Ekren: İMKB'nin Hızla Uluslar Arası Düzeye Gelmesini Bekliyoruz

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Yeni Dönemde İMKB'den, Kurumsal ve Fonksiyonel Bazda Derinleşerek, Türkiye'deki Ekonomik Birimlerin İhtiyacı Olan Finansal Enstrümanları Üretecek ve İşlem Yaptıracak Uluslar Arası Bir Düzeye Hızla Gelmesini Beklediklerini Açıkladı.

Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, yeni dönemde İMKB'den kurumsal ve fonksiyonel bazda derinleşerek, Türkiye'deki ekonomik brimlerin ihtiyacı olan finansal enstrümanları üretecek ve işlem yaptıracak uluslar arası bir düzeye hızla gelmesini beklediklerini açıkladı.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası 2007 faaliyetlerinin görüşüldüğü Olağan Genel Kurul toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Türkiye ekonomisinin son 5 yılda önemli bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti. Ekren, bu değişim ve dönüşümün bir anlamda da ekonomide normalleşme ve düzeltme olarak algılanabileceğini söyleyerek, sürecin değişik ekonomik bilimlere yansımasının farklı boyutlarda olduğunu anlattı. Kişi başına düşen gelirin, Gayri Safi Yurtiçi hasılanın hacminin önemli ölçüde artığını kaydeden Ekren "Bu trend içinde iki önemli kurumumuzun genel kurulunu yaptık. Bunlardan biri Bankalar Birliği'ydi. Bankalar Birliği temsil ettiği ticari ve yatırım bankaları aracılığıyla Türkiye ekonomisinde önemli bir finansal aracılık fonksiyonu görmekte ve ekonominin büyümesi, kalkınması, gelişmesi için ekonomik brimlerin ihtiyacı olan fonları da oraya doğrudan sağlamaktadır" diye konuştu. Ekren, ikinci önemli kurumun ise İMKB olduğunu belirterek, İMKB'nin finans sektörünün sermaye piyasaları kısmında önemli bir role sahip olduğunu anlattı.

-"TÜRKİYE'YE SON 2 YILDA 40 MİLYAR DOLAR YABANCI SERMAYE GİRDİ"

Türkiye ekonomisinin son 5 yıl içindeki ana gündem konusunun dışa açıklık, ihracat, verimlilik ve büyüme olduğunu belirten Ekren, bu süreç içinde son 2 yılda Türkiye'ye doğrudan giren yabancı sermaye düzeyinin 40 milyar doları bulduğunun altını çizdi. Ekren daha önceleri yılda 1 milyar doların konuşulduğunu ifade ederek, son 2 yıldaysa aylık 1 milyar doların tartışıldığını dile getirdi. Bu başarının yakalanmasında sermaye piyasalarının kurumsal aktörü olan İMKB'nin ciddi bir öneme sahip olduğunu söyleyen Ekren, Mayıs 2008 sonu itibariyle ekonomiye kazandırılan fonlarda İMKB'nin rol fonksiyonuna paralel olarak 40 milyar dolarlık bir büyüklükten bahsedilebileceğini bildirdi. Ekren, 2005-2007 yılları arasında Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımının yaklaşık üçte birinin İMKB bünyesinde gerçekleştirildiğine işaret ederek, İMKB'nin oynadığı role dikkat çekti.

-İMKB PİYASALARININ 2007 TOPLAM İŞLEM HACMİ GSYİH'NIN 5 KATI

İMKB'den yeni dönemdeki beklenileni anlatan Ekren, "İMKB'den beklenilen en önemli görev kurumsal ve fonksiyonel bazda derinleşerek, Türkiye ekonomik birimlerinin ihtiyacı olan finansal enstrümanları üretecek, işlem yaptıracak uluslar arası bir düzeye hızla gelmesidir. Bu hem ülkemizin küreselleşme sürecine önemli bir katkı sağlayacaktır, hem de Türkiye'nin en önemli ihtiyacı olan tasarruf açığının büyümeye getirdiği negatif etkiyi dışarıdan sağlanacak tasarruflarla giderme imkanını ortaya koymuş olacaktır" dedi.

Ekren, İMKB'nin Türkiye ekonomisine sağladığı sermaye ve likidite desteği açısından önemine değinerek, İMKB piyasalarında 2007 yılında toplam 3,2 trilyon dolar işlem hacminin gerçekleştirildiğini ve bunun Türkiye'nin GSYİH'nın ortalama 5 katı olduğunu kaydetti. 2007 sonu itibariyle İMKB şirketlerinin toplam piyasa değerinin GSYİH açısından bakıldığında yüzde 44 olduğunu belirten Ekren, "Bu da çok net şekilde Türkiye'nin en azından bu piyasasının büyüme potansiyeli içerisinde olduğunu, dolayısıyla dünyadaki likidite sorunun tartışıldığı bir ortamda, İMKB'nin bu açıdan da özel bir rol ve fonksiyonunun olduğunu da paylaşmak isterim." Ekren, 2007'nin 2. yarısından başlayarak 2008'de de hissedilen uluslar arası mortgage krizine rağmen, İMKB'deki yabancı payının yüzde 70,71 düzeyinde kaldığını söyleyerek, bu durumun ise hem yabancıların Türkiye ye bakışında orta vadeli bir değişiklik yaşanmadığının hem de İMKB'nin sunduğu hizmet ve kalitesinin göstergesi olarak yorumladı.

-HEDEF İSTANBUL'UN ULUSLAR ARASI FİNANS MERKEZİ OLMASI

Öte yandan hükümet projelerinden de söz eden Ekren, projeleri şöyle anlattı:

"Sayın Başbakan'ın Diyarbakır'da yaptığı toplantıda özellikle Türkiye'de ve yükselen piyasalarda en önemli arz şokları olarak bilinen enerji ve gıda konusunda yeni bir insiyatifi başlatmış oldu. Dolayısıyla hem Güneydoğu Anadolu'da hem de Türkiye'nin diğer bölgelerinde tarım ve tarıma dayalı sanayilerin ve gıdanın hızla potansiyel olarak artırılabilmesi, bu bölgedeki yenilebilir enerjinin de devreye sokulabilmesi açısından bütçede konu belirlenmiş, bitiş tarihleri çok net şekilde ortaya konmuş, 2012'ye kadar bitecek olan bu projeyi de toplumumuzla paylaşmış olduk. İkinci önemli projemiz ise, İstanbul'u uluslar arası bir finans merkezi yapma projemizdir. Bunun da önemi Türkiye de tasarruf oranları hem kurumsal hem de bireysel açıdan Türkiye'nin ihtiyacı olan büyümeyi destekleyecek kadar gelişmiş ve yüksek değil. Üzerinde durulması gereken bu süreçte İMKB ve sermaye piyasasının oynayacağı rolü ortaya koymaktır."

Ekren, bu süreçte İMKB'nin yeniden yapılanması da dahil teknolojik etkinlik ve verimliliğini artıracak her türlü düzenlemenin İMKB tarafından gündeme getirilmesini isteyerek, gerekenlerin ise hükmet tarafından hızla yerine getirileceğini işaret etti. Ekren, özellikle İstanbul bağlamında hem para hem de sermaye piyasalarının entegre edilecek hizmetlerin Ankara'dan hızla talip edilmesini söyledi. (ANKA)

(DG/NB/ZG)

Kaynak: ANKA