Ermeni Protokolü Tehlikede

Ermeni Protokolü Tehlikede
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkilye ile Ermenistan Arasında İmzalanan Protokoller Tehlikeye Girdi.

Türkilye ile Ermenistan arasında 10 Ekim 2009 tarihinde Zürih’te imzalanan ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini içeren protokoller, Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararıyla tehlikeye girdi.

Ermenistan Anayasa Mahkemesi, protokolleri uygun bulduğunu açıklamasına rağmen, gerekçeli kararında, “Soykırım” ve Doğu Anadolu’yu kapsayan “Batı Ermenistan” iddialarına yer verdi. Mahkeme, protokollerde belirtilen ‘Hükümetlerarası Komisyonu’ da hiçe sayarak, “Soykırım iddialarından vazgeçilmesi halinde bunun Ermenistan Bağımsızlık Deklarasyonu’nun 11. maddesine aykırı olacağını” vurguladı. Türkiye, yazılı bir açıklamayla sert tepki gösterdiği bu kararın kabul edilemez olduğunu bildirdi.

5 soruda gerekçeli karar

Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin protokolleri tehlikeye düşüren gerekçeli kararının anlamı 5 soruda şöyle:

Türkiye’nin itiraz ettiği 5. maddede ne deniliyor?

Ermenistan Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, Ermenistan ve Türkiye Cumhuriyetleri arasında ilişkilerin geliştirilmesini hedefleyen protokolün, Ermenistan kanunlarının yapımında ve uygulanmaya konulacağı süreçte yorumlanamaz ve uygulanamaz olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, aynı zamanda protokolün Ermenistan Cumhuriyeti Anayasası’nın ruhu ve Ermenistan Bağımsızlık Deklarasyonu’nun 11. paragrafıyla çeliştiğine karar vermiştir.

‘Anayasanın ruhu’ ile deklarasyonun 11. paragrafı ne anlama geliyor?

Mevcut Ermenistan Anayasası, Türkiye ile olan sınırları tanımıyor ve Doğu Anadolu’nun önemli bir bölümünü “Batı Ermenistan” olarak tanımlıyor. Bağımsızlık Deklarasyonu’nun 11. paragrafı da şu ifadeleri içeriyor: “Ermenistan Cumhuriyeti, Osmanlı Türkiyesi’nde ve Batı Ermenistan’da gerçekleşen 1915 soykırımının tanınması için uluslararası alanda gösterilecek çabaları desteklemektedir.”

Protokoller ne içeriyor?

Sınırlar için: İki ülke toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı ilkelerine saygılı olacak ve bu ilkelere saygı gösterilmesi yönünde taahhütlerde bulunacak. Mevcut sınırlar, uluslararası hukukun ilgili antlaşmalarında tarif edildiği şekliyle karşılıklı teyit edilecek.

Soykırım için: Hükümetlerarası Komisyon kurulacak. Bunun için önce alt komisyonlar çalışacak. Alt komisyonun çalışma konularından birisi, tarihsel boyuta ilişkin iki halk arasında karşılıklı güven tesis etmek, mevcut sorunları tanımlamak olacak. Bu çerçevede tarihsel kaynak ve arşivlerin tarafsız, bilimsel incelenmesini içerecek şekilde bir diyalog uygulamaya konulacak.

Dışişleri önceki gece ne açıkladı?

Kararda, protokollerin lafzına ve ruhuna aykırı ön koşullar ve kısıtlayıcı hükümlerin zikredildiği tespit edilmiştir. Bu karar, söz konusu protokollerin müzakere gerekçesini ve protokollerle hedeflenen temel amacı sakatlamaktadır. Bu yaklaşım tarafımızdan kabul edilemez. Türkiye, uluslararası alandaki taahhütlerine olan her zamanki sadakati istikametinde söz konusu protokollerin asli hükümlerine bağlılığını muhafaza etmektedir. Aynı sadakati Ermenistan Hükümeti’nden de beklemekteyiz.

Mahkeme, Dağlık Karabağ sorununa nasıl yaklaştı?

Mahkeme Dağlık Karabağ sorununun protokollerle ilişkisi olmadığı görüşünü belirterek, “Protokoller sadece iki devlet arasında imzalanmıştır” kararına vardı. Mahkeme bu tutumuyla protokolleri üçüncü bir ülkeyle ilişkilendirmeyerek, Ankara’nın “Türkiye ile Ermenistan arasındaki sorunların çözümü, Azerbaycan-Ermenistan arasında Dağlık Karabağ meselesinin çözümü ve Dağlık Karabağ’daki Ermenistan işgalinin sona ermesiyle bağlantılı” şeklindeki görüşüne katılmadı. Mahkemenin bu görüşü, Erivan yönetimince de sürekli dile getirilen bir konu.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı