Ersin Özince: "İstanbul'un Finans Merkezi Olması İçin Bir Vizyon Konulması Gerekiyor"
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, İstanbul'un Finans Merkezi Olması İçin Bir Vizyon Konulması Gerektiğini Kaydederek, Kendilerinin İstanbul'un 10 Yıllık Bir Süre İçinde Bölgeye, 30 Yıl İçinde de Dünyanın Önde Gelen 5 -6 Finans Merkezinden Biri Olması Yönünde Bir Vizyonu Uygun Gördüklerini Bildirdi.
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, İstanbul'un finans merkezi olması için bir vizyon konulması gerektiğini kaydederek, İstanbul'un 10 yıllık bir süre içinde bölgeye, 30 yıl içinde de dünyanın önde gelen 5-6 finans merkezinden biri olması yönünde bir vizyonu uygun gördüklerini bildirdi. Bu vizyonun ortaya konulması için ekonomik potansiyelin, yerel işgücünün, önemli olduğunu belirten Özince, İstanbul'un sadece yerel değil, uluslararası şirketlere de bir adres olmasıyla vizyonun destekleneceğini dile getirdi.
Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı tarafından düzenlenen İş ve Yatırım Zirvesi'nin "gelişen bir uluslararası finans merkezi olarak İstanbul"un değerlendirildiği ek oturumda konuşan Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, İstanbul'un, tescil edilememesinden dolayı finans merkezi olamadığını söyledi. Konuya ilişkin bir çalışma hazırladıklarını anlatan Özince şunları söyledi: "2006'nın Temmuz ayında Türkiye Bankalar Birliği olarak, hükümete konuyla ilgili görüşlerimizi aktardık. Başbakan, projeye inandığını bildirdi. Hatta o toplantıda, kamu bankalarının genel merkezlerinin derhal İstanbul'a taşınması konuşuldu. Bu konuda, şu ana kadar ciddi adımlar atıldı. Başbakan ve yetkili bakanlar tarafından konuyla ilgili çalışma yapmamız istendi. Bir yıl, dünyadaki başarılı örnekler incelendi. Şu andaki konum incelendi. Dolayısıyla, İstanbul'un bir finans merkezi olması mümkün müdür, değil midir? İnceleme, mümkün olduğunu gösterdi."
-"ÇALIŞMANIN HAREKET PLANI"-
İstanbul'un finans merkezi olması için bir vizyon konulması gerektiğinin altını çizen Özince, kendilerinin İstanbul'un 10 yıllık bir süre içinde bölgeye, 30 yıl içinde de dünyanın önde gelen 5-6 finans merkezinden olma yönünde bir vizyonu uygun gördüklerini kaydetti. Özince, bu vizyonun ortaya konulması için ekonomik potansiyelin, yerel işgücünün, önemli olduğunu kaydederek, İstanbul'un sadece yerel değil, uluslararası şirketlere de bir adres olmasıyla da vizyonun destekleneceğini dile getirdi. Başta, hukuki, mali düzenlemelere, teknolojik alt yapıya sahip olunması gerektiğini ifade eden Özince, önerilen nihai raporda hareket planını şöyle aktardı: "Öncelikle bir sorumlu bakan atanmalı. İstekli, enerjik, kabineyi etkileyici güce sahip, vizyon sahibi, risk olmayı göze alabilecek yapıda bir kişi olmalı. İkinci olarak, etkin bir program, uygun bir yönlendirme grubu ve tüm katılımcıların, üzerinde mutabık olduğu bir program oluşturulmalı. Üçüncü olarak, finans merkezi için detaylı yapılandırma yapılmalı. Dördüncü plan, komünike edilmesi. Beşinci olarak da, merkezin, tüm özelliklerinin oluşturulması ve sürekli bir şekilde yürütülmesi. 2009'da faaliyete geçmesi ve açılışının da aynı tarihte yapılması. 2009 finansal toplantılar açısından önemli bir yıl."
-"ULUSAL BAŞARI ARZUSU OLMALI"-
Özince, yapılacaklar için yaklaşık 1.8 milyar dolar civarında bir başlangıç harcaması gerektiğini kaydederek, bunun 800 milyon dolar kadarının kamu tarafından harcanmak zorunda kalınabileceğini belirtti. Programla ilgili ciddi tereddüt belirtenler olduğunu aktaran Özince, şüpheyle yaklaşanlara sağlam ve mantıklı açıklamaların yeterli şekilde yapılması gerektiğini söyledi. Özince, bu konuda ulusal başarı arzusunun oluşturulması gerektiğine işaret ederek, ulusal olmayan uluslararası partnerlerin de destek vermesinin gerekli olduğunu anlattı. Konuyla ilgili son günlerde olumlu gelişmeler olduğuna değinen Özince şunları kaydetti:
"Hükümet geçen hafta Diyarbakır'da GAP ile ilgili bir deklarasyonda bulunurken, Türkiye'nin öncelikli projeleri arasında Sayın Başbakan İstanbul'un finans merkezi olması konusunu da aldı. Bu iş için ayrı bir yönetim ve bütçeleme olacağını söyledi. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Nazım Erken, bizi arayarak, bugüne kadar ki gelişmelerin farkında olduklarını ve konuya geç kalındığını belirtti. Konuyla ilgili olarak tüm taraflarla bir araya gelerek çalışmayı başlatacaklarını söyledi."
(ANKA)
(DG/NB/ZG)









