DSP Lideri Sezer: "Kritik Süreci Diyalog ve Uzlaşı ile Aşabiliriz"
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Türkiye'nin Terör Konusunda Gerekli Adımları Atamaz Durumda Olduğunu Belirtirken, "MİT Müsteşarı'nın Konuşma İhtiyacı Duymasını Yaratan Koşulları Değerlendirmek Gerek" Dedi. Sezer, Türkiye'nin İçinde Bulunduğu "Kritik" Süreci, Toplumsal Diyalog ve Uzlaşı ile Aşabileceğine İşaret Etti.
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Türkiye'nin terör konusunda gerekli adımları atamaz durumda olduğunu belirtirken, "MİT Müsteşarı'nın konuşma ihtiyacı duymasını yaratan koşulları değerlendirmek gerek" dedi. Sezer, Türkiye'nin içinde bulunduğu "kritik" süreci, toplumsal diyalog ve uzlaşı ile aşabileceğine işaret etti.
Sezer, çeşitli toplum kesimlerinin temsilcisi olan kuruluşlarla diyalog amacıyla başlattığı ziyaretler çerçevesinde Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç'ı ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu'yu ayrı ayrı ziyaret ederek görüştü. Görüşmelerde DSP Genel sekreteri Ahmet Tan ile Genel Başkan Yardımcısı Melda Bayer de hazır bulundu.
Türkiye'nin ekonomide, dış politikada, ulusal konularda ağır sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu belirten Sezer, "İçinde bulunduğumuz kritik süreci toplumsal diyalog ve uzlaşı ile aşabiliriz" diye konuştu.
BAŞBAKAN'A "GÜNAYDIN" DİYORUZ
Başlayan yeni kamu toplu iş sözleşmeleri sürecinde Türk-İş'e başarılar dileyen Sezer, terörle mücadele konusunda koordinatörlük sisteminin işe yaramadığına ilişkin olarak Başbakan Erdoğan'ın sözlerine atıfta bulundu ve " Başbakan'a 'Günaydın' diyoruz. Türkiye, terör konusunda gerekli adımları atamaz durumda" ifadesini kullandı.
MİT MÜSTEŞARI'NIN AÇIKLAMASI
Kıbrıs'ta yaşanan "Lokmacı Kapısı" kriziyle ilgili olarak hükümetin tutarlı ve duyarlı bir tutum içinde olması gerektiğini ifade eden Sezer, MİT Müsteşarı'nın açıklamalarına da değindi. Sezer, sözlerini şöyle sürdürdü:
"MİT Müsteşarı Türkiye'de ilk defa konuştu, kaygılarını belirtti. MİT Müsteşarı'nın konuşma ihtiyacı duymasını yaratan koşulları değerlendirmek gerek. Gerçekten, Türkiye dünyadaki olumsuz gelişmelerden payını alıyor. MİT Müsteşarı 'Ulus devletler tehlikede' dedi. Biz de bir süredir Türkiye bağlamında onu söylüyorduk. 'Bölücü girişimler Türkiye'yi artık ciddi şekilde tehdit eder hale gelmiştir', dediğimizde belki yanlış anlaşılıyordu. Ama MİT Müsteşarı'nın bu noktaya gelmesi gerçekten düşündürücü. Sağduyu ile değerlendirilmesi gereken bir konu."
AÇLIK SINIRI DEĞİL, ÖLÜM SINIRI
"Enflasyon yüzde yüz ıskalandı" diyen Sezer, enflasyonun yüzde 9.65 olarak açıklanmasına karşılık, temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat artışlarının çok daha yüksek olduğunu kaydetti. Sezer, "Yüzde 9.65 enflasyon var diyerek, çalışanlara ve emeklilere yapılacak zamların bu rakam üzerinden değerlendirilmeye çalışılması çok büyük haksızlık" dedi.
TÜİK'in yoksulluk araştırmasıyla ilgili olarak, "3 simitle yaşanabilir mi? diye sormak istiyorum. Bu açlık sınırı değil, ölüm sınırı" diye konuşan Sezer, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın bazı maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasının bir inatlaşma aracı değil, bir fırsat olarak değerlendirilmesi ve yasadaki olumsuzlukların sosyal taraflarla diyalog içinde düzeltilmesi gerektiğini söyledi.
Sezer, sendikasızlaştırmanın, sigortasızlaştırmanın ve kayıtdışına kaçışın hızla sürmesinden büyük üzüntü duyduğunu da ifade etti.
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ FORMÜLÜ
Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle Türkiye'de gerginlik yaratılmamasını isteyen Sezer, toplum kesimlerinin ve siyasal kesimlerin kabul edebileceği bir Cumhurbaşkanı adayı üzerinde uzlaşılması gerektiğini anlattı.
Yeni Cumhurbaşkanı'nı yeni Meclis'in seçmesi gerektiğini kaydeden Sezer, bu amaçla genel seçimin Cumhurbaşkanlığı seçiminden önceye alınmasını veya Cumhurbaşkanlığı seçiminin genel seçim sonrasına bırakılmasını önerdi. Sezer, "Toplumu rahatlatmak adına bunun formülü bulunmalı" dedi.
DSP Genel Başkanı Sezer, Memur-Sen'i ziyareti sırasında bir soru üzerine, diyalog, işbirliği ve uzlaşıyı, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu sorunların güçlü bir yapı oluşturularak aşılabilmesi için gerekli gördüklerini, ama bunların Cumhurbaşkanlığı seçimi için de son derecede önemli olduğunu söyledi.
Bugünkü Meclis'in seçimden hemen sonra bile yüzde 50 temsil oranıyla oluştuğuna dikkat çeken Sezer, "Milletvekili çoğunluğuna dayanan bir dayatmayla Cumhurbaşkanı seçilmeye kalkılırsa; bu, milletin vicdanına sığmaz" diye konuştu.
Sivil toplum örgütlerinin de Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecine katkı verebileceklerini belirten Sezer, "Sanırım, sivil toplumun ve siyasetin uzlaşı isteğine hükümet ve parlamento karşı duramayacaktır" dedi.
Demokrasi kuralları içerisinde gerektiğinde sağduyulu bazı eylemler yapılabileceğini ifade eden Sezer, "Orada bir toplumsal birliğe ihtiyaç var. Siyasi partilerin kendi siyasetlerini ön plana çıkarmadan bunu yapabileceğimizi düşünüyorum" diye ekledi.
Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç da görüşmede, Türk-İş'in DSP ile "tarihi derinlikte ilişkiler manzumesi" bulunduğunu ifade etti. "Sosyal Güvenlik Yasası'nda, işçi-memur arasında farklı bir yapı oluşturulmasını içimize sindirebilmemiz mümkün değildir" diye konuşan Kılıç, yasadaki kazanılmış hakları geriye götüren hükümlerin rasyonel olarak düzeltilmesi gerektiğini kaydetti. Avrupa Sosyal Şartı'na konan çekincelerin kaldırılmasını isteyen Kılıç, "Asgari ücretin belirlenmesi kriterleri bizi ciddi olarak rahatsız etmiştir" diye konuştu.
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu ise Sezer'le görüşmesi sırasında diyaloga en açık parti olarak DSP'yi gördüklerini kaydetti. 57. Hükümet döneminde Başbakanlık Müsteşarı'yla defalarca görüşme imkanı bulmalarına karşılık, şimdiki Başbakanlık Müsteşarı ile bir kez bile görüşemediklerini söyleyen Aksu, AB ile görüşmelere katılım konusunda emeğe ve düşünceye dayalı kuruluşların göz ardı edildiğini öne sürdü.
Toplu görüşmede hükümetle mutabık kalınan 30 kadar konunun gerçekleştirilmesi için iktidarın Eylül ayından bu yana hiçbir adım atmadığını ifade eden Aksu, "Açıklanan enflasyon rakamları, reel enflasyon rakamları değil. Reel enflasyon ile açıklanan rakamlar arasında üç kat fark var" diye konuştu. Aksu, TÜİK'in enflasyon sepetinden fiyatları yükselen maddeleri çıkararak sonuçların düşük çıkmasını sağladığını ifade etti. (ANKA)












