Haber Tarihi: 25 Mart 2011 Cuma Saat 15:39
Anadolu Ajansı  [2614712]

Evliya Çelebi'nin Doğumunun 400. Yıl Dönümü


Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof.

Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, Evliya Çelebi'nin, edebiyat, kültür ve siyasi tarihte, doğum tarihinden haberdar olunan, ancak ölümü bilinmeyen ender kişilerden biri olduğunu belirterek, "Doğduğu evin yeri tam bilinir, ancak öldüğü yer de belli değildir" dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğünce Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde Evliya Çelebi'nin doğumunun 400'üncü yıl dönümü dolayısıyla Evliya Çelebi Sempozyumu düzenlendi.

Sempozyumun 1. oturum başkanlığını yapan Ortaylı, "Evliya Çelebi, edebiyat, kültür ve siyasi tarihimizde doğum tarihinden haberdar olduğumuz, ancak ölümünü bilmediğimiz ender kişilerdendir. Doğduğu evin yeri tam bilinir, ancak öldüğü yer de belli değildir" dedi.

Ortaylı, Çelebi'nin mezarı üzerindeki efsanelerin geçersiz olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin hangi devrinin nasıl methedilmesi gerektiğini bilmek gerektiğini ve Türkiye'nin altın bir devri olmadığını kaydetti.

Evliya Çelebi'nin hayali bir macera peşinde olmadığını belirten Ortaylı,

"Evliya Çelebi, enterasan Türk'tür. Her yeri gezmiş, gezisi bir tüccarın gezmesi gibi değil. Herkesle tanışmış ve hatırında kalanları yazıya dökmüştür. Evliya Çelebi'nin enderunda 2 yıl eğitim aldıktan sonra tımar olarak çıktığını biliyoruz. Evliya Çelebi'nin dili Katip Çelebi kadar iyi değildir, ama Evliya'nın kulağı çok iyidir" diye konuştu.

Ortaylı, Mısır'da uzun süre yaşadığını ve muhtemelen orada öldüğünü belirttiği Çelebi'nin, büyük bir merak sahibi olduğunu, piramitlerin içini ziyaret etmiş olabileceğini söyledi.

Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Ortaylı, Çelebi'nin, "Seyahatname" adlı eserinin, filoloji dünyasına ışık tuttuğunu ancak bu eserin teferruat ve şişirmelerden oluştuğunu söyleyenlerin bulunduğunu kaydetti. Ortaylı, Çelebi'nin eserinde duyduklarından esinlendiğini ifade etti.

İlber Ortaylı, Çelebi'nin "Az gezen bir milletin, çok gezen evlatları"ndan olduğunu belirterek, "Bazı insanlar isimleriyle değil, lakaplarıyla yaşarlar. Evliya Çelebi bunlardan biridir. Evliyalık bir unvandır, bir lakaptır. Biz Çelebi'nin ismini bilmiyoruz" dedi.

Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sami Baybal da Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'ne göre, 17. yüzyıl Osmanlısı'nda Anadolu'da yaşayan gayri Müslimlerin durumları hakkında bilgi verdi.

Doç. Dr. Baybal, her çeşit insanla bir araya gelen Çelebi'nin, yazdığı eserin "17. yüzyılın ansiklopedisi" niteliğini taşıdığını söyledi.

Seyahatname'de gayri Müslimlerin ibadet ve giyim tarzına ilişkin bilgilerin yer aldığını anlatan Baybal, "Seyahatname'de aynı yerlerde, farklı dinlere mensup insanların, birbirini dışlamadan yaşadığını görüyoruz" dedi.

Gazi Üniversitesi araştırma görevlisi Yeliz Özay, Evliya Çelebi'nin, Seyahatnamesi'nde İstanbul'un hikaye edilişini, yazar Hilmi Yavuz, Çelebi'nin rasyonalite ve "Masal uydurma işlevi"ni, Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. İbrahim Sezgin, Çelebi'nin Edirne hakkında verdiği bilgilerin değerlendirilmesini ve İsmail Bilgin de çocuklar için Çelebi'yi anlattı.

Sempozyum, çeşitli konu başlıklarıyla yarın da devam edecek.

- İstanbul

6/10 (2 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12