Haber Tarihi: 27 Mayıs 2007 Pazar Saat 18:22
İhlas Haber Ajansı  [836008]

DYP 2. Olağanüstü Büyük Kongresi


Demokrat Parti (Dp) Genel Başkanı Mehmet Ağar, AK Parti ve CHP'nin Türkiye'yi Kutuplaştırdığını Belirterek, 'Kutuplaşan Değil, Kucaklaşan Türkiye' İstediklerini Söyledi. Ağar Ayrıca İktidara Geldiklerinde 3 Ayda Terörü ve Herşeyi Kontrol Altına Alacaklarını, 1 Yıl İçinde de Terörü Tamamen Bitireceklerini Söyledi.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, Ak Parti ve CHP'nin Türkiye'yi kutuplaştırdığını belirterek, 'Kutuplaşan değil, kucaklaşan Türkiye' istediklerini söyledi. Ağar ayrıca iktidara geldiklerinde 3 ayda terörü ve herşeyi kontrol altına alacaklarını, 1 yıl içinde de terörü tamamen bitireceklerini söyledi. Doğru Yol Partisi'nin (DYP) 2. Olağanüstü Büyük Kongresi Büyük Anadolu Oteli'nde yapıldı. Bin 200 delegenin katıldığı oylamalarla gerçekleştirilen tüzük değişikliğiyle DYP adı DP olarak değiştirildi. Amblemi de kırmızı Türkiye haritası üzerinde batıya dönmüş sağ ayağı havada kır at olarak kabul edildi. Büyük izdihamın yaşandığı kongre salonuna 'Başbakan Ağar' sloganlarıyla giren DP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın kürsüye gelişinde çok sayıda kişi ezilme tehlikesi geçirdi. Kongrede eşini yalnız bırakmayan Emel Ağar'ın, zaman zaman eşinin yüzündeki terleri sildiği görüldü. Kongrede, KKTC Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve dsp Genel Başkanı Zeki Sezer'in telgrafları da okundu. Kongreye, Anavatan Partisi Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Keçeciler, Sibel Çarmıklı, Grup Başkanvekili Süleyman Sarıbaş ile Bitlis milletvekili Edip Safter Gaydalı da katıldı. Kongrede konuşan Mehmet Ağar, 27 Mayıs 1960 gününü gözleri yaşararak anlattı. "Babamı evden alıp götürdüler. Bu aklımdan hiç çıkmadı. Beraber oynadığımız çocuklar artık bize düşmanca bakmaya başladılar" diyen Ağar, "1960 ile 1980 olmasaydı adımız hala DP olacaktı. Kökümüze, özümüze döndük. DP ve DYP'nin hayatta olan daha önceki genel başkanlarıyla görüştüğünü ve hepsinin desteğini aldığını belirten Ağar, delegelere, "DYP'yi DP yapan yolda Türkiye'nin yegane çaresi olan alternatifi yarattınız" şeklinde seslendi. Kadın delegelerin kendisine destek veren sloganlarının ardından da Ağar, eşini göstererek "Hanımların gücü olmasa burada ne işimiz var bizim" dedi. "DP, Türkiye'yi söz dinleyen değil söz dinleten bir ülke yapmak için geliyor'' diyen Ağar, ülkede demokrasiyle ilgisi olmayan bir iktidarın olduğunu savundu. Demokrat Parti'nin 1950'de iktidara geldikten 1 ay sonra ezanın asli diliyle okunmasını sağladığını, bunu da uzlaşmayla ve muhalefet desteğiyle başardığını ifade eden Ağar, "Allah manevi dünyamıza hizmet etmekten bizi alıkoymasın, onu istismar etmekten uzak tutsun" diye konuştu. Ağar, şunları kaydetti: "Hangi inanmış insan bizden zarar görmüş? Cumhurbaşkanlığı seçimi bir siyasi meseledir. Demokrasi meselesi değildir. DYP hiçbir partinin payandası değil, demokrasinin payandasıdır. DYP'nin kimseden demokrasi dersi almaya ihtiyacı yoktur. Bu kadar demokrat geçiniyorsunuz 4.5 senede hangi özgürlük alanlarını genişlettiniz? Yavrularımızın hangi sorununu getirdiniz de biz bunlara destek vermedik. Yüreğiniz yetti mi? Siyasi Partiler Kanunu'nda hesap verebilirliği getiren hangi değişikliği getirdiniz de biz destek vermedik? Kaldı 55 gün, 56 gün sonra iktidar bayrağını burca dikeceğiz." Türkiye'nin menfaatlerine el uzatanlarla mücadele içinde olduklarını belirten Ağar, "Ak Parti ve CHP Türkiye'yi kutuplaştırıyor. Biz kutuplaşan değil, kucaklaşan Türkiye istiyoruz" dedi. İktidarın en önemli güvenlik meselesinde 'televizyondan mektup yazdığını' savunan Ağar, "Karar alması gereken bir konuda, haberlerde, Genelkurmay Başkanı'na dilekçe yazan Başbakan'ı bu ülke ilk defa görüyor ve bir daha da görmeyecek" dedi. Hükümetin çaresizliğini, tecrübesizliğini, demokrasi arkasına sığınarak, birtakım zorlamalarla millete yalan söylemekle eleştiren Ağar, "Halep oradaysa arşın burada. İstediğin meydanda, televizyonda yüreğin yetiyorsa gelirsin hesaplaşırız. Partimin çizgisi gibi, bir eli toprakta bir eli Allah'ta olanlara hizmet etmekten başka yolumuz asla olmadı'' dedi. Ağar sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz istedik ki Türkiye'de silah patlamasın. 'İktidara geldiğim gün o koordinatörlük dosyasını yırtıp atarım' dedim, 9 ay sonra Amerika'nın emriyle koordinatörü görevden aldılar. 'Şahsına saygım vardır ama yapılan iş yanlıştır' dedim. 'Diyarbakır'ın, Hakkari'nin işi Ankara'da çözülür. Bağdat'ta, Washington'da çözülmez' dedim. Beceremediler. 'Yozgat'ın kaderiyle Musul'un kaderi birleşecek' dedim anlamadılar. İktidara geldiğimizde, başbakanlığımda 3 ay içinde her şeyi kontrol altına alacağım. Terörü bitireceğim. Vatanın hiçbir çocuğu ölmeyecek. Bu ülkede kardeşliği, beraberliği, birlikteliği hep beraber inşa edeceğiz. Türkiye, dışarısıyla mücadele edecek. İçteki sıkıntılar bitecek. Sokakları, teslim ettiğimiz eşkıyaların elinden 15 günde alacağız. Analar mübarektir, analar candır. Hiçbir ananın gözünden yaş döktürmeyeceğim." Merkez sağın DYP-Anavatan Partisi bütünleşmesiyle önemli bir adım attığını vurgulayan Ağar, kongreye gelen Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu'yu kürsüye davet etti. Mumcu ve Ağar, el ele tutuşarak, salonu selamladı. Mumcu, 47 yıl önce 27 Mayıs 1960'da Türkiye'nin büyük bir 'demokrasi kazası' yaşadığını ifade ederek, 27 Mayıs'ın, demokrasi tarihinde 'kötü bir hatıra' olarak kaldığını dile getirdi. O yaradan bugüne kadar hep kan sızdığını belirten Mumcu, "Bugün o yara kapanmıştır. Demokrat Parti'nin yeniden hayata dönüşü, yaranın merhemi olmuştur. Bugün, devlet ve milletin arasının açıldığı 1960 27 Mayıs'ından 47 yıl sonra, devlet ve milletin yeniden kucaklaştığı gündür. Demokrat Parti bir tek şey için vardır; devlet ve milleti birarada tutmak'' diye konuştu. DP'den milletvekili aday adayı olması beklenen Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün ise, bir 'Türkiye sevdalısı' olduğunu belirterek, "İnandığım için adres, DYP olmuştur. DP iktidarından pişman olmayacaksınız, söz veriyorum. Ak Parti iktidarı, ülkeyi ikiye böldü. 'Alt, üst kimlik tartışması var' dediler. Tek bildiğim, alt kimlik vatan toprağı, üst kimlik ise Türk bayrağıdır" diye konuştu. Aygün, milletvekili seçilmesi durumunda dokunulmazlık zırhının altına saklanmayacağını belirterek, veremeyeceği hesabı olmadığını kaydetti. Anavatan Partisi 2 Haziran'da yapacağı kongrede kendini feshederek, Demokrat Parti'ye katılma kararı alacak. (MÜG-NÇ-NÇ-Y)

5,76/10 (5 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12