Dp: AKP'nin Ekonomideki Başarısızlığı Kapatma Davasına Bağlanamaz
Dp Genel Başkanı Süleyman Soylu, Hükümetin Ekonomi Yönetimindeki Başarısızlığını 14 Mart Sonrası Gelişmelere Bağlamasının Gerçekçi Olmadığını Belirterek, AKP'nin Ekonomik İstikrar Açısından Gerekli Yeni Politikalar Geliştiremediğini Vurguladı.
Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu, AKP hükümetinin ekonomik istikrar açısından gerekli yeni politikalar geliştiremediğini belirterek, ekonomi yönetimindeki başarısızlığın, kapatma davasına bağlanamayacağını bildirdi.
Süleyman Soylu yaptığı açıklamada, AKP iktidarının önceki dönemlerde başlayan ekonomik sürecin yarattığı önemli gelişmeleri, kendi başarılarıymış gibi sahiplendiği, ancak ekonomik istikrar için gerekli yeni politikaları üretemediğini vurguladı. Soylu, AKP'nin toplumun ve ülkenin refahının artması, daha iyi bir geleceğe ulaşması için gereksinim duyulan bir vizyonu ortaya koyamadığını ifade etti.
Küresel ekonomilerin 1999 ve 2000'li yıllarda yaşanan krizlerden sonra girdiği toparlanma ve büyüme sürecinin yansımasından ve oluşan olumlu yatırım ikliminden Türkiye'nin de yararlandığını belirten Soylu, 2001 yılında yürürlüğe konulan sıkı para ve maliye politikalarının temel göstergelerde başlattığı iyileşme sürecinin etkisinin Türkiye ekonomi piyasalarına yeniden güven duyulmasını sağladığını anlattı.
-REFORMLAR İHMAL EDİLDİ-
Soylu, bu olumlu gelişmelerin üzerine AKP iktidarının, ekonomik yapılanmanın gereksinim duyduğu reformları geliştirip, inşa etmediğini belirterek, "2002'den 2008'e gelinen bu noktada, hazırdan yeme politikasının bir gün ekonominin bütün kurumlarına zarar vererek sona ereceği çok açıktır. Ekonominin işleyişinin iflas etme noktasına geldiği günümüzde, biriken ekonomik sorunların sonuçlarını sadece siyasi belirsizliğe atfedilmesi, tamamen gerçeğin saptırılmasıdır" dedi.
Cari işlemler açığının GSYH'ye oranı itibariyle geldiği düzeyin "vahim" olduğunu ifade eden Soylu, 2002'de 1.5 milyar dolar olan açığın bu yıl 40.4 milyar dolara çıkmasının, yapısal bir soruna ve ihracatı artıracak yeni politikalar gerektiğine işaret ettiğini, ancak AKP iktidarının bunu önleyecek ya da düzeltecek hiçbir önlem almadığını anlattı.
-BORÇTA REKOR ARTIŞ-
Kamunun 2002 yılında 155 milyar YTL olan iç borç stokunun, 2008 yılında 285 milyar YTL'ye yükselmesinin risk primini artırdığı, Hazinenin borçlanma yeteneğini azalttığını belirten Soylu, Hazine Müsteşarlığı'nın Temmuz ve Ağustos döneminde yapacağı 42.4 milyar YTL'lik yüklü geri ödemelere işaret etti.
Soylu, Temmuz'daki iç borç ödemesinin yüzde 28'i, Ağustos ödemesinin de yüzde 43'ünün sadece faiz olduğunu belirterek, "İhale programı ile borçlanması düşünülen miktar yine iç borç ödemesine gideceğinden, kamu yatırımına dönüşmeyen borçlanma stratejisi ile ekonomik dengeler alt üst edilmektedir" dedi.
Kamunun ağır iç borç yükünün Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelesinde başarılı olmasının önünde bir engel olduğunu vurgulayan Soylu, "Kamunun borç yükü ekonominin tüm sektörlerinin finansman maliyetlerini artırdığından makro ekonomik dengelerin kurulması artık giderek zorlaşmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
-FAİZLERDEKİ YÜKSELME-
Hükümetin, yüklü geri ödemelerinin faiz oranları üzerinde yapacağı baskıyı gözlerden saklayarak, faizlerdeki yükselmeyi tamamen siyasi belirsizliğe bağladığını belirten Soylu, bunu hükümetin "kendi ekonomi yönetimlerindeki plansızlığı, yeteneksizliği, öngörü eksikliğini örtbas etme çabası" olarak değerlendirdi. Soylu, iç borçlanmaya dayalı kamu borcunun çevrilme stratejisinin ısrarla devam ettirilmesinin, finans piyasalarında ve dolayısıyla reel sektörde istikrarı bozan yapısal bir sorun haline geldiğini vurguladı.
-ENFLASYONLA MÜCADELE ÜÇ YILDIR BAŞARISIZ-
Soylu, enflasyonu düşürme politikasının yaklaşık 3 yıldır başarısız olmasının ardında da Merkez Bankası'nın para politikasına destek verilmemesi ve Banka'nın güvenilirliğini yıpratma çabaları olduğunu savundu.
AKP'nin ekonomide var olan işsizlik, cari açık, borç yükünün ağırlaşması, reel sektörde katma değer, verimlilik ve yatırım yetersizliği gibi yapısal sorunları çözmek için bugüne kadar etkili hiçbir politik önlemi almadığını ifade eden Soylu, bu nedenle toplumun refahının azaldığını, gelecek beklentilerinin de karamsarlığa sürüklendiğini kaydetti. (ANKA)
(ES/NB/ZG)










