Futbol Sahalarında Yaşanan Şiddet

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Yard. Doç. Dr. Ahmet Talimciler, Türkiye'de polisin taraftarlar karşısındaki tutumunun diğer toplumsal olaylardaki davranışlarından çok farklı olduğunu söyledi.

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yard. Doç. Dr. Ahmet Talimciler, Türkiye'de polisin taraftarlar karşısındaki tutumunun diğer toplumsal olaylardaki davranışlarından çok farklı olduğunu söyledi.

Spor Toto Süper Lig'de iptal edilen Bursaspor-Beşiktaş maçı sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili soruları cevaplandıran Talimciler, ilk yarıda Fiyapı İnönü Stadı'nda oynanan ve bir takım olayların yaşandığı Beşiktaş-Bursaspor maçını izlediğini, yaşanan olayları ve atmosferi yakından bildiğini belirtti.

Türkiye'de bazı olayların sıradan hale gelmeye başladığını, deprem, trafik kazaları gibi olguların yanında futbol sahalarındaki şiddette yönelik bir kanıksanmanın ve boşvermişliğin yaşandığını ifade eden Talimciler, Bursaspor-Beşiktaş maçında siyah beyazlı ekibin taraftarlarının müsabakayı izleyebileceğinin açıkladığını, ancak yeterli tedbirin alınmadığının görüldüğünü ifade etti.

-POLİSİN TUTUMU-

Yaşanan olayların birden bire çıkmadığını savunan Talimciler, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Maçtan önce Bursaspor taraftarlarına ait sitelerin takip edilmesi, tribünün ileri gelenleri hakkında haberdar olunması gerekiyordu. Türkiye'de en kitlesel eylemler gerçekleştiren futbol taraftarlarıdır. Hiçbir yerde futbol taraftarının topladığı kadar kalabalık toplayamazsınız. Aslında iki takımın arasındaki her iki müsabakada da aynı manzarayla karşılaştık. Polis taraftarlarla karşı karşıya geldi.

Ancak Türkiye'de polisin, taraftarlar karşısındaki tutumu bildik, alışıldık tutumdan çok farklı. İstanbul'daki maçtan bir gün önce Dolmabahçe'de öğrencilere müdahale eden polisten yaralananlar oldu, güvenlik güçlerinin kalkanların arasında geri geri gittiğini gördük. Bursa'da da aynı manzarayla karşılaştık.

Türkiye'de taraftarların yapmış olduğu hareketler, devletin bekaası için tehdit oluşturmuyor. Taraftarların yapmış olduğu eylemler kendi kutsal saydıkları değerleriyle ilgili olduğu için bu hareketler devletin yapısının eleştirilmesiyle ilgili bir tehdit unsuru değil.

Tehdit unsuru olarak algılanmadığı için de polislerin tutumu normal gündelik hayatta olan tutumundan farklı. Taraftarlar da bunun farkında olduğu için normalde yapamayacağı pek çok şeyi yapabiliyorlar. "

-NEDENLER ARAŞTIRILMALI-

Talimciler, Türkiye'deki yöneticilerin inkar etmelerine rağmen çıkan olaylar sonrasında kullandıkları dille bu yapıya bir şekilde bağlı olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye'de futbol sahalarında ortaya çıkan şiddetten sonra biz bunu konuşuyoruz ve unutuyoruz. Beşiktaş ile Bursaspor arasındaki gerginliğin nedeninin araştırılması, üçüncü bir takıma kadar sıçrayan olayın nedenlerinin ortaya çıkarılması gerekiyor. Türkiye'de futbol sahalarında şiddetle ilgili konuşup duruyoruz ama bunun ortaya çıkış nedenlerinin ne olduğu hakkında bilgi sahibi değiliz. Olaylarda kaç kişi yaralanıyor, olaylarda neler oluyor bilmiyoruz.

Daha şimdiden Bursaspor-Beşiktaş maçının ardından 'Verilecek cezaya göre şiddet yasası çöpe mi gitti, yoksa gitmedi mi' tartışması yapılmaya başlandı. Aslında futbol sahalarındaki şiddeti önlemek için yasalara filan gerek yok. Ortaya çıkan olayları var olan ceza yasalarıyla halledebilirsiniz.

Yasayı uygulayabilecek iradeye sahip misiniz değil misiniz, yasayı uygulayabiliyor musunuz? Her takıma eşit seviyede uygulayabiliyor musunuz. Seçimlere 40 gün kala alınacak kararın kimseyi incitmemesi gerekiyor ama kamuoyuna mesaj da vermeniz gerekiyor. "

-VERİLECEK CEZALAR-

Bursaspor'un Türkiye'de şampiyonluk elde etmiş 5 kulüpten biri olduğunu ifade eden Talimciler, "Maalesef Türkiye'de olaylar takımlara göre değişiyor. Asıl problem, takıma göre ceza verdiğinizde yaşanıyor. Bursaspor-Beşiktaş maçının ardından belli bir ceza vermek zorundasınız. Olayın ardından gereken cezayı veremezseniz, ileriye dönük yasayı çöpe atmış olacaksınız.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun da olayları çıkaran insanlarla karışmayanların ayrımını yapması gerekiyor. Seyircisiz oynama cezası dahil, insanlara verdiğiniz cezalarla ilgili adaletsizlik var. Futbolda 'marka değeri' diyorsanız, bunun içini doldurmanız gerekiyor. Cezayı, olayı çıkaranlara vermek zorundasınız" diye konuştu.

Talimciler, Türkiye'de bu tarz olayların ardından şiddet içeren bir dilin kullanıldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu olayları yapanlar iki üç çapulcu, bunlar taraftar olamaz' gibi klişeler üzerinden konuştuğunuz zaman çözümü filan konuşmuyorsunuz, sorunu bile konuşmuyorsunuz. Bunların çapulcu filan olmadığını, içlerinde işsizlerin de olduğunu ama bunların dışında üniversite mezunları, iş sahibi insanların da bulunduğunu görmemiz gerekiyor. Bu kişilerin takımları uğruna polisle çatışabildiklerini görüyoruz. O yüzden biz bu insanlara farklı yaklaşmak zorundayız.

Bu olayların altında yatan nedenleri daha derinlemesine, bilimsel çalışmalarla ortaya koymamız gerekiyor. Akşamları çıkıp konuşarak, bu iş çözülmez. Testi kırılmadan aklımızı başımıza toplamamız lazım. Ancak görünen o ki, biz her olay sonrasında yasa çıkarmaya devam edeceğiz. "

- İZMİR

Kaynak: AA