Erdoğan: Yerel Kalkınmayı Başarmamız, Türkiye'nin Gelişimi İçin Zorunluluk (2 -Son)

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Belediyelerin Mazeret Üreterek Hizmet Üretmemesinin Kabul Edilemeyeceğini Söyleyerek, "Yerel Yönetimlerimiz Geçmişe Göre Bugün Daha Fazla İmkana Sahiptir. Daha Geniş Yetkilerle Donatılmıştır, Daha Büyük Bir Öneme Sahiptir. Yerel Kalkınmayı Başarmamız, Türkiye'nin Topyekun Gelişimi İçin de Bir Zorunluluktur" Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, belediyelerin mazeret üreterek hizmet üretmemesinin kabul edilemeyeceğini söyleyerek, "Yerel yönetimlerimiz geçmişe göre bugün daha fazla imkana sahiptir. Daha geniş yetkilerle donatılmıştır, daha büyük bir öneme sahiptir. Yerel kalkınmayı başarmamız, Türkiye'nin topyekun gelişimi için de bir zorunluluktur" dedi.

Başbakan Erdoğan, Rixos Otel'de düzenlenen Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı'na katıldı. 29 Mart seçimlerinde kazanan belediye başkanlarını tebrik eden Başbakan Erdoğan, tüm belediye başkanlarına hizmette başarı diledi. Türkiye genelinde 2 bin 947 birimde vatandaşın belediye başkanlarını seçtiğini belirten Erdoğan, bazı yerlerde seçimin iptal edildiğini, bazılarında ise hukuki sürecin devam ettiğini anımsattı. Erdoğan, "Ancak bu istisnai durumların Türkiye'nin ulaşmış olduğu demokratik olgunluğu gölgede bırakmayacak kadar, cüzi olduğu aşikardır. Türkiye, bir kez daha hür iradesiyle şeffaf bir şekilde demokrasi ve barış içinde seçimlerini tamamlamış, hem bulunduğu bölgede, hem de katılım sürecini yürüttüğü AB içinde ulaştığı demokratik seviyeyi bir kez daha ortaya koymuştur" dedi.

Seçilen belediye başkanlarının seçim sürecindeki tartışma ve polemikleri bir kenara bırakarak, geleceğe odaklanmalarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, seçim sonrasındaki ilk ayların önem taşıdığını söyledi. Erdoğan, "Barış içinde ve uzlaşma içinde, kendisine oy veren ya da vermeyen tüm kesimleri kucaklayarak, kararlı bir şekilde iş başı yapan arkadaşlarımız, 5 yıl boyunca bu performansı devam ettirecek ve hizmet ettikleri mahalli birimlere önemli hizmetler kazandırmanın gayreti içinde olacaklardır. Seçimden 2 ay geçmesine rağmen çizmelerini giyerek, baretlerini takarak, kollarını sıvayarak şehirlerinin sorunlarına, ilçelerinin, beldelerinin sorunlarına gereken önemi göstermek suretiyle mesafe alması gerekir belediye başkanlarının" diye konuştu.

-"KABİLİYET, MEVCUT BÜTÇE İLE O İŞİ GÖTÜRMEKTİR"-

Belediye Başkanlarının siyasi polemiklerin hepsini bir kenara bırakarak "hizmet" sürecini başlatmaları gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Belediye başkanlarının görevi, siyasi polemiklerle -bakın siyaset dışı kalarak demiyorum- siyasi polemiklerle sağa sola laf yetiştirerek, demeç vererek, bu hizmet sürecini karalayarak iddia ve ithamlar üreterek, bundan iyi ya da kötü şöhret elde etmek değildir. Zira bizim köylerimizden, büyük şehirlerimize kadar her bir mahalli merkezimiz, seçmiş olduğumuz başkanlardan hizmet bekliyor. Bu hizmeti süratle vermemiz lazım" dedi. 2009 yılında Türkiye'nin hangi bölgesinde olursa olsun hala yolu olmayan, suyu olmayan, kanalizasyonu olmayan, altyapısı ve üst yapısı ciddi noksanlar ihtiva eden yerleşim birimlerinin kimse tarafından görülmek istenmediğini söyleyen Erdoğan, "Mazeretler, bahaneler üretmek, gerekçelere sığınmak siyaset yapmanın en kolay yolu. "Kaynak bulamadım, enkaz devraldım, elim kolum bağlandı' gibi gerekçelere sığınarak, hiç kimse vatandaşı hizmetten mahrum edemez, etmemelidir. Hiçbir belediye başkanı, istisnadır "borçla devralmadım' demez. Hepimiz borçla devraldık. Ben de aldığımda büyük bir borçla aldım ama buna rağmen hizmetler ürettik, üretiyoruz. Şu anda da birçok arkadaşımız borçla devraldı, hizmet üretti, üretiyor, mecburuz ve bu çark dönecek. Kabiliyet zaten o mevcut bütçe ile bu işi nasıl götürürsün, parayı, insanı, bilgiyi, bölgeyi nasıl yönetirsin. Yoksa her şey önünde hazır, bütün imkanlar var. Belediyecilik yaptım demek kolay bir iş" diye konuştu.

-KİMSENİN TÜRKİYE FOTOĞRAFINI LEKELEMEYE HAKKI YOKTUR"-

Belediyecinin gerektiğinde işletmeci olarak, gerektiğinde projeci olarak, gerektiğinde eline "kazmayı, küreği alarak" iş makinesinin başına geçerek, finansman ve kaynak üretmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, belediye başkanınır yeri geldiğinde vatandaşın da "kapısına çalması" gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Yeri gelecek elinde kömürüyle gidecek, sobasını alacak, bunlar olmayan vatandaşını bulacak. Bunlar bizim olmazsa olmaz önceliklerimizdir. Politik olarak değerlendirmemek gerekir. Bir belediye başkanını, geçmişten aldığımızda "şehr'ül emindir'. Şehrin emanet edildiği insandır. Bir şehrin emanetçisi olarak, biz sadece işin coğrafyasını düşünmemeliyiz. Vatandaşlarla elimizden geldiğince ilgileneceğiz" dedi. Her bir belediyenin hangi partiden olursa olsun, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun, Türkiye'nin hızına yetişmek ve bu hızı artırmak zorunda olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"742 milyar dolarlık GSMH olan Türkiye'nin, hala kanalizasyon sorunu olan belediyeleri bulunmasını anlayışla karşılayamayız. AB ile katılım müzakerelerini yürüten, BM Güvenlik Konseyi, Medeniyetler İttifakı, G-20 gibi uluslararası platformlarda ağırlık koyan bir ülkenin, çöplerini dahi toplayamayan, halkını çağ dışı şartlara mahkum eden bir hizmet anlayışına sahip olması hiçbir mazeretle açıklanamaz. Hiç kimsenin, Türkiye fotoğrafını lekelemeye, karalama hakkı yok. Yanındaki belediye hızlı, kaliteli hizmet üretirken, atalet içinde vatandaşını ihmal eden belediye başkanının her şeyden öce tarih, insanlık önünde, vicdanında mahkum olacaktır. Yerel yönetimlerimiz geçmişe göre bugün daha fazla imkana sahiptir. Daha geniş yetkilerle donatılmıştır, daha büyük bir öneme sahiptir. Yerel kalkınmayı başarmamız, Türkiye'nin topyekun gelişimi için de bir zorunluluktur." (ANKA)

(ONR/BUN)

Kaynak: ANKA