Anadolu Ajansı [2984837]
Erdoğan, El Cezire'ye Konuştu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Artık meşruiyetini gölgelemiş, kaybetmek üzere olan bir Esed var" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Artık meşruiyetini gölgelemiş, kaybetmek üzere olan bir Esed var" dedi.
Erdoğan, El Cezire Televizyonu'na verdiği röportajın bugün yayınlanan bölümünde çeşitli konulardaki soruları yanıtladı.
Suriye'de yaşanan olaylarla ilgili bir soru üzerine Başbakan Erdoğan, 9 yıl önce göreve geldiklerinde Türkiye ile Suriye arasında, "30 yıllık bir dargınlık, bir kırgınlık olduğunu" kaydetti.
Erdoğan, "Arasında 910 kilometre sınır olan bu iki kardeş ülke, birbiriyle nasıl dargın olabilir, bu dargınlığı kaldırmak gerekir" dediklerini belirterek,
"Kaldı ki, biz komşularla dedik ki, kesinlikle asla dargınlık, kırgınlık istemiyoruz, hepsiyle barış halinde olacağız" dedi.
Hemen Suriye'yle ilişkileri geliştirmeye başladıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"O kadar ileri gittik ki, biz artık ailece birbirimizle görüşür hale geldik. Çünkü birbirimizi aynı ailenin bireyleri olarak görüyorduk ve bu süreç içerisinde Sayın Esed'e biz hep şunu söyledik; 'Şu olağanüstü hali kaldır, şu siyasi tutukluları bırak, çok partili hayata geç. Demokrasi, halkın yönetime katılımıdır. Halkın yönetime katılımı noktasında gel kapıları aç. Sadece Baas Partisinin egemen olduğu şu anayasanın 8. maddesini değiştir'.
Maalesef bu reformların hiçbiri yapılamadı ve bu konuda çok geç kaldılar. Hele hele bu yılın başında yaptığım bir Halep ziyaretinde kendisiyle uzun uzadıya görüştük. Her türlü yardımı, desteği vermeye hazır olduğumuzu söyledim. Bakın dedim, şu anda bir gerilim var, Tunus, Mısır hareketlendi, işte Arap Baharı adı altında bazı gelişmeler var. Bunlar buraya doğru gelebilir, kayabilir, adımları bir an önce atmak lazım. Tabii kendileri attık, atıyoruz, attık, atıyoruz derken, baktık ki Suriye'de de hareketlilik başladı. Başladı ama maalesef tanklar artık vilayetlere girer duruma geldi. Savunmasız insanları öldürmeye başladılar ve bu arada biliyorsunuz Türkiye'ye oradan göç başladı. Bir kardeş olarak bana düşen de, kim gelirse kapımız açıktır dedim. Çünkü mazluma kapıyı kapayamazdık. "
-"... BİNLERCE İNSAN SURİYE'DE ÖLDÜRÜLÜYOR"-
Şu anda da yaklaşık, 7, 500-8, 000 civarında Suriyelinin, Türkiye tarafından oluşturulan geçici kamplarda yaşadığını anımsatan Başbakan Erdoğan, "Tabii bu arada benim sürekli kendisiyle telefonla görüşmelerim oldu. Öyle zamanlar oldu ki, günaşırı görüştüm. Ama bu görüşmelerden de netice alamadım ve çok üzüldük, çok kederlendik" dedi.
Erdoğan, şunları kaydetti: öyle dedi:
"Dostlarımızla, komşularımızla görüşmelerimiz oldu; acaba bir şeyler yapabilir miyiz diye; maalesef. Lübnan'da bize nasıl oradaki sorunların çözümünde yardımcı olmadıysa, maalesef aynı şeyi Suriye'de de yapmak suretiyle, işte binlerce insan şu anda Suriye'de öldürülüyor. Söylenen ne; kendi halkı için terörist diyor. Bunlar, teröristlerin arasında silah var, biz teröristleri öldürüyoruz diyor. Sayın Esed, peki denizden Lazkiye'yi bombalarken burada sen o tek noktayı, tek hedefi nasıl buluyorsun, buna nasıl oluyor da, 'Biz teröristleri öldürüyoruz' diyorsun? Hama'da öyle, Humus'ta öyle, nasıl oluyor bu? Lazkiye'de durum aynı. ve tabii şu anda geldiğimiz noktada, kendi özel temsilcimi gönderdiğim kadar, Dışişleri Bakanımı gönderdim, altı buçuk saat görüşme yaptılar.
Artık meşruiyetini gölgelemiş, kaybetmek üzere olan bir Esed var. Kendisinin kalemi olan, kalemşoru olan bazıları artık benim de aleyhimde yazıp çizmeye başladılar. Benim Suriye halkına karşı olan sevgim tartışılmazdır. Ama yönetim anlayışı maalesef şu anda zulüm estiriyor. Orada mazlumların kanı dökülüyor ve binlerce insan şu anda siyasi tutuklu olarak cezaevlerinde yatıyor. Bu insanların ahı yerde kalmaz ve bu gidiş iyi bir gidiş değil. İşte bakın, Tunus, Mısır, Libya, Yemen; durumları ortada. Bu oralarda kalmaz ve iş buraya sıçrar. "
-"TARİH BUNU BÖYLE YAZMIŞTIR"-
Siyasi liderlerin, kendi geleceklerini adalet üzerine tesis etmeleri gerektiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, "Zulüm üzre değil. Kanla iktidar olunmaz. Kanla iktidar olanlar, kanla giderler. Bu böyle bilinmelidir. Tarih bunu böyle yazmıştır ve böyle olmuştur" dedi.
Demokrasinin güzelliğinin burada olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Demokrasi sizi kanla iktidara getirmiyor. Zihinsel murakabeyle sizi iktidara getiriyor. Halkın da kendi arasındaki istişaresi ve işlerini istişareyle görmesi, aslında demokrasinin ta kendisidir. Halkın istişaresi neticesinde iktidar olmak, en güçlü iktidardır. Tabanın tavana güç vermesi... Aslolan budur, gerçek demokrasi bunu sağlar.
Bizim şu anda Ortadoğu'ya tavsiyemiz bu. Bütün Ortadoğu ülkelerine tavsiyemiz bu. Gelin, demokrasiyle, hak ve özgürlükleri sağlam temellere oturtalım, halkımızla yönetimleri bütünleştirelim. Ölene kadar iktidarda kalmanın bir anlamı yok. İşte 30 sene de kalırsın ama sonunda bak, gidiyorsun. 40 sene kalırsın, gidersin. Ne olacak, hepimiz öleceğiz sonunda, Tayyip Erdoğan da ölecek. Tayyip Erdoğan da öldüğü zaman gömüleceği yer 2 metreküp bir mezar. Ondan sonra kimse kalmaz. Bunu yapmamız lazım, bu adımları atmamız lazım. "
-"ESED'İ ÇIKMAZ SOKAĞA BİZ SOKMADIK"-
Onun için AK Parti Tüzüğü'nde üç kez arka arkaya milletvekili olanın, dördüncü kez ara vermek zorunda olduğunu anımsatan Başbakan ERdoğan, AK Parti'nin tüzüğünde bunun yer aldığını söyledi. Erdoğan, "Ondan sonra tekrar seçilebilirse seçilir. Niye? Kimse gelip de şu koltukları ölene kadar teminat altına almayacak, benim tavsiyem bu... " dedi.
"Biz Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak, Suriye için de onu istiyoruz" diye konuşan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Artık bizim son sözlerimizi söyleme zamanına geliyoruz. Bugün, yarın, her an son sözümüzü söyleyebiliriz. Herhalde söyleyeceğimiz söz, şu anda tünelin ucunu gösteriyor. Şu anda sabırlı, temkinli hareket ediyoruz ama istişarelerimizin neticesinde de o tünelin ucundaki sözü söyleyeceğiz. Çünkü çıkmaz sokağa Sayın Esed'i biz sokmadık, maalesef kendisi ve yanındakiler onu oraya soktu.
Şimdi, sevgili kardeşim, birçok kişi bizi eleştirirken, sonra da kendi eleştirilerinin ne kadar yanlış olduğunu anlıyorlar. Tayyip Erdoğan birilerinin gazıyla hareket eden lider değildir. Bize kimse gaz vermeye kalkmasın. Biz on düşünürüz, bir konuşuruz. Biliyorsunuz, bizim değerler silsilesi içerisinde akledenler için hikmetler vardır, düşünenler için hikmetler vardır.
Düşüneceğiz, akledeceğiz ama ondan sonra da konuşacağız. Ama konuştuğumuz zaman bir konuşacağız, pir konuşacağız. Bunun tercümesini de arkadaşlarım, tabii iyi yapması lazım. ve gerçek kararı sonunda kim verecek; Suriyeliler verecek. Ama biz de komşu, kardeş bir ülke olarak, en büyük sınıra sahip olan bir ülke olarak tabii ki kanaatimizi açıklayacağız ama bu kanaat için, az önce söylediğiniz, öyle bir hafta, iki haftalık bir süremiz onlara bizim açımızdan olmadı. Onların reformlar noktasında atacağı adımlar noktasında oldu ve şu anda biz kendi vereceğimiz kararın artık arifesindeyiz diyebilirim.
İsterseniz bu konu da benim kendi gönül dünyamın içerisinde o kalsın ama umutlarım her geçen gün zayıflıyor. Herhalde ne demek istediğimi anladınız. "
-"BEN ARAMIYORUM, KENDİSİ ARARSA GÖRÜŞÜRÜM"-
Suriye yönetimiyle halen görüşüp görüşmediği sorusu üzerine de Başbakan Erdoğan, "Artık ben aramıyorum, aramayı da düşünmüyorum, kendisi ararsa konuşurum" dedi. Şu anda arkadaşlarının hiçbirisinin artık aramadığını, onlardan da henüz bir arama talebi de gelmediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, "Gelirse, gerekli olanlar bize zaten gelir, durumu değerlendirir, ona göre kararımızı veririz" diye konuştu.
"Suriye muhaliflerinin Türkiye'de toplantı yapmalarıyla" ilgili soruya yanıtlarken de Başbakan Erdoğan, şu karşılığı verdi:
"Dışişleri Bakanım zaten Sayın Esed'in kendisine çok açık, net bunları söyledi. Yani Suriye muhalefeti Türkiye'de toplanıyor, toplanır, biz kendilerine
'Niye burada toplanıyorsunuz' demeyiz. Çünkü biz demokratik parlamenter sistemi işleten bir ülkeyiz. Ama sizin taraftarlarınız da Türkiye'ye geliyor, biz onlara da niye Türkiye'ye geldiniz demedik. Hatta Antalya'da muhaliflerin toplantısını bastılar. Buna rağmen orada bile biz geniş bir esneklik tanıdık.
Şu anda da muhalif kanat gelir, burada toplantılarını yapar ve biz onlara niye bu toplantıları yapıyorsunuz demeyiz.
Şimdi, ayın 13'ünde Kahire'de, biliyorsunuz, Arap Birliği'nin bir toplantısı olacak. O toplantıda benim de bir konuşmam var ve o konuşmam, tabii Suriye'yi de kapsayacak şekilde, bütün bölgeye yönelik bir konuşma olacak ve orada mesajlarımı en ideal şekilde vermeye çalışacağım.
Temennim odur ki, tesiri olur. ve tabii o ziyaretim esnasında Arap Birliği Genel Sekreteri'yle de görüşmem olacak. Nebil El Arabi'yle. Orada da bunları ayrıca görüşeceğiz. Temennim odur ki, Arap Birliği de bu konuda isabetli kararlar alır ve bu sıkıntıları bir an önce aşarız.
Şimdi tabii onu o gün sizler de dinleyeceksiniz. Özellikle Ortadoğu dinleyecek ama ben şu anda bütün düşüncelerimi adeta ortak çözüme, Ortadoğu'nun çözümüne yönelik mesajlarımı vermeyi hedefliyorum. Suriye'nin toplumsal barışına yönelik vermek istiyorum. Ama bu mesajlarımızı Suriye yönetimi aldı aldı, almadığı takdirde onlar da bizi kaybeder. "
- Ankara
| 8/10 (11 kişi) |
-
Rus Kadına Karakolda Tecavüz!
İstanbul'da kimlik kontrolü sırasında gözaltına alınan Rus kadın, götürüldüğü karakolda tecavüze...
-
Video
Şehrin Ortasında Yamyam Dehşeti!
Görgü tanıklarından gelen telefonlarla olay yerine gelen polis ekipleri kan donduran görüntüyle...
-
İşte Memur İçin Kuliste Konuşulan Zam
Hakem heyeti zam kararını yarın duyuracak. İşte kulislerde konuşulan herkesin merakla beklediği...
-
Video
Üniversiteliye Askerlik Şoku!
Milli Savunma Bakanlığı'nın YÖK'e gönderdiği yazı, askerlik yapmayan üniversitelileri çok üzecek.
-
Böyle Olur Adanalının Düğün Arabası!
Adana'da dünya evine giren şahıs, ailenin tek oğlu olduğunu ve eşine olan sevgisini bakın nasıl...
-
"Dağı Niye Bıraktın Orada Kalsaydın"
Başbakan Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili muhalefete böyle seslendi.













