Evren’in Sırları Çözülüyor

Evren’in Sırları Çözülüyor
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CERN'de Yapılan Deneyler Fizikçilere Evrenin Yapı Taşlarını Daha İyi Anlayabilmek Adına Eşsiz İmkanlar Sağlıyor.

Bugüne kadar yapılmış en büyük çarpıştırıcı olan BHÇ, aynı zamanda da insan yapımı en büyük makina olma özelliğini taşıyor. 16 yıllık aralıksız çalışma ve milyarlarca euroya mal olan BHÇ'de, en büyük beklentilerden bir tanesi henüz gözlemlenememiş olan Higgs parçacığını saptamak. Kadir Has Üniversitesi Fen - Edebiyat Fakültesinden Yardımcı Doçent Doktor Cem Özen bu parçacığın öneminin maddeyi oluşturan diğer parçacıklara kütle kazandırmasından kaynaklandığını ifade ediyor.

BHÇ'de proton hüzmeleri 27 km. uzunluğunda, süper iletken kablolarla çevrili bir tünelde hızlandırıldıktan sonra kafa kafaya çarpıştırılıyorlar. İlk defa Einstein tarafından ortaya atılmış olan kütle - enerji bağıntısı nedeniyle, çarpışmalar sonucu ortaya çıkan enerji değişik kütlelere sahip pek çok parçacığın cisimleşmesini sağlıyor. Protonlar ışık hızının %99'unu aşan hızlarda çarpıştığında elde edilen enerji, Higgs parçacığını oluşturmak için yeterli olursa deneyler şimdiye kadar gözlemlenememiş olan bu parçacığın varlığını ispatlayabilir. BHÇ'de yapılan deneylerde fizikçilerin bir diğer beklentisinin de kara madde hakkında ip uçları elde etmek olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Cem Özen, gezegenleri, yıldızları ve galaksileri oluşturan kısaca bildiğimiz her şeyin yapı taşı olan maddenin aslında evrenin çok küçük bir kısmını oluşturduğunu belirtiyor. Evrende maddeye oranla çok daha büyük miktarda bulunan kara maddenin varlığını, galaksiler gibi büyük ölçekli madde yığınları üzerindeki etkilerinden bildiğimizi ancak doğası hakkındaki bilgimizin çok sınırlı olduğunu belirten Dr. Özen, CERN'deki deneylerin kara madde araştırmaları açısından da büyük önem taşıdığını ifade ediyor.

Kadir Has Üniversitesi Fen - Edebiyat Fakültesi Yardımcı Doçent Doktoru Cem Özen, Higgs parçacığı ve kara madde araştırmaları gibi belirgin hedeflerinin yanı sıra bu deneyleri dünyadaki pek çok benzerinden ayıran en önemli şeyin, daha önceden erişilmemiş yüksek enerjilere ulaşılıyor olması olduğunu söylüyor. Bu açıdan bakıldığında, konunun yeni bir kıtaya ilk adımı atmak şeklinde de yorumlanabileceğini belirten Cem Özen, insanın daha önce adım atılmamış bir kıtada umduklarının yanı sıra yepyeni şeylerle de karşılaşabileceğini sözlerine eklerken, evrenin yapısını ve işleyişini daha iyi anlamak adına insanlığa yeni bir kapı açıldığının altını çiziyor. Dr. Özen, bu deneyin bilime olduğu kadar teknolojik ilerlemeye de katkılarının göz ardı edilmemesini, CERN'deki deneylerde modern bilimin sınırları zorlandığından, pek çok teknik zorlukla karşılaşıldığını ve bu zorlukların geliştirilen yeni teknolojilerle aşıldığını da sözlerine ekliyor. Dr. Özen'e göre, deneylerden elde edilecek yeni bilgi ve tecrübelerin gelecekte çığır açıcı teknolojilere öncülük etmesi şaşırtıcı olmamalı.

Kaynak: Bültenler