Evli, Mutlu İki Çocuklu

Anne olduktan sonra ekranlardan uzaklaşan sunucu Gül Saygı, hayatı boyunca hep istediği şeyleri yaşadığını söylüyor: "Sağlığım ve sevdiklerim dışında hiçbir... .
Evlenip iki çocuk annesi olduktan sonra ekrandan uzaklaşan ancak güzelliğiyle her zaman ilgi odağı olan ünlü sunucu Gül Saygı, hakkında merak edilenleri Şamdan Plus'tan Mehmet Üstündağ'a anlattı...
Ekranların en başarılı sunucularından biriyken evlenip çoluk çocuğa karıştınız. Önce evliliğinizle başlayalım mı?
Murat Saygı ile Monako'da evlendim. Evlendikten üç ay sonra hamile kaldım. Hamileliğimin sekizinci ayına kadar televizyondaki programımı sunmaya devam ettim. Sonra doğum iznine ayrıldım ve devamında da çocuğumu büyütmek için işi bıraktım.
O dönemde unutulmaktan korkmadınız mı? Birçok ünlü, doğumdan birkaç hafta sonra işine dönüyor...
Ben sağlığım ve sevdiklerim dışında hiçbir şeyi kaybetmekten korkmam. Belki de o yüzden hayatım boyunca hep istediğim şeyleri yaşadım. Başkalarının düşünceleri beni hiçbir zaman ilgilendirmedi. Belki İzmirli oluşumdan, belki biraz burcumdan (Terazi), belki de yetiştiriliş tarzımdan mı bilmiyorum ama çok cesurumdur. Şimdi düşünüyorum da 18 ay arayla iki çocuk yapmak gerçekten cesaret işiymiş. (Gülüyor)
KENDİMİ SEVİYORUM
Çok yakın arayla hamile kaldınız, vücudunuz için endişelenmediniz mi?
İki hamileliğimde de hiçbir endişem olmadı. Özellikle Emir'in loğusalığında çok kilo aldım. Çok emen bir çocuktu ve ben de ona yetişeceğim diye ha bire yemem gerektiğini düşünüp yedim. O dönem, "Çok kilo aldı, bu kiloları nasıl verecek?" gibi laflar geliyordu kulağıma ama tabii ki önemsemedim. Ben kendimi seviyorum; ister öyle, ister böyle... En önemlisi çok da güzel bir sebebim vardı. Ben ellerinde başka hiçbir meziyeti olmayan, sadece fiziki güzellikle ilgilenen biri değilim.
Sizin için güzellik önemli değil mi peki?
Olmaz mı, tabi ki önemli ama hayatımın en önemli konusu değil. İnsanların hayatlarını, öncelikleri belirlemeli. Görsellik ya da diğer insanların fikirleri değil. Ben aç kalarak ya da çikolata yemeden yaşayamam. Öyle yaşayanları da sıkıcı bulurum.
Ekranda güzelliğin büyük avantaj olduğu söylenir, buna katılıyor musunuz?
Tabii ki güzellik önemli ama sadece güzellik yetseydi bugün bütün güzel insanlar televizyoncu olurdu ya da ekranlarda çirkin insan olmazdı. Yani sadece güzellikle olacağını düşünmek aptallık olur.
EŞİM EVİMİZİN EN BÜYÜK ÇOCUĞU
Eğlenceli bir anneyim. Çocuklarımın yemeklerini ve hijyenlerini önemserim. Kurallar koyarım. Mutlaka bir spor dalına ilgi duymalarını isterim ama gözünü hırs bürümüş, "Benim çocuğum onu da yapsın, bunu da bilsin, 3 yaşında yazmayı öğrensin" diyen annelerden değilim. Özgüven çok önemli. Annem beni ortaokuldan itibaren her yaz, yurt dışına yaz okullarına gönderdi. O seyahatler sayesinde küçüklüğümden beri tek başıma her yerde yaşayabilirim. Çocuklarımın da öyle olmasını isterim. Eşim Murat Saygı, evin en büyük oğlu. Oyuncakları çocuklara mı alıyoruz yoksa Murat'a mı, karıştırıyorum bazen. Oyuncaklara mühendis kimliği ile yaklaşıp saatlerce onları kurar, en ince ayrıntısına kadar öğrenir. Çocuklar oynamak istediklerinde "Ben bir bakayım çalışıyor mu" diyerek önce kendi oynar.
SABAH











