Dört Hukuk Fakültesi Öğrenci Temsilcisinden 301 Değişikliğine Tepki
Ankara, Dokuz Eylül ve Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrenci Temsilcileri Bir Bildiri Yayımlayarak Meclis Gündemine Getirilen TCK'nın 301. Maddesindeki Değişikliği Eleştirdi.
Ankara, Dokuz Eylül ve Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrenci Temsilcileri bir bildiri yayımlayarak Meclis gündemine getirilen TCK'nın 301. maddesindeki değişikliği eleştirdi.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi temsilcisi Oğuzhan Güzel, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi temsilcisi Ahmet Murat Metin ve Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi temsilcisi Mustafa Uyanık imzası ile yayımlanan bildiride, yapılan teklifle TCK 301/1'de yer alan "Türklüğü' ifadesinin "Türk milleti', Cumhuriyeti ifadesinin ise "Türkiye Cumhuriyeti Devleti' şeklinde değiştirilme gereği duyulduğu anımsatıldı. Değişikliğin, basit bir mevzuat değişikliği gibi değerlendirildiği belirtilen bildiride, "Aslında Anayasamızda ifade edilen devletimizin bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atacak derecede riskli bir düzenlemedir. Avrupa Birliğine uyum çerçevesinde değerlendirildiğinde Avrupa'nın birçok ülkesinde 301 benzeri düzenlemelerin mevcut olduğu bilinmektedir. Ancak bu ülkelerde 301 benzeri hükümler ülkemizdeki gibi sıklıkla ihlal edilmediği için uygulamasına rastlanmamaktadır" denildi. Bildiride, "Toprak bütünlüğümüzü dikkate aldığımızda mevcut düzenleme bu tip tehlikelere karşı caydırıcı bir etkiye sahiptir ve yerindedir" değerlendirmesinde bulunuldu.
-"TÜRKLÜĞÜ AŞAĞILAMANIN YOLU AÇILDI"-
TCK'nın 301. maddesinde değiştirilen bazı tanımlar nedeniyle Türklüğü aşağılamanın önünün açıldığı savunulan bildiride, şu ifadelere yer verildi:
"Bunun yanında üç yıl olan cezanın üst sınırı iki yıl olarak değiştirilerek failin cezasının TCK 52'de adli para cezasında bahsedilen 730 gün olan üst sınıra çekilmesi sağlanmıştır. TCK 51/1'e göre de 2 yıl ve daha az süreli hapis cezası ertelenebilir. Bunların anlamı bu kadar önemli bir suçun para ödenip kurtulabilecek kadar önemsizleşmesi ve hatta ertelenip müeyyidesiz bırakılmasıdır. Ayrıca suçun yurt dışında işlenmesi ile ilgili ağırlaştırıcı sebep kaldırılarak milletimizi yabancı bir ülkede alenen küçük düşüren kişiye de erteleme ve hapis cezasını adli para cezasına çevirme fırsatları tanınmıştır" denildi. Bildiride söz konusu değişiklikler ile Türklük ifadesinin açıkça sınırlandırıldığı ve maddenin işlemez hale getirildiği ve verilecek cezanın caydırıcılığının kalmadığı savunuldu. (ANKA)
(ONR/ZG)






