Eğitim-sen: "Türban Tartışmaları Yeni Kutuplaşmalara Zemin Hazırlıyor"
Eğitim-sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, AKP ve MHP Arasındaki Türban Çalışmalarının Siyasi Rant Amaçlı Olduğunu Belirterek, "Üniversitelerde Türban Tartışmaları Yeni Kutuplaşmalara Zemin Hazırlıyor" Dedi.
Eğitim-Sen Genel Başkanı Dinçer, AKP ve MHP arasındaki türban çalışmalarının siyasi rant amaçlı olduğunu belirterek, "Üniversitelerde türban tartışmaları yeni kutuplaşmalara zemin hazırlıyor" dedi.
Eğitim-Sen Genel Başkanı Dinçer, yaptığı yazılı açıklamada, "Türk-İslam sentezci" politikaları savunan AKP ve MHP'nin seçimden önce birbirlerine sert eleştiriler yönelttiğin işaret ederek, "Anayasa'nın çeşitli maddelerinde değişiklik yaparak 'türban sorunu'nu aşmayı planlıyorlar. Şimdiden toplumda yeni kutuplaşmalar ve gerginlikler yaratmaktan öte gitmeyen bu çabaların büyük ölçüde 'türban' üzerinden siyasi rant sağlamaya yönelik olduğu açıktır" dedi. Türban üzerinden yürütülen tartışmaların, laiklik-şeriat tartışmaları arasına sıkıştırılarak tartışıldığın belirten Dinçer, bu şekilde türban sorununun sağlıklı ve gerçek anlamda bir çözüme kavuşmasının önünün kapatıldığını savundu.
-"AKP KENDİNDEN ÖNCEKİ İKTİDARLARI AŞAN ÇABA İÇERİSİNDE"-
Dinçer, genel olarak kılık-kıyafetin eğitim sisteminde sorun haline gelmesinde geçmiş tüm hükümetlerin sorumlu olduğunu söyleyerek, "Kılık-kıyafetin başta eğitim olmak üzere, tüm alanlar üzerinden tartışılmasında AKP, kendisinden önceki iktidarları aşan bir çaba içindedir. Devlet bir yandan kendini laik olarak ilan edip, diğer yandan Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden dini düzenlemeler yapması, okullarda zorunlu din derslerinin olması, imam hatip liselerinin varlığı gibi konuları hiç tartışmaya açmaması düşündürücüdür" dedi. Dinçer, söz konusu ortamda Alevilere yönelik ayırımcı uygulamalar karşısında 'türban' konusunda olduğu kadar tepki gösterilmemesini de anlamlı bulduğunu ifade etti.
-"TÜRBAN TOPLUMDA BÖLÜNME VE KUTUPLAŞMALARI DİRİ TUTUYOR"-
Dinçer, yıllardır devlet politikası olarak benimsenen bu tür düzenlemelerin, sadece kişilerin özgürlüklerine müdahale etmek olmadığını vurgulayarak, aynı zamanda toplumda bölünme ve kutuplaşmaları sürekli diri tutan bir işlev gördüğünün altını çizdi. Dinçer, soruna bu açıdan bakıldığında, üniversitede türban serbestisi sağlamanın sorunu çözmeyeceğinin ortaya çıktığını söyleyerek, "Büyük bölümü siyasi iktidar tarafından kuşatılmış olan kamusal alan ve hizmetlerdeki ayırımcı yaklaşımlar hiç de halkın çıkarına olmayan toplumsal bölünmüşlüğü arttırarak geleceğe taşıma potansiyeline sahiptir. AKP ve destekçileri yıllardır halkın inanç, gelenek ve beklentilerinin istismarını bir siyaset tarzı olarak benimseyenlerin izinden gitmekte, her konuda olduğu gibi bu konuyu da kendisine politik rant sağlayacak şekilde çözmek istemektedir" dedi.
-"KUTUPLAŞMALARA İZİN VERİLMEMELİ"-
Dinçer, temel insan hak ve özgürlüklerinin, türban sorununa indirgenerek açıklanmasının; demokratik haklar ve özgürlükler açısından geri bir ülke olan Türkiye açısından düşündürücü olduğunu belirtti. Dinçer, "Türkiye gibi yıllarca Sünni-Hanefi mezhebinin resmi din muamelesi gördüğü ve yurttaşların yüzde doksan dokuzun bu mezhepten olduğu varsayıldığı, din derslerinin zorunlu olarak okutulduğu bir ülkede, laikliğin gerçek anlamına uygun olarak yaşandığını söylemek mümkün değildir. Türkiye'de din ve vicdan özgürlüğünün tartışılması sorunu sadece türban çerçevesinde tartışmayı değil, zorunlu din dersi uygulamalarının kaldırılması, farklı din ve mezheplerden olanlara karşı ayrımcı uygulamalardan vazgeçilmesi için adım atmayı gerektirir" dedi.
Dinçer, Türban tartışmalarıyla toplumda yeniden kutuplaşmalar yaratılmasına ve halkın laik-şeriatçı şeklinde bölünerek egemen politikalara yedeklenmesine izin verilmemesi gerektiğinin altını çizdi. (ANKA)
(ONR/ZG)









