Fazıl Say: Sansürlendim

Fazıl Say: Sansürlendim
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dünyaca Ünlü Besteci ve Piyanistimiz Fazıl Say, Bir Alman Gazetesinde Yayınlanan Röportajında Türkiye'yi Terk Edebileceğine Yönelik Sözlerinin Tartışma Yaratması Üzerine Dün Yazılı Açıklama Yaptı.

Dünyaca ünlü besteci ve piyanistimiz Fazıl Say, bir Alman gazetesinde yayınlanan röportajında Türkiye’yi terk edebileceğine yönelik sözlerinin tartışma yaratması üzerine dün yazılı açıklama yaptı.

Say, açıklamasında iktidarın kendisine dostça davranmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

Türkiye’nin Ortaçağ karanlığına kaymasına karşıyım. Çünkü ben, çağdaş uygarlık düzeyini amaçlayan bir kültürün insanıyım. Besteci ve piyanist yönümle Avrupa müzik kültürünü temsil etmeme rağmen, kökenim olan Anadolu halk kültüründen hiç kopmadım. bunu herkes bilir. Bütün eserlerim halk kültürüyle yoğrulmuştur. Avrupa Birliği’nin ’Kültürlerarası Diyalog’ yılında beni ’Elçi’ unvanıyla görevlendirmesinin temelinde sanırım bu özelliğim yatar.

UNUTMADIM

Bütün bunlara karşılık bu iktidar bana ve müzik sanatına şimdiye kadar dostça davranmadı. ’Metin Altıok Ağıtı’ adlı oratoryom dolayısıyla, iktidarın ilk kültür bakanı çeşitli yöntemler kullanarak eserin sansür edilmesini sağladı. Bu olayı hiç unutamıyorum.

Müzik sanatını küçümsemenin başta gelen örneklerinden biri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın önceki yıl okullarda müzik ve resim derslerinin kaldırılması girişiminde bulunmasıdır.

MÜZİĞE TAVIR

Bizim Milli Eğitim sistemimizden sanat eğitimi dışlanamaz. Başka bir olumsuz örnek ise; Türkiye’nin bugün on bin müzik öğretmeni açığı bulunduğu halde, lisans öğrenimini tamamlayan genç müzikçilerimizin öğretmen olmasını önlemek için engeller icat edilmesidir. Bunlar basının ve halkın gözünden kaçmış olabilir ama müzik benim mesleğim, benim gözümden kaçmadı.

TESLİM OLMAM

’Sanatçı alanında ışığı ilk hissedendir’ özdeyişini, ’Sanatçı, karanlığın tehlikesini ilk hissedendir’ anlamında da düşünebiliriz. Ortaçağ karanlığı bütün aydınlarımız gibi beni de kaygılandırıyor. Eğer; günün birinde karanlık güçler Cumhuriyetimize ve ulusal değerlere hayat hakkı tanımazsa, onlara teslim olacak değiliz."

Ne demişti

Fazıl Say, Alman Süddeutsche Zeitung Gazetesi’nin Paris’te keman ustası Renaud Capuçon’la birlikte yaptığı söyleşide, şöyle konuşmuştu: "Bizim Türkiye rüyalarımız biraz öldü. Tüm bakan eşleri türban takıyor. İslamcılar zaten kazandı, biz yüzde 30, onlar ise yüzde 70. Başka yere taşınmayı düşünüyorum."

Bunun üzerine Capuçon, Say’a Zürih’e taşınmasını önermiş, ancak Say, Lozan’ı daha çok beğendiğini ama havaalanının kente 1.5 saat uzak olmasını bir dezavantaj olarak gördüğünü söylemişti.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı