Haber Tarihi: 19 Ocak 2012 Perşembe Saat 21:29
 [3284760]

Eğitimde Sorunları Değil Dönemi Geride Bıraktık


Elazığ Eğitim-Bir-Sen Şubesi Yönetim Kuruluadına şube başkanı Yasin KARAKAYA 2011-2012 eğitim-öğretim yılı birinci döneminin bitmesiyle ilgili yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Karakaya açıklamasında; "yeni Milli Eğitim kadrosu ile başladığımız 2011-2012 eğitim-öğretim yılı birinci dönemini geride bıraktık. Bu dönem, eğitimi ve eğitimciyi ilgilendiren önemli başlıkları içerisinde barındırmıştır.

Bunlar; Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında yapılan değişiklik ve yeniden yapılandırma süreci, ek ödeme ile ek ders ayrımının yasal zemin bulmuş olması, öğretmenlik mesleğinin bugününe ve yarınına ışık tutmak ve strateji üretmek adına bütün sosyal tarafların katılımı ile gerçekleştirilen " Ulusal Öğretmen Stratejisi Çalıştayı", yök'ün meslek liselileri mağdur eden katsayı problemini çözmesi, 28 Şubat'ta uygulamaya konulan kesintisiz 8 yıllık eğitimin şura kararı gereği kesintili hale getirilmesinin gündeme alınmış olması ile stadyumlara sıkıştırılan 19 Mayıs törenleriyle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı'nın inisiyatif almış olması, yeni döneme girmeden önce il milli eğitim müdürlükleri ile ilgili belirsizliği ortadan kaldıracak adımın atılmış olması gibi olumlu başlıklar olarak sıralanabilir.

"Eşit işe eşit ücret" kapsamında 666 sayılı KHK ile farklı kurumlarda aynı unvanda çalışan kamu personelinin ücretlerinde ek ödeme oranları üzerinden eşitleme yapılırken, öğretmen ve öğretim elemanlarının ücretlerinde iyileştirme yapılmaması ve öğretmenlerin kamuda en düşük maaş alan ikinci personel seviyesine düşürülmesi nedeniyle, öğretmen ve öğretim elemanları KHK mağduru haline getirilmiştir.
Yanlış Yaklaşımlar ve Söylemler Öğretmenlik Mesleğinin İtibarsızlaştırılmasına Hizmet Etmiştir

Eğitim yönetiminin görevi ve eğitime yapılan yatırımların amacı; öğretmenin önündeki bariyerleri ve ortaya çıkan problemleri kaldırmak, işi kolaylaştırmak ve verilen eğitiminin niteliğini artıracak adımları ortaya koymaktır. Eğitimin kalitesi, öğretmenin moral ve değeri kadardır. Gerek siyasilerce gerekse Bakanlıkça sarf edilen, eğitimcileri değersizleştiren söylemlerin geride bırakılan dönemde kalması gerekmektedir. Eğitimciler, sorumlu makamların sorunlu makamlar olmaması gerektiğini düşünmekte ve oluşturulan tahribatın telafi edilmesini beklemektedir.

Özür Grubu Tayin Hakkının Yılda Bir Defa ile Sınırlandırılması Aile Bütünlüğünü Tehdit Etmektedir
652 sayılı KHK ile yapılan düzenlemede özür grubu tayinlerinin yılda bir kez yaz döneminde yapılacak şekilde sınırlanmış olması, ara dönemde tayin bekleyen eğitim çalışanlarının ve ailelerinin morallerini bozmakla birlikte aile bütünlüğünü tehdit eder hale gelmiştir. Ulusal Öğretmen Stratejisi Çalıştayı'nda özür grubu tayin hakkının yılda iki defa yapılması kararı alınmasına karşın sorun kökten çözülememiştir.

Eğitim-Bir-Sen olarak, sorunun çözümüne yönelik girişimlerimizin verdiği olumlu sonucun kılavuzla gölgelenmesi de yine yanlış olmuştur. Sağlık ve öğrenim özrü, eş durumu özründe sınırlama, il içi özür grubu tayin hakkı gibi bölümlerin kırpılarak sunulması, mağduriyeti ortadan kaldırmak bir yana, tayin hakkı bekleyen ailelerin bir kısmının moralini bozmuş ve mağduriyetlerin yeni dönemde devam ettirilmesine neden olmuştur.

Zorunlu Kesintisiz Eğitimin Gündeme Alınması Önemlidir
28 Şubat'ın dayatmasıyla ilk ve orta kısımların ilköğretim adı altında zorunlu kesintisiz 8 yıl şeklinde birleştirilmesi, geride bıraktığımız 13 yılda en çok tartışılan konuların başında gelmiştir. Fizyolojik, pedagojik ve sosyal açıdan yanlışlığı tartışma götürmeyen 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatması, 'siyasi hayatıma mal olsa dahi yapacağım' diyenlerin siyasi hayatını bitirmekle beraber sanayide çırak, mesleki eğitimde yönlendirme gibi önemli hususları da bitirme noktasına getirmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın en üst danışma kurulu olan 18. Milli Eğitim Şurası'nda da kararlaştırılan kesintili 13 yıllık eğitimin, içinde bulunduğumuz eğitim-öğretim yılının birinci döneminin son günlerinde gündeme alınmış olması önemlidir.

Katsayı Probleminin Çözülmesi Son Derece İsabetli Olmuştur
Mesleki eğitime ağır darbe vuran, iş dünyasının "meslek lisesi memleket meselesi" diye sloganlaştırarak çözüm beklediği en önemli problem, şüphesiz katsayı problemi olmuştur. 28 Şubat'ta MGK kararlarıyla dayatılan ve devamında yaptırılan düzenlemelerle eğitime giydirilen deli gömleklerinden olan meslek liselerinin aleyhine uygulanan "katsayı" sorununun, birinci dönemle birlikte geride kalması, şüphesiz yök'ün attığı en önemli adım olmuştur.

'19 Mayıs' Kutlamaları ile İlgili Düzenleme Yerinde Bir Adımdır
Milli bayramların stadyumlarda sınırlı sayıda öğrencinin katılımıyla kutlanmasının önüne geçmek ve katılımcılığı çoğaltmak için sadece Ankara'da stadyumda kutlanıp, diğer illerde okul ortamında etkinliklerle kutlanmasını öngören düzenleme yerinde bir yaklaşım olmuştur. Milli bayramlar, hem kutlamalarda görev verilen öğrencilerin eğitimini aylarca aksatan hem de kutlamaları dar bir alana sıkıştıran uygulamalar olmaktan çıkarılmalıdır.

Teşkilat Yasasındaki Değişiklik Bazı Hükümler Hariç Olumlu Olmuştur
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'da yapılan değişiklik, 2011-2012 eğitim-öğretim döneminin birinci bölümünde eğitimde gerçekleştirilen radikal değişikliklerden biri olmuştur.

Bu düzenleme, özür durumuna bağlı yer değişikliğinin yılda bir kez olacak şekilde sınırlanması, eğitim müfettişlerinin unvanlarının il eğitim denetmeni olarak değiştirilmesi gibi bazı olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Bakanlık merkez teşkilatında 33 birimden aynı amaca hizmet eden farklı isimdeki birimlerin birleştirilerek, birim sayının düşürülmesi son derece yerinde bir karar olmuştur.

Yine yıllardır dile getirdiğimiz, derse girmeyene ek ders ödemesi yapılmayıp, ek ödeme veya ek tazminat verilmesi yönündeki önerimizin bu KHK ile "ek ödeme"- "ek ders" şeklinde ayrılması isabetli olmuştur. 652 sayılı KHK'nın çıkmasının üzerinden onca zaman geçmesine rağmen merkez teşkilatında taşların hala yerine oturmamış olması ve belirsizliklerin devam ediyor oluşu rahatsızlığa neden olmaktadır. Daha fazla zaman kaybedilmeden belirsizliklerin giderilmesi için gerekli adımlar atılmalıdır"dedi.

6/10 (11 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12