Haber Tarihi: 20 Ocak 2012 Cuma Saat 18:14
İhlas Haber Ajansı  [3287709]

DÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanından "Aflatoksin" Açıklaması

Doç. Dr. Muzaffer Denli, aflatoksinlerin genel olarak insanlarda zehirlenmelere ve karaciğer kanserine neden olduğu, metabolik düzensizlikler meydana getirdiği uyarısında bulundu.

Haber: DÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanından 'Aflatoksin' Açıklaması

Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanı Doç. Dr. Muzaffer Denli, aflatoksinlerin genel olarak insanlarda zehirlenmelere ve karaciğer kanserine neden olduğu, metabolik düzensizlikler meydana getirdiği, bağışıklık sistemini zayıflatarak çeşitli hastalıklara yakalanma riskini artırdığı uyarısında bulundu.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in bazı süt örneklerinde insan sağlığı için risk oluşturan antibiyotik ve aflatoksin gibi zararlı kalıntılara rastlanıldığını doğrulaması kamuoyunda endişelere neden olmuştu. Zararlı kalıntıların süt dışındaki hayvansal kökenli et, yumurta ve bal gibi gıdalar yanında karaciğer gibi sakatat ürünlerinde de görülme olasılığının yüksek olmasının olayın ciddiyetini artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Denli, bu durumun ülkemizde gıda güvenliğini bir kez daha sorgular hale getirdiğini belirtti.

Hayvancılıkta hastalıklarla mücadelede veteriner ilaçlarının uygun düzeylerde kullanılmadığı zaman ya da yasaklanmış olmasına rağmen verim artışı sağlamak amacıyla hayvan yemlerine antibiyotik eklenmesi sonucu ilaç ve antibiyotiklerin hayvan dokularında biriktiğini ve hayvansal ürünlere geçerek tüketim sırasında doğrudan insanlara geçebileceğini kaydeden Denli, "Aflatoksinler, gıda ve yemlerde bulunan bazı küfler tarafından üretilen toksik metabolitler olarak bilinen mikotoksinlerin önemli bir grubudur. Bu toksinler uygun koşullarda hasat edilmeyen veya muhafaza edilmeyen yem hammaddelerinde gelişen küfler tarafından üretilirler. Hayvanların aflatoksin içeren yemleri tüketmesi sonucunda bu toksinler veya türevleri hayvan vücut dokularında birikebilmekte ve hayvansal ürünlere değişik oranlarda geçebilmektedir. Bilimsel çalışmalar yemlerde bulunan aflatoksinlerin yüzde 0,2-6,2 süte, yüzde 0,05-0,22 yumurtaya ve yüzde 0,016 düzeyinde karaciğere geçebildiği tespit edilmiştir" dedi.

Veteriner ilaçları ve antibiyotik kalıntısı bulunan hayvansal gıdaların tüketiminin insanlarda bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak farklı hastalıklara neden olabileceğini ifade eden Denli, aflatoksinlerin genel olarak insanlarda zehirlenmelere ve karaciğer kanserine neden olduğu, metabolik düzensizlikler meydana getirdiği, bağışıklık sistemini zayıflatarak çeşitli hastalıklara yakalanma riskini artırdığı uyarısında bulundu.

Denli, "Gıdalarla yüksek düzeyde alındığında akut zehirlenmelere yol açan aflatoksinlerin (özellikle aflatoksin B1 ve aflatoksin M1) düşük düzeylerinin uzun süreli alımında kronik zehirlenmelere ve ölümlere neden olduğunu bu nedenle bu bileşiklerin 'gizli tehlike' ya da 'gizli katil' olarak da tanımlanabilir" diye konuştu.

AB ülkeleri başta olmak üzere Türkiye'nin aralarında bulunduğu çok sayıda ülkede verimi artırmaya yönelik ilaç, büyüme hormonları ve antibiyotik gibi hayvansal gıdalarda toksik kalıntı bırakan maddelerin kullanımının yasaklandığını açıklayan Denli, şöyle devam etti:

"Türk Gıda Kodeksi'nin ilgili tebliğlerinde antibiyotiklerin ve aflatoksinlerin gıda maddelerindeki maksimum kalıntı düzeyleri belirlenmiştir. Örneğin sütte aflatoksin B1'in maksimum bulunma sınırı 0.05 ppb olarak belirlenmiştir. Gıdalarda belirtilen maksimum sınırların üzerinde bu kalıntıların bulunması yasanın ihlali olarak değerlendirilebilir. Yemlerde bulunan antibiyotik ve aflatoksinlerin bunları tüketen hayvanların verdikleri ürünlere geçebileceği göz önünde bulundurularak yemlerde düzenli olarak analizler yapılması gerektiğini ve bu kalıntılar ile kontamine yemlerin hayvanlara yedirilmemesi gerekiyor. Yemlerde küf gelişimini önleyici tedbirlerin alınması veya bu yemlerdeki toksinleri gıdalara geçmesini düşürebilen adsorban maddelerin yemlere eklenmesi gerekiyor. Hayvansal kökenli gıdalara bulaşan aflatoksinler ancak 250 derecenin üzerindeki sıcaklığa tabii tutulduğunda zararsız hale gelebilmektedir. Bu da pastörizasyon veya sterilizasyon işlemlerinin bu anlamda bir işe yaramadığını göstermektedir. Eğer süt veya diğer gıdalarda bu söz konusu kalıntılar tespit edilmişse bunların hiçbir şekilde insan tüketimine sunulmaması gerekir."

Sonuç olarak sağlıklı bir yaşamın güvenli gıda tüketimi ile mümkün olduğunu vurgulayan Denli, "Güvenilir gıdanın sağlıklı yaşamanın sigortası olduğu bilinciyle, çiftlikten sofraya kadar olan gıda üretim zincirinin bütün aşamalarında yasal denetimlerin gerçekleştirilmesi sayesinde daha sağlıklı ve güvenilir gıda üretimi mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı.

- DİYARBAKIR

8/10 (12 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12