Demokratik Toplum Partisi (
DTP) Muş Milletvekili Sırrı Sakık,
DTP milletvekilleri hakkında hazırlanan fezlekelerin çoğunun ya Kürtçe "merhaba" dedikleri ya da su istedikleri için hazırlandığını öne sürdü.
DTP milletvekilleri hakkında hazırlanan dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin çok sayıda fezlekenin Meclis'e gönderilmesi, DTP milletvekillerini kızdırdı. TBMM İdare Amiri ve DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, TBMM'de DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, Muş Milletvekili Nuri Yaman ve Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'le birlikte basın toplantısı düzenledi. Sakık, DTP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için hukuk dışı uygulamaların devam ettiğini söyledi. Seçim sürecinde çalışma ve konuşmalarından dolayı DTP milletvekilleri hakkında hazırlanan birçok fezlekenin Meclis'e gönderildiğini kaydeden Sakık, bu fezlekelerin çoğunun sadece Kürtçe "merhaba" dedikleri ya da Kürtçe su istedikleri için açıldığını öne sürdü. Sakık, geçmişte de idamla yargılandıklarına işaret ederek, Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın uluslararası alanda Kürtçe'nin yasak olmadığını söylediklerini ama Kürtçe müzik dinlemenin bile fezlekelere gerekçe olduğunu belirtti.
Konuyu TBMM Başkanı Köksal Toptan, Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile Adalet ve Anayasa Komisyonu başkanlarına ilettiklerini hatırlatan Sakık, görüştükleri herkesin uygulamanın haksız olduğunu dile getirdiğini söyledi. Bu haksız uygulamaya rağmen şu ana kadar hiçbir şey yapılmadığını anlatan Sakık, bölge milletvekillerinin büyük çoğunluğunun ve bazı bakanların seçim döneminde Kürtçe propaganda yaptıklarını ileri sürdü.
DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise bugün yaşanan şeyin bir hukuk skandalı olduğunu savunarak, dokunulmazlık fezlekelerinin Meclis'e getirilmesinde ayrımcılık uygulandığını öne sürdü. Bir yerden düğmeye basılmış gibi fezlekelerin peş peşe geldiğini kaydeden Kaplan, Kürtçe konuştukları gerekçesiyle haklarında fezleke hazırlanması gibi bir yanlıştan bir an önce dönülmesi gerektiğini belirtti. Bir hukuk devletinde hukukun bu kadar ayaklar altına alınamayacağını belirten Kaplan, Kürtçe su istemenin suç olarak değerlendirilmesini kabul edemeyeceklerini vurguladı. Kaplan, bu zihniyetle Kürtçe yayın yapan TRT yetkililerinin de hapse atılması gerektiğini kaydetti.
(ZÇ-CC-ÖK-Y)