Türkiye'nin onur konuğu olarak katıldığı 60. uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı'nın ardından Türkiye Ulusal Yürütme Komitesi, bir değerlendirme açıklaması yayınladı. Yazarlar, Müge Gürsoy Sökmen, Enver Ercan, Münir Üstün ve
Tanıl Bora'dan oluşan komite yaptığı açıklamada, 14-20 Ekim tarihleri arasında düzenlenen ve Türkiye'deki edebiyat ve kültür dünyası açısından başarıyla sonuçlanan fuarın ardından artık "düşünce özgürlüğü" ve "sansür"ün sorgulanması zamanının geldiğini belirtti. Açıklamalarında, "Ülkemizde gerçekten kültür üreticilerinin hak ettiği özgür ortamın bulunduğundan söz etmemiz mümkün mü?" diye soran komite, başta geçtiğimiz günlerde erişimi bir süre engellenen "blogspot" ve hala "yasaklı" olan "youtube" adlı internet sitelerine de dikkat çekti. Açıklamada şöyle denildi:
-"KÜLTÜR SİYASETİN AKSESUARI DEĞİL"-
"Fuarın bilançosunu çıkartmak amacıyla fuara boyunca çıkan bloglardan örnekler almaya çalıştık geçtiğimiz hafta. Ama ne yazık ki bu dönem boyunca bloglar yasaklıydı. Evet, büyük tepkiler sonuç verdi, bu inanılmaz yasak kalktı. Ama ülkemizde gerçekten kültür üreticilerinin hak ettiği özgür ortamın bulunduğundan söz etmemiz mümkün mü? Bildiğiniz gibi youtube hala yasak. FKF biteli beri Mehmet Çağçağ'dan başlayıp Cezmi Ersöz'le devam eden bitmeyen davalar dizisinde nice yazan, çizen, söyleyen, Türkiye'deki düşünce ve ifade özgürlüğünün sert duvarlarıyla karşılaştı, karşılaşacak. Görmediğini yok sayan, yasaklarla çözüm getirdiğini zanneden yaklaşımın artık bahanelere sığınmadan değiştirilmesi zamanı gelmedi mi? Şekilsel ve temenni düzeyindeki geçiştirmelerle ülkenin gelecek tahayyüllerini, yaratıcı sorularını boğan, kendi geleceğimizi kendi yaratıcı gücümüzle oluşturmamızın önüne set çeken yasak ve kısıtlamaları ortadan kaldıracak adımları atmayan bir yönetimin ikna edici olabilmesi mümkün mü artık? Kültürün bir imaj meselesi olmadığını, hayatın en önemli veçhelerinden biri olduğunu, ekonominin, ticaretin, siyasetin aksesuarı değil asli bir özellik olduğunu idrak etmenin zamanı gelmedi mi? Kültürel alanı bir kavga ve çatışma alanı olarak görmekten vazgeçip etkileşim ve zenginlik alanı kılacak tedbirleri almanın zamanı? Siyasetçilerimizin demokrasi kültürünün gelişmesinde kitapların, yazarların, eleştirel düşüncenin önemini artık ve nihayet anlamalarının zamanı gelmedi mi?"
-"SANSÜRÜMÜZ CİHANŞÜMUL"-
Mevcut hükümetin, Frankfurt Kitap Fuarı başarısından, yüzlerce olumlu yazıdan, yorumdan, bu soruların yanıtlarıyla yüzleşmeden pay çıkartmaması gerektiği savunulan açıklamada, "Bütün o yazılarda övülenler ağırlıklı olarak yazarların, sanatçıların gücüydü. "Türkiye'den dünyaya uzanan el' diye övgü konusu edilen sanatçıların, edebiyatçıların sözleriydi, yoksa sözleri susturmaya çalışan sansürün eli değil. Sanatçılarımız, yazarlarımız yaratıcılıklarını tehdit altına alan düşünce kısıtlamalarının tacizine uğramaktan kurtulamadıkça, hatta sansürümüzün kapsamı böyle cihanşümul oldukça, hükümet edenlere düşen pay sadece utanç olsa gerek, ta ki düşünce özgürlüğü konusunda vaatleri bir yana bırakıp net ve gerçek adımları atana kadar" denildi. Frankfurt Kitap Fuarı Ulusal Yürütme Komitesi olarak işlevlerini artık tamamladıklarını belirten yazarlar açıklamalarını "Şimdi artık sözünü ettiğimiz alanda somut adımların atılıp atılmadığının yakından takipçisi olacağız" sözleriyle bitirdiler. (ANKA)
(GO/BÜN)