini hesaplayarak bütçelerini bu duruma göre yaptı. TL kredilerinde yüzde 25-30 gibi iddialı büyüme rakamları koydu. Döviz için de yine yüzde 20-25'lik büyüme öngörüyoruz. Mantıklı olan da bu, aksi halde marjlardaki düşmeyi telafi edemeyiz" dedi.

-"KREDİ BÜYÜMESİNDEN KAMU OTORİTESİ RAHATSIZ"-

Türkiye Bankalar Birliği'nin düzenlediği basın toplantısında sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ergun Özen, makro ekonomik dengeler açısından bakıldığında da Hükümetin, Merkez Bankası'nın ve BDDK'nın enflasyon ve cari işlemler üzerinde baskı yapacağı yönündeki kaygıları nedeniyle kredilerdeki büyümeden rahatsız olduklarına işaret ederek, "Bu konuda biz KKDF'nin ve munzam karşılık oranlarının daha da artacağını bekliyoruz. Munzam karşılıklarda kriz öncesi dönemin oranı olan yüzde 6- 6.5'lara geri dönülecek. Daha üstü olur mu göreceğiz? Biz Merkez Bankası'nın bu araçları kullanmasını anlayışla karşılıyoruz. Ancak zamanlama çok önemli" diye konuştu.

-"BÜYÜME KREDİLER SAYESİNDE"-

Türkiye ekonomisinin şu anda iç talep kaynaklı bir büyüme içinde olduğunu ifade eden Özen şöyle devam etti:

"Bu büyümenin de kaynağı banka kredileri. Bu nedenle munzam karşılıklarda ve KKDF'de artışlar göreceğiz. Çıkış Stratejisi'ne baktığımızda da bunu anlıyoruz. Bu nedenle dördüncü çeyrekte böyle bir artış olabilir. Aslında biz bankacılar olarak makro ekonomik dengelerin bozulmasından en fazla zarar gören kesimiz. Çünkü en sonunda gelir yine bizi vurur. Bu nedenle bankacılar makro dengelerin bozulmasını istemez. Ancak bu artışlarda zamanlama önemli. Kredi büyümesi finansal istikrarın sağlanmasında bir tehdit oluşturmamalı."

-"AYAĞIMIZI GAZDAN ÇEKMENİN YA DA FRENE BASMANIN ZAMANI DEĞİL"-

TBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Garanti Bankası Genel Müdürü Özen, Türkiye ekonomisinin iyi bir büyüme süreci içinde olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türkiye'nin büyümeye, bankaların da kredilerini büyütmeye ihtiyacı var. Ayağınızı gazdan çekmenin de frene basmanın da zamanlaması önemli. Eğer tedbirleri erken alırsanız büyüme trendi aşağı doğru gider. Biz tüketici kredilerindeki büyümenin tehdit oluşturduğunu düşünmüyoruz. Isınma başka yerde, 35 milyar TL ile tüketici kredilerinin büyüklüğü ortada, tümünü iptal etseniz bile hiçbir etkisi olmaz. Ekonomini ısınacağı varsa ısınır. Bir sene önce bankalar neden kredi vermiyorsunuz diye eleştiriliyordu. Kredilerin GSMH'ye oranı yüzde 42'lerde. Avrupa ile kıyasladığımızda daha gidilecek çok yol var. Eğer 20-30 bin dolar kişi başı gelir, 2-3 trilyon dolar GSMH büyüklüğü istiyorsak kredilerdeki büyümenin sürmesi lazım. Biz makro riskleri görüyoruz, bankacılıkta yeni köpükler olmasın istiyoruz. Bunu önleyecek araçlarda mutabıkız, ancak tedbirlerde aşırıya kaçılmamalı. Zamanlama ve dozaj çok önemli."

-"FİNANSAL İSTİKRARDA SÖZ SAHİBİ KİM OLACAK TARTIŞMASI VAR"-

Toplantıda Merkez Bankası'nın son dönemde finansal istikrarın sağlanmasına özel bir vurgu yaptığı yönündeki bir soruyu yanıtlayan Özen, "Aslına bu soru krizin nedenlerini açıklayan bir soru. Çünkü küresel krizde negatif reel faiz ve inanılmaz düzeyde bol likiditenin varlığı önem taşıdı. Bu nedenle Merkez bankaları daha fazla otorite talep ediyor. Türkiye'de de durum bu. Merkez Bankaları finansal istikrarın sağlanmasında daha fazla elinde enstrüman olsun istiyor. Örneğin sermaye yeterlilik rasyosunu Türkiye'de BDDK belirliyor. Nitekim bu kapsamda da BDDK yüzde 12 ile yasal sınırın çok üzerinde bir oran koydu ve çok da iyi yaptı. Merkez Bankası kamu otoritesinin sadece denetimle sorumlu olmasını ve finansal istikrarın sağlanması için gerekli tüm araçların kendi elinde olmasını istiyor. Yurtdışında da olduğu gibi bankaları sermaye yeterlilik rasyosunu da ben belirleyeyim görüşünü benimsiyor. Bence tüm bu tartışmaların kaynağında finansal istikrarın sağlanmasında söz sahibi kim olacak konusu var ve bu tartışma da yeni dönemde açılacak görünüyor" dedi.(ANKA)

(NÇ/ÖMR)

Kaynak: ANKA