Durmuş Yılmaz: "Tl Kullanımı Teşvik Edilmeli"
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye'nin 2001'den Beri Uyguladığı Mali Disiplin ve Yapısal Reformlar Sayesinde Ters Dolarizasyon Konusunda Önemli Başarılar Kaydettiğini Ancak Bu Sürecin "Daimi" Olduğunu Söylemek İçin Henüz Erken Olduğunu Belirterek, "Türk Para Biriminin Kullanılmasının Teşvik Edileceği Düzenlemeler Planlanmalıdır" Dedi.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye'nin 2001'den beri uyguladığı mali disiplin ve yapısal reformlar sayesinde ters dolarizasyon konusunda önemli başarılar kaydettiğini ancak, bu sürecin "daimi" olduğunu söylemek için henüz erken olduğunu söyledi. Yılmaz, "Türk para biriminin kullanılmasının teşvik edileceği düzenlemeler planlanmalıdır" dedi.
"TÜRKİYE, DÜNYANIN EN DOLARİZE EKONOMİLERİNDEN BİRİYDİ"
Yılmaz, Merkez Bankası'nın kuruluşunun 75'inci yıldönümü çerçevesinde gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında düzenlenen "Dolarizasyon: Sonuçlar ve Politika Seçenekleri" konulu toplantıda, İngilizce yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 1990-2001 yılları arasında dünyanın en dolarize ekonomilerinden biri olduğunu belirtti.
"DÖVİZ BORÇLARININ İÇ BORÇLARA ORANI YÜZDE 15'E DÜŞTÜ"
Türk ekonomisinde 2001 yılından sonra uygulanan sıkı mali disiplin ve yapısal reformlar sonucunda dolarizasyonun önemli oranda gerilediğine işaret eden Yılmaz, Kasım 2006 itibariyle döviz mevduatlarının toplam mevduatlara oranının yüzde 38'e, yabancı paraların para tedarikindeki payının yüzde 35'e, yabancı paraların toplam kredilerdeki payının yüzde 16'ya ve Ekim 2006 itibariyle yabancı para üzerinden hesaplanan kamu borcunun toplam iç borca oranının ise yüzde 15'e düştüğünü kaydetti.
"İSTİKRARSIZ EKONOMİYE İLİŞKİN HATIRALAR HALA DEVAM EDİYOR"
Bu olumlu gelişmelerde enflasyonun tek hanelere çekilmesinin, bankacılık sektöründeki gelişmelerin ve Merkez Bankası'nın bağımsızlığını kazanmasının kilit rol oynadığına dikkat çeken Yılmaz, "Ancak bu olumlu gelişmeler, ters dolarizasyon sürecinin daimi olduğunu söylemek için yetersiz. Enflasyon düşse ve ekonomik istikrar sağlansa bile, enflasyonist ve istikrarsız ekonomik ortamın hatıraları hala ekonomi ajanlarının dövizle para tutma alışkanlıklarının ortalıktan kalkmadığını gösteriyor. Ayrıca iç ve dış gelişmelerin etkisiyle ortaya çıkacak bir belirsizlik algısı hala beklentileri bozarak dolarizasyonu yükseltebilir. Yaz başında yaşanan dalgalanmada bunu gördük" diye konuştu. Ters dolarizasyon sürecinin doğrudan işleyen bir süreç olmadığının altını çizen Yılmaz, "Sadece iki ülkede, İsrail ve Polonya'da uzun bir süre boyunca dolarizasyon düşüşü yaşanmıştır. Ters dolarizasyon çok zor ve uzun süreli bir işlem ve makro istikrar ile yakından ilişkili" dedi.
"HAVUÇ VE SOPA YAKLAŞIMI"
Yılmaz, dolarizasyonu düşürmek için yapılması gereken ilk şeyin aktif bir ters dolarizasyon stratejisi başlatmak olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:
"Buna havuç ve sopa yaklaşımı denmektedir. Burada Türk para biriminin kullanılmasının teşvik edileceği düzenlemeler planlanmalıdır. Ancak böyle iddialı bir politika gündemi oluşturmadan önce, gerekli araştırmaların yapılması, dolarizasyonun sebebi, riskleri ve maliyetlerinin çok iyi anlaşılması ve bununla ilgili politika reformlarını etkilerinin çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir."
Dalgalı kur sistemine de değinen Yılmaz, 2002 yılından bu yana dolar kurunda önemli düşüş sağlandığını hatırlatarak, "Dalgalı kur sistemi, döviz kuru riskini piyasaya aktardı ve piyasanın risk yönetimini anlamasını sağladı. Piyasalar, hedgeing enstrümanlarını ve türev piyasaları daha iyi kullanma ve bu konularda tedbir alma konusunda gelişti" diye konuştu.
"TÜRKİYE ÇOK CİDDİ İLERLEME KAYDETTİ"
Durmuş Yılmaz'dan sonra söz alan İsrail Merkez Bankası Başkanı ve eski IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, Türkiye'nin son 5 yılda çok ciddi ilerleme kaydettiğini söyledi. Bu gelişmelerde IMF'nin de önemli katkıları olduğuna dikkat çeken Fischer, "Bir dönem, Türkiye'deki bütçe açığının boyutu ne olmalı, Türkiye bu istikrarsızlığı nasıl atlatır diye düşündüğümüzde, yüzde 6'lık bir bütçe fazlası öngörmüştük. O dönem Türkiye'nin bunu başarıp başaramayacağını bilmiyorduk, ama başardı" diye konuştu.
IMF'nin, kriz döneminde Türkiye'de bir "Döviz Kuru Kurulu" kurulması için hükümeti iknaya çalıştığını ancak hükümetin bu öneriyi geri çevirdiğini dile getiren Fischer, "Şimdi bu kararın ne kadar doğru olduğu görülmektedir" dedi.(ANKA)









