Eski Sp Milletvekili Bekaroğlu: "Meclisin Demokratik Meşruiyeti Yok, Anayasa Yapamaz"
Saadet Partisi Eski Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, "Bu Meclis Anayasa Falan Hazırlayamaz. Bu Meclis'e Milletin Meclisi Falan Diyorlar Ama Palavra, Yalan. Bu Meclis 3 Tane Padişahın Meclisidir, 3 Tane Parti Şefinin Meclisi'dir" Dedi.
Saadet Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, "Bu Meclis Anayasa falan hazırlayamaz. Bu Meclis'e milletin Meclis'i falan diyorlar ama palavra, yalan. Bu Meclis 3 tane padişahın Meclisi'dir, 3 tane parti şefinin Meclisi'dir" dedi. Bekaroğlu, türban ve laiklik tartışmalarıyla Anayasa'nın özünün gözden kaçırıldığını da savundu.
Saadet Partisi'nden ayrıldıktan sonra kamuoyunda "Müslüman-sol" olarak adlandırılan hareket başlatan Bekaroğlu, ANKA'ya açıklamalarda bulundu.
Mahalle baskısı olarak adlandırılan baskının her toplumda görülebileceğini ve bunun da doğal olduğunu belirten Bekaroğlu, "Burada önemli olan siyasi iktidar hukuku işletiyor mu, işletmiyor mu? Farklılıkları koruyan, farklı olanın hakkının hukukunu garanti eden bir hukuk sistemi var mı? Bence eksik de olsa Türkiye'de böyle bir hukuk sistemi var. Şu anda iktidarda bulunanlar da bu hukuk sistemini işletmediklerine dair bir ciddi problem yok gibi geliyor bana" dedi.
- "BEN DE MAHALLE BASKISI GÖRDÜM" -
Türkiye'de mahalle baskısı tartışmalarının dindar kesimlerin dindar olmayanlara karşı uyguladığı baskı şeklinde algılandığını ifade eden Bekaroğlu, bunun tam tersi baskının da mevcut olduğunu söyledi. Bekaroğlu şöyle konuştu:
"Ben üniversite öğretim üyesiyken üniversite mahallesinin bana sürekli baskısı oldu. Korka korka namaz kıldım. Ben inanan bir insanım, Müslüman bir insanım. Niye korka korka namaz kıldım. Atamalarımda, yükseltilmelerimde zarar görüyordum. Mahalle baskısının devleti arkasına almış şeklini gördüm. Modern laik azınlığın çoğunluk üzerinde de korkunç bir mahalle baskısı var. Aşağı görüyor, adam yerine koymuyor, 'göbeğini kaşıyanlar' diyor. Türkiye'de mahalle baskısı var böyle bir problem ama karşılıklı."
- TOPU TACA ATANLAR -
Türkiye'nin yeni bir Anayasaya ihtiyacı olduğunu belirten Bekaroğlu, AKP'nin Anayasa değişikliği yöntemine karşı çıkanların da "topu taca atmakla" suçladı. Bekaroğlu, türban ve laiklik ekseninde yürütülen tartışmalarla Anayasanın özünün gözden kaçırıldığını vurguladı ve "AKP kendi tabanına 'başörtüsü' diyebilir bir başkasına başka bir şey diyebilir ama neo liberal dünya sisteminin Anayasasını hazırlıyor. Bu noktadan kimse bakmıyor. Bu Anayasa başörtüsünü filan serbest edecek diye kıyameti koparıp bağırıp çağırıyorlar ve herkes oraya yoğunlaştı ama bu Anayasa gerçekte çalışma hayatına ne getiriyor, ormanlara ne getiriyor, denizlere ne getiriyor, kıyılara ne getiriyor. Çalışanın hakkı hukuku ne oluyor. Bunları hiç kimse ama hiç kimse konuşmuyor" görüşlerini dile getirdi. Özellikle TÜSİAD'ın Anayasa'da neler olduğunu bildiğini söyleyen Bekaroğlu, "Bunların tartışılmaması için üzerini örtüyor ve sürekli olarak başörtüsü ile din derslerini getiriyor" dedi.
-"BU MECLİS ANAYASA HAZIRLAYAMAZ"-
Bekaroğlu, Anayasa hazırlanmadan önce Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası'nın değiştirilmesini isteyerek şöyle dedi:
"Bu Meclis Anayasa falan hazırlayamaz. Bu Meclis'e milletin Meclisi falan diyorlar ama palavra, yalan. Bu Meclis 3 tane padişahın Meclisi'dir, 3 tane parti şefinin Meclisi'dir. Türkiye'de gerçekten demokrasi getirmek istiyorsak bana göre tam milleti temsil edecek bir Meclis'in oluşması gerekir. Kurucu Meclis böyle bir Meclis'tir. Tayyip Erdoğan, padişah. Kalktı 210 milletvekilini çizdi 210 tane adam getirdi. Nereden aldı bu yetkiyi? Böyle bir şey olur mu? Millet seçimlerde Erdoğan, Baykal ve Bahçeli'nin seçtiği adamları seçti. Meşruiyetini falan tartışmıyorum ama demokratik meşruiyeti yoktur bu Meclisin."
- SİVİL TOPLUM KANDIRMACASI -
AKP'nin Anayasa için sivil toplum örgütlerinin de görüşünü alacağı söyleminin samimi olmadığını belirten Bekaroğlu, "Kim bu sivil toplum örgütleri? TÜSİAD tuzu kuruları temsil ediyor. Türkiye'de siyasi parti sistemiyle sivil toplum sisteminin bir farkı mı var? Siyasi partiler padişahlık sistemiyse sivil toplum örgütleri derebeyliklerdir. Türkiye'de 35 senedir bir sendikanın başında bulunan başkan var. Böyle bir yapı var. Bu yöntemle Anayasa yapılmaz" dedi.
- "SOLU GÜNAY DEĞİL BEN TEMSİL EDİYORMUŞUM"-









