Skandal Fırat Nehri çıkışı! "Tevrat'a dayanıyor" deyip iyice küstahlaştı

İsrail'de ana muhalefet partisi "Gelecek Var" lideri Yair Lapid, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin Nil'den Fırat'a uzanan bölgede "Tevrat'a dayalı Büyük İsrail" anlayışına ilişkin sözlerine destek verdiğini açıklayarak, bölgesel sınırlar üzerinden yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
- İsrail ana muhalefet partisi lideri Yair Lapid, Nil Nehri'nden Fırat Nehri'ne kadar uzanan bölgenin sınırlarının Tevrat'a dayandığını savundu.
- Yair Lapid, İsrail'in sınırlarının Tevrat'a göre belirlenmesi gerektiğini ve ülkesinin topraklarının Irak'a kadar genişletilmesi fikrine açık olduğunu belirtti.
- ABD'nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee'nin Nil-Fırat bölgesiyle ilgili açıklamaları, bölgesel tepkilere yol açmış ve birçok ülke tarafından tehlikeli ve kışkırtıcı olarak değerlendirildi.
İsrail'de ana muhalefet partisi "Gelecek Var" lideri Yair Lapid, ABD'nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee'nin bölgesel tartışmaları artıran açıklamalarına destek vererek gündemi sarsan bir çıkışta bulundu.
SINIRLARIN "TEVRAT'A DAYANDIĞINI" SAVUNDU
Lapid, Nil Nehri'nden Fırat Nehri'ne kadar uzanan bölgenin tarihsel sınırlarının "Tevrat'a dayandığını" savundu. Lapid, İsrail'in sınırlarının kutsal metne göre belirlenmesi gerektiğini söyleyerek, ülkesinin topraklarının Irak'a kadar genişletilmesi fikrine açık olduğunu ifade etti.
Yair Lapid
SÖZLERİ "KÜSTAHÇA" OLARAK NİTELENDİRİLDİ
Bu kapsamda, Tevrat'ın sınırlarına referans vererek siyasi ideallerini ifade eden Lapid'in sözleri "küstahça" olarak nitelendirildi. Lapid ayrıca, bu yaklaşımın bölge ülkeleriyle var olan gerilimleri derinleştirebileceğini ima eden ifadeler kullandı. Hukuki ve siyasi çevrelerde bu tür söylemlerin diplomatik hassasiyetleri zedeleyebileceği uyarıları yapıldı.
ABD'li diplomat Huckabee
İLK ÇIKIŞ ABD'Lİ DİPLOMATTAN GELMİŞTİ
Bu skandal niteliğindeki çıkış, aynı zamanda ABD'li diplomat Huckabee'nin Nil–Fırat bölgesiyle ilgili daha önce yaptığı açıklamalara da atıfla gündeme geldi. Huckabee'nin sözleri bölgesel tepkilere yol açmış, birçok ülke bu söylemleri "tehlikeli ve kışkırtıcı" olarak değerlendirmişti.













