Haber Tarihi: 05 Ocak 2012 Perşembe Saat 11:29
Anadolu Ajansı  [3239798]

Dünyanın Narenciye Hazinesi Adana'da


Ömer Sarı- Adana'da, 21 ülkeden 900 farklı çeşit ve türde narenciye gen kaynağının bulunduğu Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği bu özelliğiyle adeta bir narenciye hazinesini barındırıyor.

Ömer Sarı- Adana'da, 21 ülkeden 900 farklı çeşit ve türde narenciye gen kaynağının bulunduğu Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği bu özelliğiyle adeta bir narenciye hazinesini barındırıyor.

ÇÜ Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turgut Yeşiloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1976 yılından itibaren oluşturulan 21 farklı ülkeden değişimle getirilen narenciye kaynaklarının ÇÜ Ziraat Fakültesi Turunçgil Gen Kaynakları Bahçesi'nde yetiştirilmeye başlandığını belirtti.

Bahçede yaklaşık 900 turunçgil cinsi, türü, çeşidi, tip ve akrabalarının bulunduğunu vurgulayan Yeşiloğlu, "Bahçemiz Türkiye'de ıslah edilmiş ve toplanmış genotipler ile ABD, Arjantin, Avustralya, Cezayir, Çin, Fas, Fildişi Sahili, Fransa, Güney Afrika, İspanya İsrail, İtalya, Japonya, KKTC, Küba, Madagaskar, Mısır, Tunus, Pakistan, Porto Riko gibi ülkelerden genot iplerden oluşmaktadır. Her genotipten 3-6 ağaç şeklinde dikilmiş olan koleksiyon bahçelerinden oluşan gen kaynaklarının Türkiye turunçgil tarımı için çok büyük önem taşıyor" dedi.

Bahçede, yurt dışından gelen çeşitlerin adaptasyon çalışmalarının yapıldığını ve başarılı olanların turunçgil yetiştiricilerine sunulduğunu vurgulayan Yeşiloğlu, yeni çeşit ve anaç ıslahı ile biyotik ve abiyotik stres faktörleri ile ilgili ıslah çalışmaları yapacak kuruluşlara da materyal sağlandığını kaydetti.

Son yıllarda narenciye bahçelerinin bahçe değerini kaybederek arsa olarak değerlendirilmeye başlandığını vurgulayan Yeşiloğlu, şöyle devam etti:

"Son yıllarda turizm baskısıyla Antalya ve Mersin gibi illerde narenciye bahçelerindeki ağaçlar kesilip yerlerine otel yapılıyor. Birçok genotip kayboluyor. Biz bunları tamamını topladık. Gelecekte bir sorun olduğunda bu turunçgillerden yararlanacağız. Başka bir tehlike de miras yoluyla da arazilerin küçülmesi. Araziler küçülünce de bahçeler bozularak seracılık yapılmaya başlanıyor. Birçok genotip kayboluyor. Bunlar içerisinde yıllarca tüm kötü koşullara dayanıp bugüne kadar gelen kirece, soğuğa ve tuza dayanıklı kaynaklarda var. Biz bunları zamanında getirerek üniversitemize kazandırdık. Bugün sorun olmayan bir hastalık yarın sorun olabilir. Islah çalışmalarında bunlardan yararlanıyoruz."

Çukurova'da tuzluluk ve kirecin problem oluşturduğunu anlatan Yeşiloğlu,

"Bizim turunçgil anaçlarını yetiştirmemiz gerekiyor. Elimizde kirece ve soğuğa dayanıklı gen kaynakları var. Biz bu kaynaklarla bütün özellikleri birleştirip dört dörtlük turunçgil anacı ortaya çıkarmak için çalışıyoruz" dedi.

-Türkiye'nin en zengin narenciye gen bahçesi-

Turunçgil konusunda çalışma yapan kuruluşlara bahçelerindeki gen kaynaklarından verdiklerini vurgulayan Yeşiloğlu, "Türkiye'de bizim kadar zengin gen kaynağına sahip bir bahçe yok. Türkiye'ye yurt dışından çeşit getiriliyor. Doğrudan bahçeye dikilmiyor, orada başarılı olan çeşit burada verimli olmuyor. Kalitesiz ürün veriyor. Biz burada gen kaynakları içerisinde yan yana bu çeşitleri dikiyoruz. Hangisi bizim çeşitlere göre daha avantajlı ise üreticiye en uygun olanı öneriyoruz" dedi.

Bahçede Avrupa Birliği projelerine imza attıklarını da kaydeden Yeşiloğlu, farklı kurumlarla da yeni gen kaynakları konusunda proje üzerinde çalışıldığını kaydetti.

Bahçenin sürekli korunması ve sahip çıkılması gereken bir gen hazinesi olduğunu vurgulayan Yeşiloğlu, "200 dekarlık koleksiyonun yaklaşık yüzde 15'i turunç gibi meyvesi çok fazla kullanılmayan ağaçlardan oluşuyor. Bahçemiz, çok önemli bir gen kaynağı. İlerde olabilecek hastalık, kuraklık ve toprakta tuz oranının artması gibi durumlarda elimizdeki kaynaklardan yararlanarak çalışmalar yapacağız. Bunları muhafaza etmek zorundayız. Eğer koruyamazsak ileride ihtiyacımız olduğunda bunları tekrar temin etme şansımız yok" dedi.

Bahçeden, aşı gözü ve tohum isteyenler olduğunu da anlatan Yeşiloğlu, vatandaşlara da yardımcı olduklarını söyledi. Bahçeyi meyve ticareti yapmak için kurmadıklarını ancak ticari olarak da değerlendirdiklerini kaydeden Yeşiloğlu, şunları kaydetti:

"40-45 yaşlarında narenciye ağaçları var. Bölgenin her türlü stresine dayanıklı bu ağaçlar üzerinde de çalışıyoruz. Portakal, limon, mandalina, altın top, kamkat, şadok, oroblanco gibi farklı tür ve çeşitlerimizde meyvesi tüketilebilen türler de var. ABD ve İspanya'dan sonra dünyada 3. büyük turunçgil gen bahçesiyiz. Bahçemiz Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından da tescil edilmiş bir koleksiyon. Bahçemizdeki üzerinde çalıştığımız türleri, ne kadar meyve verebilir, meyve iriliği nasıl olur, bölgede başarılı mı araştırmasını yaparak üreticiye tavsiye ediyoruz."

- Adana

5/10 (1 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12